Uzun süredir düşündüğüm dostluk, arkadaşlık, sadakat gibi kavramların, bizim içini ne kadar doldura-bildiğimize ve manâdaki derinliğin, gerçeklerle hiç örtüşmeyen acı yüzüne! tabii ki, bir de “vefa” kavramına ve ona atfettiğimiz duyguya, takılı kalmakta aklım!.. Ne dostluk, ne arkadaşlık, ne sadakat, ne de vefa… tam karşılığını bulabiliyor zamanımızda!
Genellikle çabuk tüketilen ıvır zıvır nesneler, araç-gereçler kadar bile hükmü olmayan… ihtiyaç karşılandığında yani; karnı tok sırtı pek hale ulaşıldığında ve görev süresi tamamlandığında, üzerinde yazılı olan “son kullanılma tarihleri… ” gibi uyarılar dahi dikkati alınmayarak, büyük bir açgözlülükle ve özensizce tüketiyoruz her şeyi!..

