Yeni yılı, lapa lapa kar yağarken karşılamalıydık. Gecenin
bildik karanlığını, karın aydınlığıyla parlatmalıydık. Sonra, beyaz karlar
arasında yürümeliydik. Sokak lambasının ışığında rüzgârın ince ince savurduğu
karları seyretmeliydik meselâ... ama öyle olmadı. Mevsimler de pusulasını şaşırdı. Lâkin, bunu sorun etmiyoruz elbette! Bir zamanlar tv.de bir hava durumu spikeri vardı hani! o, ne derdi hep;
"havalar nasıl olursa olsun, yeter ki sizin havanız iyi olsun". Hava,
yağışlı da olsa, kuru da olsa her haliyle güzeldir aslında. Yeter ki içimizdeki güneş hep ufukta yükselsin. Beklediğimiz kar gelmedi ancak yine de havanın soğuğu ayazı yerindeydi. Şimdi en güzel şey, bu soğuk kış günlerinde sanat yolculuğunun keyfini sürmede...
Yeni yıla, sayılı günler kala, yeni yılı, renklerin dünyasında ve sanatın kalbinde karşılayalım istedik ve Beyoğlu'na gitmeye karar verdik.

