14 Haziran 2019 Cuma

Nice, Fransa'nın Akdeniz kıyısındaki tarihi ve mavi şehri

izler ve yansımalar

Fransız Rivierası olarak da bilinen Cote d'azur, Fransa'nın Akdeniz kıyısında yer alan turistik bir bölgesi. Tatilimizin ilk gününde Monaco’yu gezdikten sonra ikinci gününde, Cote d'azur’un en popüler ve Avrupa jet sosyetesinin cazibe noktalarından biri olan Nice’i geziyoruz.

Cote d'azur bölgesinde, harika manzaralar eşliğinde yol alırken dağlara yayılmış olan şirin köyler görüyoruz. Bu köylere Fransızlar “Kartal Yuvası Köyleri” diyorlarmış. 9. -14. Yüzyıllar arasında korsanlardan korunmak için böyle yüksek tepelere kurmuşlar köylerini.

Monaco’ya yarım saatlik mesafede olan Nice şehri, Fransa’nın İtalya sınırına da oldukça yakın. Ve keyifli geçen yol seyrinin ardından Nice’e ulaşıyoruz. Yaklaşık 3 saatlik Nice gezimiz, eski kent merkezinden, Nice’in kalbi Massena Meydanı’ndan başlıyor.

1 Haziran 2019 Cumartesi

İstanbul Beykoz'da Bir Kelebek Çiftliği


Beykoz Ormanları'nın içinde ailenizle ve arkadaşlarınızla gidebileceğiniz, özellikle çocuklu aileler için  harika bir önerim olacak size. Üstelik burası, Türkiye'nin ilk tropikal kelebek cenneti. Daha önce böyle bir yerin varlığından açıkcası haberdar değildik! Arkadaşlarımızın tavsiyesi üzerine yakın bir tarihte ziyaret ettiğimiz  'İstanbul Kelebek Çiftliği'nde her şey ince detayına kadar düşünülmüş.

Çiftliğe girdiğinizde sizi güler yüzle karşılayan görevliler, günün programını anlattıktan sonra, 'Kelebeğin Hikayesi'ni öğreneceğiniz kısa bir sinevizyon gösterisi izletiyorlar. Bu filmde kelebeğin biyolojik yapısı, kamuflaj ve ilginç üreme şekli "metamorfoz" yani yaşam döngüsü konusunda bilgiler sunuluyor.

29 Mayıs 2019 Çarşamba

Monaco'dan izler ve yansımalar


Geziye çıkmak için en ideal mevsim ilk ve sonbahar mevsimi. Biz tatil tercihlerimizi genellikle ilkbaharda veya yaz sonunda gerçekleştiriyoruz. Ve -son üç dört yıldır-yılda bir defa da olsa bir yurt dışı gezisine çıkıyoruz. Planlarımızı ve bütçemizi buna göre ayarlıyoruz. Geçtiğimiz yıl, Orta Avrupa seyahatine çıkmıştık ve seyahatimiz kültür ağırlıklıydı. Bu defa gezi planımızı doğadan yana kullandık ve yaptığım bir dizi araştırmaların sonunda ‘Elegant Avrupa’ turunu tercih ettik. Tur kapsamında 5 ülke; Fransa, İtalya, İsviçre, Almanya ve Monaco ve 20’ye yakın irili ufaklı yerleşimler bulunuyordu. Rotamız, büyük şehirler, metropoller yerine daha çok küçük şehir ve kasabalardan oluşuyordu. Pastoral manzaralar görecektik. İtalya’nın güney kıyıları, İsviçre’nin Alp Dağları, göller, kanallar, vadiler, minik minik köyler ve ortaçağ kentleriyle buluşacaktık. Dolayısıyla tarih ve kültür yine olacaktı ama çoğunlukla doğanın kucağında olacaktık. Bir de bahar mevsiminde pek tabi ki, etrafımızı rengârenk çiçekler, böcekler, kelebekler saracak ve yemyeşil vadilerin içinden geçecektik. Bunları bilmek dahi heyecan vericiydi. Kısaca seçtiğimiz ‘Elegant Avrupa’ turu doğa severler için ideal bir turdu yani tam da bize göreydi.

8 Mayıs 2019 Çarşamba

Estergon'a tarihi bir yolculuk...

Szentendere'nin renkli ambiyansı içinde dolaşıp ardından Visegrad Kasabası'nda bizi Rönesans dönemine götüren harika bir atmosfer içinde, Renaissance Restaurant'ta öğle yemeklerimizi de yedikten sonra bu defa, Estergon Kalesi'ne gitmek üzere yola koyuluyoruz yeniden. Yaklaşık 20 km sonra Estergon Kalesi'nin bulunduğu lokasyona ulaşıyoruz.  
Estergon Kalesi 'Esztergomi Var' Tuna ile Gran Nehirleri'nin kesiştiği yere konumlanmış. Bir dönem Macar Krallığı'nın idari ve dini merkezi olan Estergon Kalesi'ni görmek üzere, Bazilikaya doğru ilerlerken bir yandan da rehberimizin anlattıklarına kulak veriyoruz. 
Türk tarihinde -Osmanlı İmparatorluğu'nun Orta Avrupa hakimiyetinde ve Viyana seferlerinde- stratejik açıdan önemli bir yeri olan Estergon Kalesi, 1543 yılında, yani İstanbul'un fethinden tam 100 yıl sonra, Kanuni Sultan Süleyman tarafından fethedilir. Daha sonra sancakbeyliğine dönüştürülerek Budin Beylerbeyliği'ne bağlanır.

29 Nisan 2019 Pazartesi

Mehmet Aksoy'un son sergisi “Şamanlar ve Mitler Dünyasında”

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi yine harika bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Tarihi mekânda, usta heykeltıraş Mehmet Aksoy’un eserlerine yer verileceği haberini duyar duymaz, merakla serginin sanatseverlerle buluşacağı anı beklemiş ve ilk fırsatta bu sergiye gitmeliyim demiştim. Ve bu hafta sonu, pırıl pırıl güneşli bir bahar havasını da yakalamışken, tam zamanıdır diyerek; vapurla Kadıköy'den Karaköy'e geçip oradan da, Mehmet Aksoy'un,  Tophane-i Âmire'deki "Şamanlar ve Mitler Dünyasında” sergisiyle buluştum. Sanatçının eserleri her zaman olduğu gibi yine muhteşemdi. 
Sergi iki bölümden oluşuyor. Mehmet Aksoy'un heykellerinin yanısıra resimlerinin de yer aldığı sergide, biz ilk ziyaretimizi resimlerin olduğu bölümden başlamayı tercih ettik. 

23 Nisan 2019 Salı

Budapeşte'den izler ve yansımalar devam ediyor...

Göz açıp kapayıncaya kadar geçen Orta Avrupa gezimizin geldik son gününe. En son Macaristan'ın başkenti Budapeşte'yi gezmiştik. Şimdi ise Budapeşte'nin yakın çevresini; Szentendre - Visegrad - Esztergom'u  gezeceğiz. Özellikle, Türk tarihinde önemli yere sahip olan Estergon Kalesi ve Macar Katolik Kilisesi'nin merkezi olan Estergon Bazilikası, hepimiz için oldukça merak konusu. 'Artistler Köyü' olarak da anılan Szentendere'nin renkli ambiyansı içinde gözlerimiz de, ruhumuz da şenlenecek. Gezimizin en ilginç anlarından birini ise Visegrad Kasabası'nda yaşayacağız. Çünkü burada Rönesans devrine yolculuk edeceğimiz şahane bir atmosferde öğle yemeklerimizi yiyeceğiz. Gece ise, Tuna Nehri'nde yıldızlı semalar altında tekne gezimiz olacak. (Tekne gezisine, bir önceki yazımızda yer vermiştim bkz. ) Bu bölümde yazıma çoğunlukla fotoğraflar eşlik edecek bunu belirtmek isterim.
Related Posts with Thumbnails