Görsel: KÜRŞAT ZAMAN
Olmak istedikleri ‘ fikri hür, vicdanı hür’ gençliğin, tek bir ağaç etrafında toplanarak
başlattıkları gezi parkındaki hareketin, sadece sembolik olarak gösterilmeye çalışılan ‘tek
bir ağaç’ olmadığını… bilinçli, zeki, kültürlü ve ne istediğini bilen gençliğin
son derece naif, esprili ve mizahi kıvraklıkta yaşının verdiği dinamizm ve
coşku ile düşüncelerini sergiledikleri ve yeşil bir alana sahip çıkmaya
çalıştıkları seviyeli eylemlerinin… bambaşka bir tepki ile karşılık bulması
neticesinde, kar topu misali çığ gibi büyüyerek… Anadolu’nun hemen her kesimine
yayılan bir halk hareketine, ‘sosyal patlamaya’ dönüşmesi.. ve hem ülkemizde
hem de dünyada ses getirmesi manidardır!
Özellikle, Gezi Parkı’ndaki gençlik, örnek
davranışlarıyla ağaçlarına sahip çıkarken, özgürlük, birlik, beraberlik,
demokrasi ve dayanışma ekseninde de tüm insanlığı kucaklamıştır. Sanatın insanı
nasıl daha bir insan kıldığını, aklın ve vicdanın hümanist bir yaklaşımla
ötekileştirmeden, farklı renklerin de saygı ve sevgi ile kabullenişini… ve bu
birlikteliğin büyük bir özgüven içinde dalga dalga yükselerek halkın kendi
gücünü kendi büyüklüğünü görmesi açısından da önemi oldukça büyüktür.
Ve diğer yandan; önyargılar içinde, empati duymadan, sorgulamadan, düşünmeden… sevginin önüne nefreti koyarak, baskı ile korkutarak zorla kabul ettiren, ettirmeye çalışan bir zihniyeti! çözüm olarak gören ve yasaklarla, günahlarla sürekli bastıran- bastırılan bir gençliğin, kendi yaşayamadığı, tatmadığı duygulara karşı; öfkeli, hastalıklı tutumların, travmatik davranışların boyutunun da, ortaçağ göstergesi istenilmeyecek eylemlere dönüşmesi kaygı vericidir. Sistemin izlediği politikalar kadar, tüm toplum psikolojisini etkileyen ve kitlelere uygulanan yöntem ve davranışlar...hem ülkemizde hem de dünyadaki sıradan vatandaşlar ve halklar kadar, sosyal ve toplum bilimciler, psikologlar tarafından da merakla izlenmekte ve değerlendirilmektedir artık.
