Yolum ne zaman ki Kadıköy’e düşse ve ben BMKM'nin önünden
de geçmiş isem, eğer ki trafiğe yakalanmak, otobüs-metrobüs kaçırmak gibi bir endişe içinde de değilsem bir de! o zaman beni dürten içimdeki sese kulak verip BMKM' den içeriye süzülüveririm. Haftanın programları, yeni oyunlar ve sergiler
nelermiş? göz gezdiririm. İlgimi çeken oyunlar varsa ‘gidilecekler listesine’
yazar, gelecek ya da güncel bir sergi varsa da eğer, yakından görme fırsatını
da yakalamış olurum.
Ve yine bu hafta Kadıköy’de ben, sanat ve sanatçı
adaylarının buluşma noktasında, renkler, boyalar, tualler, fırçalar eşliğinde
ve aydınlık günlerin özlemi içinde, biraz kaygılı, biraz umutlu ama renkli
mi renkli insanlarla dolu bir günün ardından… yine yolumu BMKM’ ye düşürüp, elimdeki programda yer almayan
ve benim için sürpriz olan bir karma sergide buluverdim kendimi. Serginin konusu
özellikle kadınlarımızı tehdit eden bir sağlık sorununa ‘Meme Kanseri’ ve
diğer kanser türlerinde olduğu gibi erken teşhisin hayat kurtarıcı düzeyindeki
önemine dikkat çekmeyi hedeflemiş.

