Pers dilince 'Güzel Atlar Ülkesi' anlamına gelen Kapadokya, hayal gücünün ötesinde, doğanın cömertçe davrandığı jeolojik oluşumlarıyla görenleri kendine hayran bırakan sıra-dışı bir bölgemiz. Doğasıyla, kültürüyle, tarihiyle yeryüzünde eşi benzeri olmayan Kapadokya, birçok medeniyete de başkent olmuş.
Bu topraklarda yaşayıp da Kapadokya'yı görmemek büyük bir eksiklik olacaktır. Tabi, dört bir yanı zenginlik fışkıran Anadolu'muzda gezilip görülecek çok yer var. Ancak bazı yerler çok daha özel. Bunu UNESCO'da tescilliyor zaten. Bu yüzden yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olan ve hayattayken 'mutlaka görülmeli' dediğimiz yerlerin içinde üst sıralarda yer alıyor Kapadokya.
Kapadokya bölge olarak Aksaray, Nevşehir, Niğde, Kayseri, Kırşehir illerinin kapladığı alanın birleşimi olarak tanımlanıyor. Asıl görülesi kayalık Kapadokya ise; Uçhisar, Göreme, Avanos, Ürgüp, Derinkuyu, Kaymaklı, Ihlara ve çevresinden oluşuyor.

