25 Ağustos 2016 Perşembe

Fikret Muallâ’nın sıradışı hayat hikayesi ve ‘Sainte-Anne Desenleri'


Kısa bir süre önce Şişli’ye yolum düştü. Ve ben aramakta olduğum özel bir siparişin izlerini sürerken bir ara baktım ki, Amerikan Hastanesi’nin bulunduğu sokaktayım. Bir de ne göreyim, Amerikan Hastanesi’nin cephesinde; Operation RoomSanat Galerisi’nde, Fikret Muallâ’nın “Sainte-Anne Desenleri” nin sergilendiğinden bahsediliyor!. Kaçırır mıyım hiç..hele ki sergi, Türk ressamlarının önde gelen isimlerinden biri olunca, bir anda Sanat Galerisi'nin içinde buldum kendimi. Aynı zamanda bir sağlık kurumunda 'Sanat Galerisi' nin bulunuyor olması beni ayrıca son derece memnun etti. Tabi ki, temennilerde de bulundum; 'diğer hastanelerde de bu tür ‘Sanat Galerileri’ olmalı' dedim kendi kendime..'ama önce ülkemin dört bir yanında çok daha iyi koşullarda herkese hizmet verecek sağlık kurumları olmalı' diye de ekledim.

20 Ağustos 2016 Cumartesi

İçinden baharlar geçen trenlere binmeli yeniden...

Ne zaman gurbet ve sıla üzerine eski bir Türk filmi izlesek, mutlaka bir karesinde Haydarpaşa Garı görülür. Bu tarihi mekandan kalkan trenlerin içinde, özellikle Doğu Ekspresi Treni, Anadolu’nun kalbine doğru gece gündüz, uzun ince demir raylar üzerinden salınıp gider. Adına türküler yakılır, gurbetin, sılanın hesabı! ondan sorulur;
Gün gelir “kara tren gecikir belki hiç gelmez" olur. Gün gelir “tren gelir hoş gelir”  Bir yanıyla hüznümüz, bir yanıyla da sevincimiz olur…Ama illa ki Anadolumuz! olur...

19 Ağustos 2016 Cuma

Hürriyet Şairi Tevfik Fikret'e Saygıyla...


24 aralık 1867 – 19 Ağustos 1915 İstanbul
Bu memlekette de bir gün sabah olursa, Haluk, 
Eğer bu memleketin sislenen alın yazısı dirençli, dinç bir elin güçlü, canlılık verici dokunmasındaki titremle silkinip, şu donuk, şu paslanan yüzü halkın biraz gülerse... - O gün Ben ölmemiş bile olsam, hayatla pek ölgün, pek az ilişkim olur kuşkusuz; - o gün benden ümidi kes; 
beni kötürüm ve boş muhitimde bütün acımla unut; çünkü kör, topal, tükenik bakışlarım seni geçmişte görmek ister; sen bütün etin, kemiğin, kimliğinle yarınsın: Ve şarkılar gibi hep hep kulaklarımda sesin.

17 Ağustos 2016 Çarşamba

Bakırköy'ün sevimli graffitileri


İlkçağ insanının mağaralara çizdiği sembolik şekillerle; kendini idafe ediş biçimi veya tarihe not düşecek bir mesaj verme yöntemi olan duvar resimleri uzun yılların ardından, 1970'li yılların sonunda Amerika'da, kötü koşullarda ve azınlık olarak yaşayan siyahilerin gündemden uzaklaşmak ve eğlenmek için oluşturduğu ve bir yaşam tarzı olarak kabul gören  hip hop kültürünün doğuşu ile bugün adına graffiti denilen sokak sanatını ortaya çıkardı. Bu kültür, rap müziğin, blues, funk, soul ve jazz müziğinin  birer uzantısıdır.

Bugün graffiti 'duvar resim sanatı' dünyanın pek çok ülkesinde yaygın bir sanat alanı olarak kendine yer bulmaktadır.  

12 Ağustos 2016 Cuma

Caretta Caretta'ları üzmeyelim!


Neden 'insan' doğanın bir parçası olduğunu unutur!. 
Neden, doğanın içinde tüm canlılar ahenkle bir arada yaşayabilir de, bir tek insan, sözüm ona, onu  diğer canlılardan ayıran 'üstün' özellikleri olduğu halde, bu yetilerini kullanamayıp, doğayla uyumu sağlayamaz!.  
Carette Caretta'lar; Nesli tükenme riski ile karşı karşıya olan ve bilim adamlarının, nesillerini sürdürebilmek adına mücadele ettiği; varlıklarıyla, doğamızın dengesini koruyan, sevimli görüntüleriyle denizlerimizi görsel şölene çeviren dünya tatlısı canlılar!.
Ama bakın, bu sevimli deniz kaplumbağalarının başlarına  neler geliyor Kaş'ta!
ben duyduğumda çok ama çok üzüldüm! Bilgi ve detaylar alttaki linktedir.

8 Ağustos 2016 Pazartesi

Beyoğlu'nda bir şaheser


Bir zamanlar Beyoğlu, zarif hanımefendi ve beyefendilerin grantuvalet giyinip arz-ı endam ettikleri, sanatın ve modanın kalbi durumunda idi. Bugün yine kültür ve sanatın merkezi İstanbul olsa da, özellikle Beyoğlu’nun o eski günlerinden eser kalmadığı aşikar. Bizler o günleri göremesek de,  o günleri ucundan kıyısından, kısmen de olsa yaşayan annem ve artık hayatta olmayan uzak akrabalarımız, kibar mı kibar, İstanbul hanımefendilerinin anlattığı Beyoğlu; renkli insan portleri, kabaraleri, sinema salonları, sanat atölyeleri, moda evleri, pastaneleri ve daha pek çok detayı ile bambaşka bir görüntüde imiş.

Bugün İstiklal caddesi’nde yürürken, kafanızı hafifçe kaldırıp sağınızdaki ve solunuzdaki tarihi yapılara dikkatlice baktığınızda geçmişin izlerini görebilmeniz mümkün.

30 Temmuz 2016 Cumartesi

'Kızıl Erik'in izini sürerken...


Bugün tarihte neler olmuş diyerek, önce elimdeki tarih dergisine, ardından Vikipedia’nın belli başlı ‘olaylar, doğum ve ölüm’ kategorisine giren iz bırakmış şahsiyetlere ve en son da ’tatiller ve özel günler’ başlığına giren olaylara şöyle bir göz gezdirirken… ne hikmetse ilgimi; ‘özel günler’ kategorisinde yer alan ‘Erik Fırtınası’ başlığı çekti J yoksa o an canım erik mi çekmişti? bilemedim doğrusu J) ‘Şu insanoğlu ne tuhaf bir varlıktır böyle azizim!’ dedim vallahi kendi kendime J)
Sonra ne? nedir? merakla araştırmaya başladım. Denizcilerin kullandığı Fırtına Takvimi, uzun yılların gözlemlerine dayanılarak hazırlanmış olan bir çeşit kılavuz bir takvimdir. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın seyir subaylarından, amatör, ticari deniz araçlarının kaptanlarına ve balıkçı reislerine kadar geniş bir kesim tarafından başvuru kaynağı olarak kullanılır.

27 Temmuz 2016 Çarşamba

İzler ve Yansımalar Otomotiv Dünyasının Seçkin Dergisinde 5. Sayıda

Otomotiv Sektörünün seçkin dergisi 'YEDEK PARÇA USTASI' 5. Sayısında yine dopdolu. Sektörden güncel gelişmeleri bulabileceğiniz bu özel sayıda ise  'izler ve yansımalar' tarihin derinliklerinde biriken suyun hikayesi ile karşınızda  ;) 
Yollar 'Dünyanın Yedek Parça Ustası' HIDIRUSTA ile daha güvenli, yolculuklar ise 'izler ve yansımalar'ın gezi notlarıyla...  daha bir keyifli (mi!)dir şimdi :)  ne dersiniz?  
Derginin 5. Sayısına buradan ulaşabilirsiniz 
Esin Bozdemir

26 Temmuz 2016 Salı

“Bizans’ın Öteki İmparatorluğu: Trabzon” ve Trabzon'daki AYASOFYA


Bu haftasonu yolumuz iyi ki Taksim’e düşmüş. Uzun zamandır yaşamakta olduğumuz sıradışı ülke gündeminden bunalan bünyemiz,  sanki aylardır evlerde hapis kalmışız, güneşi ve Taksim’i ilk kez görüyormuşçasına bir etki yarattı üzerimizde.

Meydanlara akın akın gelen coşkulu kalabalığın arasında Beyoğlu’na doğru uzanıp bir dizi sergi ve etkinliğin yanısıra müze ziyaretlerimiz de oldu. Ayrıca fotoğraf makinesi elimizde gözümüze çarpan ilginç detaylar kadrajımızda günün anısına tescillendiler. Öyle ya, bugün var olan yapıların yarın yok ihtimali de olası artık!. bugünden yarına nostaljinin içinde yerini alacak her biri. Yeter ki güzel anıların içinde yer alabilsinler!.. ama hayat, tüm güzelliği ve rezilliği içinde barındırıyor işte!..Onu güzel kılan da, çirkin kılan da hep insan!..

15 Temmuz 2016 Cuma

Kitaplar ve 'Hayal Kahramanları'


Kitaplar, dünyaları içine alan, bizi aydınlatan, bizi hiç gitmediğimiz görmediğimiz diyarlara götüren, nice olaylara, sevdalara,  kahramanlıklara ve buluşlara ve daha hiç bilinmeyen sırlara bizleri ortak eden ne büyük bir nimet, ne özel bir arkadaştır. 
 “Okuma, tutkuların en asilidir.” der Antoine Albalat. 
Martine Luther ise; ” Her büyük kitap, bir hareket ve her büyük hareket, bir kitaptır.” der. Bu sözün üzerine dahi, ne çok kitap yazılır. Kitaplar, hayallere açılan bir penceredir aynı zamanda. Ve hayallerimiz, kitaplardaki dünyalarla daha da zenginleşir.

10 Temmuz 2016 Pazar

Manyas Kuşcenneti’nden izler ve yansımalar

Bandırma’da geçirdiğimiz bayram tatili sürecinde Kapıdağ Yarımadası’nın incisi Erdek ve müdavimi olduğumuz Tatlısu Köyü ile, Bandırma ilçesine 18 km. mesafede olan Kuşcenneti’ne gitmek kısa bir süreliğine de olsa iyi geldi bünyemize.

Bandırma’da acaba nereye gitsek? dediğinizde, seçeneklerinizin bir hayli fazla olduğunu size söyleyebilirim. Kapıdağ Yarımadası’nın gözde kenti Erdek ve yarımadanın her iki yakasında yer alan koyların size sunacağı doğal güzellikler ile ister deniz, ister orman, isterseniz göl havası alacağınız (üstelik bütçenize uygun) bir tatili rahatlıkla hayata geçirebilirsiniz.

1 Temmuz 2016 Cuma

Tüm insanlığa barış diliyorum


Ne kadar zor bir coğrafyada yaşıyoruz. Memleket güzel, bu güzel vatan topraklarına göz diken çok, bir o kadar da hain!. üzerimizde oynanan oyunlar tavan yaptı artık!. duvarlar sürekli üzerimize yıkılıyor!. Her gün teröre kurban veriyor bu millet!. Sürüyüz ya biz!..sürüsüne bereket!.. 

Birer birer yitiriyoruz, sevdiklerimizi... bu vatanın yetiştirdiği güzel insanlar ölüyor kahrından!. ocağına ateş düşenlerin bağrı yanıyor!. Sebep olanlarınsa hiç bir şey umurunda değil!. 'miş' gibi yapıyorlar, ' mış' gibi görünüyorlar!. hepsi bu!. ne kemik, ne omurga!.. sıradan vatandaşlar olarak hepimiz sürekli panik halindeyiz.! yaşadıklarımız karşısında öfkeliyiz, şaşkınız, üzgün ve kederliyiz.. bu çaresizlik hali bizleri daha da yıpratıyor!. ölüp ölüp diriliyoruz!.

25 Haziran 2016 Cumartesi

Ramazan ayında tatil seçeneği

'Ramazan ayında acaba nereye gitsek? 'diyorsanız eğer, *OSMANLI KÖYLERİ tam da sizin aradığınız tatil seçeneği olabilir.  
Osmanlı Köylerinde zamana direnen cumbalı evlerin, doğal lezzetlerin ve anılarla yüklü taş sokakların size anlatacağı çok şeyler olacaktır. devamı
Related Posts with Thumbnails