Corona virüsü gündemimize düştü düşeli hayatlarımız normal seyrine göre şimdi; ‘daha ağır, daha yavaş ve daha durgunlaştı..' derken, biz içine düştüğümüz bu duruma göre şekil almaya başladık bile çoktan. Artık günler nasıl geçiyor hiç anlamıyorum inanın!. Bu defa tempo, evimizin içinde! E tabi ki istediğimiz gibi özgürce dışarıda olamasak da, evlerimizin içinde, zorunluluktan mütevellit, bir tatlı telaş mı?! desem, keyif mi? yoksa, bir sınav mı? ceza mı? desem! bilemedim. Çünkü evlerimizin içi de özellikle kültürel anlamda, teknolojinin sağladığı olanaklarla dolu, koskoca bir dünya aslında! Bu anlamda yapacak çok şey var, ancak zamanımın çoğunu alan ev işlerinden dolayı (yemektir, temizliktir, çamaşırdır, ütüdür derken...) o asıl yapmak istediğim güzel şeylere bir türlü sıra gelemiyor. Yine de eylemlerime pozitif imalar yüklemek istiyorum ben! Zira evde olma halimizi daha keyifli kılmak, her zamankinden bir tık daha doğal beslenmek adına çabalarım taktire şayandır :) kendi kendimi, hatta maaile kendimizi taktir etmekteyim. Ne demişler; 'çareler tükenmez, yeter ki yaşam enerjimiz tükenmesin!'
Corana Günlükleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Corana Günlükleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Nisan 2020 Pazar
Haftanın renklerinden yansımalar :)
Corona virüsü gündemimize düştü düşeli hayatlarımız normal seyrine göre şimdi; ‘daha ağır, daha yavaş ve daha durgunlaştı..' derken, biz içine düştüğümüz bu duruma göre şekil almaya başladık bile çoktan. Artık günler nasıl geçiyor hiç anlamıyorum inanın!. Bu defa tempo, evimizin içinde! E tabi ki istediğimiz gibi özgürce dışarıda olamasak da, evlerimizin içinde, zorunluluktan mütevellit, bir tatlı telaş mı?! desem, keyif mi? yoksa, bir sınav mı? ceza mı? desem! bilemedim. Çünkü evlerimizin içi de özellikle kültürel anlamda, teknolojinin sağladığı olanaklarla dolu, koskoca bir dünya aslında! Bu anlamda yapacak çok şey var, ancak zamanımın çoğunu alan ev işlerinden dolayı (yemektir, temizliktir, çamaşırdır, ütüdür derken...) o asıl yapmak istediğim güzel şeylere bir türlü sıra gelemiyor. Yine de eylemlerime pozitif imalar yüklemek istiyorum ben! Zira evde olma halimizi daha keyifli kılmak, her zamankinden bir tık daha doğal beslenmek adına çabalarım taktire şayandır :) kendi kendimi, hatta maaile kendimizi taktir etmekteyim. Ne demişler; 'çareler tükenmez, yeter ki yaşam enerjimiz tükenmesin!'
1 Nisan 2020 Çarşamba
Girdaba kapılmadan, sele /Corona'ya/ yakalanmadan!
2020’nin başlarında, Corona
Virüs’ün ülkemizde henüz görülmediği günlerde, pek çok sanatsal etkinliğe
katılmış, uzun zamandır adım atmadığımız Beyoğlu’na da bu vesileyle ardı ardına gider olmuştuk. Ben de “Beyoğlu’nda Sanat Mekanlarına Yolculuk” serisiyle; ziyaret ettiğim sanat galerilerindeki, sergi
ve fuarlardan bahsediyordum blogumda. Ta ki Covid_19 ülke gündemine bomba gibi
düşünceye kadar. Dünya ülkelerinde hayatı alt üst eden Corona vakaları ve
hayatını kaybedenlerin sayılarını her gün medyada takip ederken, sonunda virüs
bizim topraklarımıza da girdi. Ve o günden sonra hiçbirimizin hayatı da eskisi
gibi olamadı tabi ki!.
Artık her günümüz, her saatimiz
ve her anımız COVİD_19 oldu. Ayrıca anlaşılan o ki bu virüs, ne ülkemizi, ne de dünyamızı öyle hemen terk edeceğe benzemiyor? Evet, hepimiz çok endişeliyiz ve çok tedirginiz! Endişelenmekte de haklıyız. Ancak, ne gibi önlemler alacağımızı artık öğrenmiş bulunmaktayız. O halde, daha fazla virüs’ün çemberine takılmamalıyız. Bu kadar çok endişe ve kaygıyla yaşamak, bir anlamda hayatı zindana çevirmek demek. Bu tuhaf virüsün, hayatımızı esir almasına izin vermememiz gerektiğini düşünmekteyim. Bu yüzden şu aralar sadece sosyal mesafe değil aynı zamanda sosyal medyayı da olabildiğince kısıtlı kullanmaya karar verdim. Yoksa
ciddi bir şekilde ruhsal sağlığımız da tehlikeye gidecek.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


