Likya Kentleri gezimizin son durağında Termessos Antik Kenti’ni
ziyaret etmiş ve bu turumuzu da tamamladıktan sonra İstanbul’a dönmek üzere yola koyulmuştuk. Ama bir kez insan gezgin bir ruha sahip olmaya görsün, keşif merakımızla farklı yollara sapmayı kâr bildiğimizden, elimizde haritalar 'bu defa acaba hangi yol üzerinden gitsek ??' derken... Isparta üzerinden gitmeye karar vermiş, ama velâkin Isparta yolunda tabelalardaki oklar
sürekli gözümüzün içine bakıp bize bir de Eğirdir’i gösterince 'bu davete de hayır demek
olmaz!' diyerek; bu defa da yönümüzü ‘Eğirdir’ e çevirmiş ve öyle bir manzara
ile karşılaşmıştık ki! ardından ‘iyi ki
yolumuzdan sapmışız’ demiştik ;)
Tıpkı içinden geçtiğimiz bu günlerdeki gibi, doğanın
içindeki renklerin ve hareketliliğin sürekli dinamik olduğu; gökyüzünün zaman
zaman parçalı bulutlu ve sağanak yağışlı, ardından ise pırıl pırıl açan güneşle
mis gibi toprak kokusunu içimize çektiğimiz bir bahar mevsimiydi.

