24 Haziran 2015 Çarşamba

Otlukbeli, tarihin sessiz tanığı


Erzincan ve ilçelerine gerçekleştirdiğimiz gezimizi, kaldığımız yerden anlatmaya devam ediyorum. Hareket noktamız Erzincan, bu yüzden ilk önce Erzincan şehrini, ardından sırası ile Erzincan'ın doğu yakasındaki ilçelerini; Üzümlü ve Tercan'ı gezmiştik. Şimdi ise sırada Otlukbeli İlçesi bulunuyor.

Eski adı Karakulak olan Otlukbeli, Erzincan’a 142 km mesafede. İlçe adını, Fatih Sultan Mehmet ile Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan arasında 1473`te yapılan Otlukbeli Savaşından almıştır. Yola çıkmadan önce, Otlukbeli Muharebesini anımsamak adına kısaca tarihine bir göz gezdiriyoruz.
Coğrafyamız üzerinde önemli bir yere sahip olan Otlukbeli'nin bilinen tarihi M.Ö. 2000 yıllarında başlar. O yıllarda Hurriler, Erzincan ve yöresine hakim iken daha sonraları hükümranlıklarını güneye kaydırdıklarından bu yöreye Hayaşa ve Azziler egemen olmuşlardır.  Yöre, M.Ö. 900'lü yıllarda Urartu Devleti'nin sınırları içinde kalmış ve daha sonraları 30 yıl kadar İskitler'in egemenliği altında kalmıştır. İskitler'den sonra Medler, M.Ö. 550 yılında ise Persler (200 yıl), M.Ö. 334 yılında İskender'in Persler'i yenmesiyle yöreyi İskender idare etmeye başlamıştır. M.Ö. 515'ten itibaren Sabarlar yöreyi Ankara'ya kadar işgal etmişlerdir. M.S. VII. Yüzyılın yıllarına kadar Erzincan ve yöresinin zaman zaman Bizans zaman zaman da Sasaniler'ce yönetildiği kayıtlar arasındadır. 636 yılında ise Kafkaslardan Doğu Anadolu'ya akın eden Türk boyları yöreyi ele geçirmiş ve üç buçuk asırdan fazla bir zaman yöreye hakim olmuşlardır.10. yy'dan itibaren ise Oğuz boyları Anadolu'ya gelerek Otlukbeli'ni ve Doğu Anadolu'yu yurt edinmişlerdir.
 
Daha sonra 1071 Malazgirt Zaferi ile Oğuz Türkleri' nin eline geçen yöre, sonrasında Mengüçler'in egemenliğine girmiştir.Daha sonra sırası ile 1228'den sonra Selçuklu Tabeyleri'nce, 1243'de ise Moğollar, 1343'de ise Eretna Beyliği, yöreye egemen olmuştur. 
1410 yılında Karakoyunluhükümdarı Kara Yusuf Erzincan'a egemen olmuştur. 1422 yılında ise Erzincan ve yöresi Akkoyunlu hükümdarı Kara Yülüg Osman Bey tarafından alınmış, daha sonra bir kez daha Karakoyunlular'ın eline geçmiştir. Son olarak, 1457 yılında Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın idaresine girmesiyle Akkoyunlu-Karakoyunlu mücadelesi de son bulmuştur.
Otlukbeli Savaşı:11 Ağustos 1473 Osmanlı padişahı II. Mehmed ile Akkoyunlu Devleti Sultanı Uzun Hasan arasında yapılmış bir meydan muharebesidir.Sekiz saat içinde 100 binden fazla askerin öldüğü, Fatih Sultan Mehmet ve Uzun Hasan’ın bütün şehzadelerini de yanlarına alarak hazır bulunduğu, sonuçları itibariyle Osmanlı ve Anadolu'nun hatta dünyanın tarihini değiştiren, Anadolu'nun gördüğü en büyük meydan muharebesidir.
Fatih Sultan Mehmet'ten kaçan Anadolu beyleri, Akkoyunluhükümdarı Uzun Hasan'a sığınmışlardı. Uzun Hasan ayrıca Osmanlı'ya karşı Venedik ve İran'la da münasebete girmişti. Kaçak Anadolu beylerinin de kışkırtmasıyla Sivas'ı ve Tokat'ı da yağmalayan Uzun Hasan, Fatih'in oğlu Mustafa Çelebi komutasındaki kuvvetlerce Konya Kıreli'nde yenilgiye uğratıldı.(Görsel burdan)
Fatih Sultan Mehmet ise 11 Nisan 1473'te ateşli silahlarla donattığı 190.000 kişilik ordusuyla İstanbul'dan hareket etti. İki ordu, 11 Ağustos 1473'te Otlukbeli mevkiinde sekiz saat süren şiddetli bir muharebeye tutuştu. Neticede Akkoyunlu Devleti ortadan kaldırıldı. Böylece, yöre Osmanlılar'ın eline geçmiş oldu.
Otlukbeli savaşının sonuçları ise kısaca şu şekilde özetlenebilir:
1. Otlukbeli savaşının sonucunda Akkoyunlu Devleti'nin yıkılma süreci başlamıştır.
2. Osmanlı sınırları, Doğu Anadolu'ya kadar genişlemiştir.
3. Venediklilerin oluşturduğu Haçlı ittifakının en güçlü temsilcisi tasfiye olmuştur.
4. Anadolu Türk birliğinin kurulması yolunda güçlü bir adım atılmıştır.
* * * * * 
Ve...  artık şimdi,
tarihin içinden süzülerek günümüze gelebiliriz :)


Otlukbeli İlçesine gitmek üzere Tercan’dan yola koyuluyoruz.  

Öbek öbek dağlarla çevrili dört bir yanımız. Dağlarla ve ağaçlarla çevrili yemyeşil bir arazideyiz. Doğal olarak her türlü tarım ürünlerinin yetiştirildiği ve hayvancılığın büyük önem taşıdığı ilçede nüfusun %80`i hayvancılık ile uğraşıyor. 
Otlukbeli'ne yakın köyler...
Ayrıca zengin manganez madeni rezervleri de yine bu bölgede bulunmaktadır. İlçe merkezinin 6 km kuzeybatısında bulunan göl ise, traverten seddi (Maden sularının oluşturduğu traverten seddi) gölü olup, oluşumu günümüzde de devam etmektedir.  Otlukbeli gölünün en önemli özelliği, çanağının ve oluşumunun göl türleri içerisinde günümüze kadar bilinenlerin içerisinde dünyada tek tip oluşudur. Göl, bu özelliğinden dolayı, doğal anıt olarak nitelendirilmektedir. Ne kadar değerli topraklara sahip olduğumuzu bir kez daha anlıyoruz. Ama ne yazık ki bunun değerini yeterince bilmiyoruz.

Ve…Otlukbeli'ne giriyoruz. Nüfus: 1600

Otlukbeli Kabristanlığı - tarihi mezarlık


Anlı-şanlı tarihimize damgası vuran ve en büyük meydan muharebelerinin yaşandığı topraklarda Otlukbeli İlçesi'ndeyiz artık.  Ve şöyle küçük bir tur atıyoruz. Küçük ve oldukça sakin bir ilçe ile karşılaşıyoruz. 
Ama! ne yazık ki,  İlçede, Otlukbeli'nde yaşanılmış olan o büyük zaferin timsali olacak ne bir dokunuşa, ne de bir ize rastlayamıyoruz hiç!.. (İlçe dışında yer alan 'Şehitlik Anıtı' hariç) Mesela ilçede; Otlukbeli Savaşını anlatan bir kent müzesi veya bir etnografya müzesi yok. Oysa olacaksa en çok da bu ilçemiz de bir müzemiz olmalıydı!..  
Belediye Kütüphanesi
Ve çocuklar her yerde cıvıl cıvıl renkli. 

Otlukbeli Saat Kulesi
Otlukbeli Meydanı' nda trafik sorunu da olmadığı için yaya ve araçların gelişigüzel ve biraz da dağınık hareketliliği dikkatimizi çekiyor. Saat kulesi'nin önünde aylak aylak oturan ihtiyarlarımız,elimizde kameralar, fotoğraf makineleri ve haritalar ile üstelik yabancı plakalı aracımızı da görünce, heyecanlanıyorlar.
 
Yoksa çekim ekibi mi gelenler !!! :) 
Biz ise elimizdeki tanıtım klavuzlarını bir kenara bırakıp selamlaşıp 
hoş beş ettikten sonra soruyoruz kendilerine; 

Şehitlik Anıtı'na ve
'Kırmızı Su'ya nasıl gidebiliriz?
Yol nasıldır?



Şehitlik Anıtı: 
          
  1473 yılında Fatih Sultan Mehmet ile Uzun Hasan arasında geçen savaşta
şehit düşen askerlerin anısını yaşatmak amacı ile yapılmış.(Görsel: buradan)

Kırmızı Su: 
 Otlukbeli Savaşı'nın yapıldığı bölgede oluşan çatlaklardan fışkıran
kırmızı renkli sular, oldukça ilginç görüntüleri ile efsanelere konu olmuş. (Görsel buradan)

Hani merak ediyoruz..
Ama yol da nasıldır bilemiyoruz!!

İhtiyar delikanlılardan önce yolun diğer tarafında bizleri seyreden gençler hemen sorumuzu yanıtlıyorlar. Ve yolun oldukça kötü olduğunu söylüyorlar bize. Biz de hal böyle olunca aracımızla yollarda kalmayı göze alamıyoruz doğrusu. Çünkü oldukça dağlık bir bölgedeyiz. Hava kararmadan önce de Erzincan'da olmamız gerekiyor. Bu yüzden başka bir yaza diyoruz...Her yıl Otlukbeli Savaşı'nın yıldönümü olan 11 Ağustos tarihinde şenlikler düzenleniyor. Bu tarihi özellikle notlarımızın arasına alıyoruz.
Otlukbelili Gençler :)
Bu arada gençler bizden bir ricada bulunuyorlar ve fotoğraflarını çekmemizi istiyorlar ;) biz de gençlerin isteklerini severek yerine getiriyoruz.  
Otlukbeli'nde Gezilecek Yerleri sıralamamız gerekirse: Dünyada oluşum bakımından tek örnek olan Otlukbeli Gölü ziyaret edilecek yerler arasında ilk sırada yer alıyor. Otlukbeli Savaş Alanı, Otlukbeli Savaşı Şehitler Anıtı yine görebileceğiniz yerler arasındadır. Otlukbeli ilçesinde  bulunan eski evler, konaklar, tarihi mezarlık  ve  Ağamçağam Köyündeki şehitlik de öncelikle görmeniz gereken yerlerden. Ayrıca ilçenin harika doğası ve kaynak suları, Kırmızı Su'yu ile güzel piknik yapma imkanları da sunmaktadır. Ve tabi ki, lezzet duraklarında yöresel yiyeceklerin tadına bakmadan da Otlukbeli'nden ayrılmayınız. Bir de 11 Ağustos Şenlikleri unutulmamalıdır. 
* * * * *
Biz de bunca önerinin ardından, ilçede son bir tur attıktan sonra Otlukbeli'nin lezzet duraklarına uğramadan olmaz diyoruz ve... Yöresel tatların yer aldığı bir restorana giriyoruz. Şef garson masamıza; büryanı (Tandır kebabı), büryan pilavı ile  tandır ekmeğini, tandır ketesini ve tandır böreğini... ayrıca birbirinden nefis sarmaların ve çeşitli ev tatlılarını diziyor. Bu kadar güzel sunuma ve iştah açan kokulara can dayanır mı. Biz de afiyetle gereğini yapıyoruz. Bir de üzerine tavşan kanı çayları da içince ohhh yorgunluktan eser kalmıyor.  Karnımız tok, sırtımız da pek olunca :)

Artık bize yolcudur Abbas!.. Bir daha ki sefere özellikle 11 Ağustos'ta Otlukbeli Şenlikleri'nin düzenlendiği tarihte gelebilmeyi dikkate alarak ve bu defa gör(e)mediklerimizi görebilmeyi!.. ümit ederek tarihe sessizce tanıklık eden Otlukbeli'nden ayrılıyoruz .

Vee... Çayırlı'ya gitmek üzere tekrar yola koyuluyoruz. Yollar virajlı ve biraz da zahmetli ama manzaramız öylesine muhteşem ki.. 

Esin Bozdemir

2 yorum:

  1. Çok ilginç ve çok güzel gerçekten. Geçmiş tarihimizde çok önemli bir yerin şu andaki mütevazi görüntüsü ne kadar ilginç. Mezarlığın kapısı harika. Fakat göründüğü kadarı ile için ne yazık ki boş ve bakımsız gözüküyor. Hiç ağaç yok gibi. Avrupa ülkelerinin mezarlıkları ise sanki müze. Sanki ölülerimizi bir araya topluyor ve saygısızlık yapıyor gibiyiz. Krematoryum kullanmadığımız ve ganj'a atmadığımıza göre daha saygılı olamazmıyız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. @Mehmet Bilgehan Merki,
      Otlukbeli, açıkçası bizim için de bir hayal kırıklığı oldu diyebilirim!. Anadolu tarihini ve hatta dünya tarihini dahi bu kadar etkilemiş olan bir savaşın 'OTLUKBELİ MUHARABELERİ' nin yaşandığı yerin anlı-şanlı tarihine daha yaraşır bir biçimde korunmuş olduğunu görebilmeyi çok isterdik. Biz ne yazık ki ne, dirilerine ne de ölülerine sahip çıkıyor ve gereken saygıyı gösteriyoruz Böylesine değerli bir coğrafyada olup da, ölülerimizi bu kadar sahipsiz bırakıp kaderine terk ediyorsak eğer, bu memleketin başına her şey gelir elbette!. Kilometrelerce dağ yollarını aşıp Otlukbeli'ne vardığımızda karşılaştığımız bu görüntüler bizim de içimizi acıttı. Oysa; geçmişine, kültürüne, farklı dinlere, inançlara, doğaya, insana, çevreye saygı ve hoşgörü en büyük zenginliktir. Her şeyi para ile ölçüyoruz. Geçim kaynağının hayvancılık olduğu ve her tür ürünün yetişebildiği verimli topraklarda; o mezarlıkları düzenlemek, yeşillendirmek..toplum ve sosyal hayatı daha yaşanabilir kılmak hiçte zor olmasa gerek ..

      Değerli yorumunuz için teşekkür ederim Mehmet Bey..
      Güzel bir hafta sonu dilerim. Esenlikle...

      Sil

Related Posts with Thumbnails