İçimdeki fısıltılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İçimdeki fısıltılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Eylül 2013 Cuma

'Sesinde ne var biliyor musun. Söyleyemediğin sözler var.'

  
DIŞARIDAKİLER / DIŞARIDAKİ SESLER! (tıklayınız)
Her sokağın ve her mekânın kendine has bir dili var!.. Sabahları alarmlar ve zil sesleri çalınca ‘kalkma  vaktidir’. Kimi işe, kimi okula, kimi hastasına, kimi ustasına... çocuklar,  gençler, erkekler, kadınlar bir telaş içinde koşuşturmaca başlar. Servis araçları birbiri ardı sıra geçerken sokaktan... klakson, korna sesleri, polis arabaları ve bazen acı acı ambulans araçları vızır vızır işler durur.. hayatın nabzı her sabah böylesine hızlı ve hareketli atar. Caddeler, sokaklar, toplu taşıtlar doluverir bir anda.. Çalışanlar; memurlar, esnaflar, öğrenciler, seyyar satıcılar, yayalar, araçlar;  otobüsler, trenler, gemiler, uçaklar, işletmeler; okullar, hastaneler, işyerleri güne hazırdır artık... 

25 Nisan 2012 Çarşamba

Beklenmedik bir ışıkla parlarsa gökyüzü!



O, sezgilerine güveniyordu. Usul usul yaklaşmaktaydı fırtına! Bu ürperten sessizlik, bu iç karartan renksizlik hayra alâmet değildi pek. Camları açtı kadın kokladı havayı! kurşun gibi ağırdı hava!.. sanki tarifsiz bir sıkıntı ve içine dokunan bir efkâr kokusu vardı bu havada!.. ağaçların boynu bükük, sokak lambasının feri sönük!.. asırlık bir sütun gibi çakılı tek bir dal kıpırdamadan öylece durmaktaydı her şey toprakta!.. ne bir kuş sesi, ne de havlayan bir köpek vardı etrafta!.. hiçbir ayak izi de yoktu!.. sessizliğin çığlıkları sarmıştı dört bir yanını…