24 Eylül 2016 Cumartesi

Atlı Köşk'de sanatın ve tarihin izinde bir gün.

SSM'de (Sabancı Üniversitesi, Sakıp Sabancı Müzesi) Heinz Mack'ın 'Sadece Işık ve Renk' Sergisini gezdikten sonra sırada, bir zamanlar Sabancı Ailesi'nin yaşamış olduğu ve adını da köşkün önündeki at heykelinden alan Atlı Köşk'ü ziyaret etmeye gelmişti. Emirgân da İstanbul boğazı'nın en güzel kıyı şeridinde konumlanmış olan köşk, zamanında (1848 - 1884) Osmanlı Padişahları'nın mülkiyetinde imiş. Hatta bu tarihler arasında bir süre Karadağ Sefareti olarak da kullanılmış. 
Müzeye ilk giriş yaptığımızda bahçe içinde devasa büyüklükte bir at heykeli bizi karşılıyor, bu heykeli sahilin önünden araçla ya da yaya olarak da geçerken hep görürdük ve 'Atlı Köşk' adının da buradan geldiğini sanırdık...

20 Eylül 2016 Salı

“MACK. Sadece Işık ve Renk” Sergisinden Yansımalar

Bayram tatilinde İstanbul gezi rotalarımız arasında, Rumeli Hisarı'ndan sonra sırada Emirgan'daki Sakıp Sabancı Müzesi'nde gerçekleştirilen Alman Sanatçı Heinz Mack’ın "Sadece Işık ve Renk”sergisi de bulunuyordu. Bu vesile ile hem SSM'deki sergiyi görecek hem de, Sakıp Sabancı Ailesi'nin bir zamanlar yaşamış oldukları Atlı Köşkü de ziyaret etmiş olacaktık. 
SSM'de 18 Şubat 2016 tarihinde ziyarete açılan “MACK. Sadece Işık ve Renk” sergisine gitmeyi çok istemiştim.. serginin sona ereceği tarihe sayılı günler kala sergiyi görebildiğim için kendimi şanslı hissettim. Zira sergi 18 Eylül tarihinde son buldu.

16 Eylül 2016 Cuma

RUMELİ HİSARI - Boğaziçi'nde görkemli bir yadigâr


Bayramda İstanbul biraz olsun nefes alırken... dikkat ederseniz sadece 'biraz' diyebiliyorum, zira İstanbul'un artık ne mümkün tamamen tenhalaşıp, boş kalabilmesi!.. yine de iş günlerine göre hayat biraz daha sakin akarken... ve biz de bu bayram şehir dışına çıkmamışken.. fırsat bu fırsattır dedik ve - uzun zamandır aklımızda olup bir türlü gerçekleştiremediğimiz -  Rumelihisarı'na gitmek üzere yola koyulduk.

Hava güzeldi, sahil şeridi yayadan daha çok araç trafiği ile hıncahınç dolu olsa da; efil efil rüzgâra karşı, bir kez de Rumeli yakasından Anadolu yakasına ve özellikle Anadolu Hisarı'na el sallamanın keyfi de bir başka olacaktı :) Burada en sıkıcı durum ise balık istifi gibi caddenin sağına ve soluna park etmiş olan araç konvoyu idi!. 'hadi şimdi gel de boş bir park yeri bul!.' derken... 'Hisar park' yetişti imdadımıza!.  ama orada da yer olamayabilirdi!. bu yüzden bir daha ki sefere, Anadolu Hisarı'na kadar araçla gidip, burada Küçüksu İskelesi'nden karşıya İstinye İskelesine şehir hatları gemisiyle geçmemizin çok daha mantıklı olacağına kanaat getirdik. 

12 Eylül 2016 Pazartesi

MUTLU BAYRAMLAR !

Savaşların olmadığı, çocukların güldüğü, sevgi ve dostlukların kazandığı, 'adil' bir dünyada yaşamak mümkün olursa, işte o zaman herkese gerçekten HAYAT BAYRAM OLUR!.. Bu bayram dileğimiz de böyle kabul olsun. 
 Esin Bozdemir 
Kimlere bu bayram! 

11 Eylül 2016 Pazar

İçimdeki resimler dile geldi!..


İçimdeki resimler dile geldi!..

Eğilmiş üzerime bu mavi gökyüzü
Söğüt dallarına tutunmuş rüzgar,
çok uzaklarda!..
Kuşlar şarkı söylüyor, melodisi kulaklarımda..
Sessiz akan nehir, kıyıda beni bekleyen sandal…
Dinginliğin içinde kaybolmuş gibiyim…
Tablolara sığmayacak kadar
Güzel bir sonbahar…

7 Eylül 2016 Çarşamba

Bayramda Ege Bölgesi ve Alternatif Gezi Güzergâhları

“En yüce gök kubbenin altında ve dünyanın en güzel iklimi içinde kurulan İzmir ve çevresinin önemi, bütün dünyanın ilgisini çekmektedir.”
Yüzyıllar öncesinden bizlere böyle sesleniyor Heredot. Hiç yabana atılabilir mi bu sözler. Öyle ki, gündüzleri dalgalarla güneşin, geceleri yakamozla denizin buluştuğu, muhteşem Ege’nin kucağında, dört mevsim rüzgârlarla okşanan kıyılar tıpkı şiir gibi! 
İnsan böylesi bir manzaraya baktıkça şair de olur, ressam da!. Eski çağlardan bu yana, nice kültürleri harmanlayan, üzerinde Tanrıların ayak izi bulunan topraklar…en çok turist ağırlayan bölgemiz içindedir Ege kıyıları. Bayram'da nereye gitsek acaba? dediğinizde, Ege kıyılarında da seçeneğiniz bir hayli fazla. Doğa ve kültür turizmi iç-içe oldukça renkli ve keyifli bir tatil geçirebilirsiniz Ege'de. Sizler için kendi gezilerimizden derlediğim tatil seçenekleri;  

6 Eylül 2016 Salı

Balıkesir'in Kurtuluşu Ve Çocukluğumun Korkulu Rüyası TÜLÜTABAKLAR :)


Dünyada ve ülkemizde başka bir benzeri bulunmayan ve bir tek Balıkesir’e özgü bir kahramanlık hareketi olan Tülütabaklar’ı Balıkesir’in her Kurtuluş günü geldiğinde anımsar, çocukluğuma döner ve o günleri yeniden yaşarım.
Balıkesir’in Kurtuluş gününde bugün, Kahraman Tülütabaklarımızı rahmetle anarken, bu geleneği halen yaşatmakta olan Tülütabak gönüllülerine şükranlarımı sunarım. 
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve yakın silah arkadaşları olmak üzere, vatan topraklarının düşman işgalinden kurtarılması yolunda canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor… Ulu Önder Atatürk’ün liderliğinde yazılan kahramanlık destanının 94.'cü yıldönümünde Balıkesir halkının bayramını yürekten kutlarım. 
Balıkesir'in Kurtuluşu Ve Çocukluğumun Korkulu Rüyası TÜLÜTABAKLAR' ın ilginç hikayesi burada
Esin Bozdemir 

3 Eylül 2016 Cumartesi

EUROMOS ANTİK KENTİNDE KARYALILAR'IN İZİNDE

Yaz mevsiminin en sıcak ayı olan, Ağustos ayını da geride bıraktık. Ve Eylül ayı ile birlikte bir sonbahara daha 'merhaba' diyoruz. Yazlıkçılar panjurlarını yavaş yavaş indirip, yaz sezonunu kapatırken...kimi emeklilerin tercih ettiği gibi, bizim için de sezon yeni başlıyor diyebiliriz. Havaların hafiften serinlediği, yağmurların toprağa düşmeye başladığı, efil efil rüzgârların nefes aldırdığı ve ören yerlerinin daha sakin olduğu bu vakitler 'izler ve yansımalar' ekibinin de yollara çıkma zamanıdır dostlar:) Yakın bir tarihte 'kısmetse' yollarda olacağız...Yollara çıkmadan önce rotalarımızı belirleyecek, üzerinde biraz çalışacağız; nerelere gitmeli, nerelerde konaklamalı, hangi antik kentler, hangi ören yerleri, vs. vs... derken geri kalanını da hayatın akışına bırakacağız..keşif merakımız bizi nelerle karşılaştıracak bilinmez ama bildiğimiz, bu duyguları yaşamanın 'bizim için' ne kadar özel olduğu/olacağıdır! kendimizi iyi hissedeceğiz...bunu biliyorum. 
Ülkemiz yer altı ve yer üstü kaynaklarıyla ve muhteşem doğasıyla eşsiz bir coğrafyaya sahip. Özellikle kara yolu ile araç içinde bakına bakına gitmenin keyfi...bulduğumuz bir ağaç gölgesinde uzanıp, termosdan çayımızı içmenin, dağlara doğru tırmanırken mis gibi orman dokusu içinde karşımıza çıkan bir çeşme başında kısa bir mola verip 'su hayattır' demenin... ve doğayı kucaklamanın tarifsiz duygusunu yaşıyor olacağız...yine de; inşallah diyelim:))) 

2 Eylül 2016 Cuma

Bir Köy Öğretmeninin duygu dolu öğretmenlik anıları...


Bir yaz tatili de göz açıp kapayıncaya kadar geldi geçti. Şimdi yeni bir eğitim yılına daha girmek üzereyiz. Tatilin son günleri yaşanırken, yeni eğitim döneminin hummalı koşuşturmacaları da başladı. Yeni kayıtlar, yeni formalar, okul araç-gereçleri- kırtasiye alımları... diğer yandan, özlem duyulan arkadaşlara ve en önemlisi de değerli Öğretmenlere kavuşacak olmanın heyecanı var... Bizler de o heyecanı çocuklar(ımız)la birlikte yaşarken, kendi öğrencilik yıllarımız da gözümüzün önüne geliyor çoğu kez... özellikle ilkokul çağlarımız, okula ilk başladığımız o gün ve her birimizin hayatında özel bir yere sahip olan İlkokul Öğretmenimizi hiç bir zaman unutmuyoruz... öyle değil mi!

Öğretmenlik mesleğinin ne kadar özel ve kutsal bir meslek olduğunu kendi ilkokul öğretmenimi anımsadıkça çok daha iyi anlıyorum. Zaman zaman günümüz Öğretmenlerini, öğrencileri ve eğitim öğretim anlayışını sorguladığım da sıkça oluyor... Bir, şimdi ki zamana bakıyorum bir de, kendi yetiştiğim zamanlara... (Davranış ve yetiştirme tarzlarına; disiplin, özveri ve fedakarlıklara...)

Yeni bir eğitim ve öğretim yılına girmek üzereyken, şimdiden tüm öğrencilere ve değerli öğretmenlere başarılı bir yıl diliyor...ve sizlere, Kemahkalesi sitesinde yer alan ve okurken son derece etkilendiğim, sizin de ilginizi çekeceğine inandığım, kırk yıl öncesine ait bir köy öğretmeninin duygu dolu anılarını, Abdullah Bozdemir'in sunuş yazısı ile birlikte sizlerle paylaşıyorum... 
*Yazı, Arşivimdendir 

28 Ağustos 2016 Pazar

Bayramda Marmara Bölgesi Gezi Güzergâhları

Ocaklar Köyü
Bir yanda yemyeşil bir bitki örtüsü diğer yanda masmavi denizi ve şirin balıkçı köyleri, tarihi yerleri ve tertemiz havası ile Marmara'nın incisi;  
1 - ERDEK ve MUHTEŞEM KOYLARIYLA  KAPIDAĞ YARIMADASI  
Kapıdağ Yarımadası keşif meraklıları için görülmeye değerdir. 'Bayram'da nereye gitsek acaba?’  dediğinizde Kapıdağ Yarımadası, Ege kıyılarını aratmayacak bir güzellikte, dantel gibi koylarıyla hem güneşlenip denize girebileceğiniz, hem de dağ havasını içinize çekerek bol bol oksijen alacağınız bir tatil keyfi yaşatacaktır size. Üstelik kimi bakir koylarıyla size tahsis edilmişcesine kendinizi özel hissedeceğiniz bir ortamı solumak ayrıcalığına da erişebilirsiniz.. Bunun için yapmanız gereken sadece 'ana' yoldan çıkıp, patikalara dalarak, kayalıklardan aşağıya doğru inmeniz olacaktır.

25 Ağustos 2016 Perşembe

Fikret Muallâ’nın sıradışı hayat hikayesi ve ‘Sainte-Anne Desenleri'


Kısa bir süre önce Şişli’ye yolum düştü. Ve ben aramakta olduğum özel bir siparişin izlerini sürerken bir ara baktım ki, Amerikan Hastanesi’nin bulunduğu sokaktayım. Bir de ne göreyim, Amerikan Hastanesi’nin cephesinde; Operation RoomSanat Galerisi’nde, Fikret Muallâ’nın “Sainte-Anne Desenleri” nin sergilendiğinden bahsediliyor!. Kaçırır mıyım hiç..hele ki sergi, Türk ressamlarının önde gelen isimlerinden biri olunca, bir anda Sanat Galerisi'nin içinde buldum kendimi. Aynı zamanda bir sağlık kurumunda 'Sanat Galerisi' nin bulunuyor olması beni ayrıca son derece memnun etti. Tabi ki, temennilerde de bulundum; 'diğer hastanelerde de bu tür ‘Sanat Galerileri’ olmalı' dedim kendi kendime..'ama önce ülkemin dört bir yanında çok daha iyi koşullarda herkese hizmet verecek sağlık kurumları olmalı' diye de ekledim.

20 Ağustos 2016 Cumartesi

İçinden baharlar geçen trenlere binmeli yeniden...

Ne zaman gurbet ve sıla üzerine eski bir Türk filmi izlesek, mutlaka bir karesinde Haydarpaşa Garı görülür. Bu tarihi mekandan kalkan trenlerin içinde, özellikle Doğu Ekspresi Treni, Anadolu’nun kalbine doğru gece gündüz, uzun ince demir raylar üzerinden salınıp gider. Adına türküler yakılır, gurbetin, sılanın hesabı! ondan sorulur;
Gün gelir “kara tren gecikir belki hiç gelmez" olur. Gün gelir “tren gelir hoş gelir”  Bir yanıyla hüznümüz, bir yanıyla da sevincimiz olur…Ama illa ki Anadolumuz! olur...

19 Ağustos 2016 Cuma

Hürriyet Şairi Tevfik Fikret'e Saygıyla...


24 aralık 1867 – 19 Ağustos 1915 İstanbul
Bu memlekette de bir gün sabah olursa, Haluk, 
Eğer bu memleketin sislenen alın yazısı dirençli, dinç bir elin güçlü, canlılık verici dokunmasındaki titremle silkinip, şu donuk, şu paslanan yüzü halkın biraz gülerse... - O gün Ben ölmemiş bile olsam, hayatla pek ölgün, pek az ilişkim olur kuşkusuz; - o gün benden ümidi kes; 
beni kötürüm ve boş muhitimde bütün acımla unut; çünkü kör, topal, tükenik bakışlarım seni geçmişte görmek ister; sen bütün etin, kemiğin, kimliğinle yarınsın: Ve şarkılar gibi hep hep kulaklarımda sesin.

17 Ağustos 2016 Çarşamba

Bakırköy'ün sevimli graffitileri


İlkçağ insanının mağaralara çizdiği sembolik şekillerle; kendini idafe ediş biçimi veya tarihe not düşecek bir mesaj verme yöntemi olan duvar resimleri uzun yılların ardından, 1970'li yılların sonunda Amerika'da, kötü koşullarda ve azınlık olarak yaşayan siyahilerin gündemden uzaklaşmak ve eğlenmek için oluşturduğu ve bir yaşam tarzı olarak kabul gören  hip hop kültürünün doğuşu ile bugün adına graffiti denilen sokak sanatını ortaya çıkardı. Bu kültür, rap müziğin, blues, funk, soul ve jazz müziğinin  birer uzantısıdır.

Bugün graffiti 'duvar resim sanatı' dünyanın pek çok ülkesinde yaygın bir sanat alanı olarak kendine yer bulmaktadır.  

12 Ağustos 2016 Cuma

Caretta Caretta'ları üzmeyelim!


Neden 'insan' doğanın bir parçası olduğunu unutur!. 
Neden, doğanın içinde tüm canlılar ahenkle bir arada yaşayabilir de, bir tek insan, sözüm ona, onu  diğer canlılardan ayıran 'üstün' özellikleri olduğu halde, bu yetilerini kullanamayıp, doğayla uyumu sağlayamaz!.  
Carette Caretta'lar; Nesli tükenme riski ile karşı karşıya olan ve bilim adamlarının, nesillerini sürdürebilmek adına mücadele ettiği; varlıklarıyla, doğamızın dengesini koruyan, sevimli görüntüleriyle denizlerimizi görsel şölene çeviren dünya tatlısı canlılar!.
Ama bakın, bu sevimli deniz kaplumbağalarının başlarına  neler geliyor Kaş'ta!
ben duyduğumda çok ama çok üzüldüm! Bilgi ve detaylar alttaki linktedir.
Related Posts with Thumbnails