Beyoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Beyoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ocak 2020 Cumartesi

Beyoğlu'nda Sanat Mekânlarına Yolculuk - 2


PERA'DA "BİR YOL ÖYKÜSÜ" ve
ORYANTALİST RESİM KOLEKSİYONU'NDAN İZLER VE YANSIMALAR

Beyoğlu'ndaki sanat mekânlarını gezmeye devam ediyoruz. İstanbul Modern'den sonra, sırada aynı lokasyonda bulunan Pera Müzesi var. Müze'ye adım atar atmaz, içeride tatlı bir hareketlilik  dikkatimizi çekiyor. Meğer o gün, Alâeddin Yavaşca danışmanlığında "Doğumunun 135. Yılında Yahyâ Kemâl Beyatlı" konseri  varmış. Bu telaşın nedeni de, biletlerin konser gününde satışa sunuluyor olmasından kaynaklanıyormış. Diyeceğim o ki, eğer bize hitap eden bir konserle karşılaşsaydık, o gün bir de kendimize müzik ziyafeti hediye edecekmişiz. İşte bu, bize hoş bir sürpriz olacakmış.

Neyse, biz zaten sergi ziyareti için gelmiştik. Aklımızda, görmeyi çok istediğimiz "Bir Yol Öyküsü" var. Ancak müzeye giriş biletlerimizi alırken anlıyoruz ki, tıpkı İstanbul Modern'de olduğu gibi; Pera'da da her katta ayrı bir sergi bizi bekliyor! Süreli sergiler gibi süresiz olan sergileri vardır Pera'nın bilirim...ama bu defa, süresiz sergiler içinde de bir takım değişiklikler olmuş. Belli ki, Pera'da da, tarihi yapının hoş dekorasyonu ve zengin eserleri arasında, dolu dolu birkaç saat geçireceğiz. Gün, yüzümüze gülmekte ne hoş :) İnsanın niyeti güzel olmaya görsün!. Güzel bakan, güzel görüyor. Yeni yıla sayılı saatler kala, onu gülerek karşılayalım ki, o da bize gülsün, yüzümüzü güldürsün :))

18 Ocak 2020 Cumartesi

Beyoğlu'nda Sanat Mekânlarına Yolculuk - 1

Yeni yılı, lapa lapa kar yağarken karşılamalıydık. Gecenin bildik karanlığını, karın aydınlığıyla parlatmalıydık. Sonra, beyaz karlar arasında yürümeliydik. Sokak lambasının ışığında rüzgârın ince ince savurduğu karları seyretmeliydik meselâ... ama öyle olmadı. Mevsimler de pusulasını şaşırdı. Lâkin, bunu sorun etmiyoruz elbette! Bir zamanlar tv.de bir hava durumu spikeri vardı hani! o, ne derdi hep; "havalar nasıl olursa olsun, yeter ki sizin havanız iyi olsun". Hava, yağışlı da olsa, kuru da olsa her haliyle güzeldir aslında. Yeter ki içimizdeki güneş hep ufukta yükselsin. Beklediğimiz kar gelmedi ancak yine de havanın soğuğu ayazı yerindeydi. Şimdi en güzel şey, bu soğuk kış günlerinde sanat yolculuğunun keyfini sürmede... 

Yeni yıla, sayılı günler kala, yeni yılı, renklerin dünyasında ve sanatın kalbinde karşılayalım istedik  ve  Beyoğlu'na gitmeye karar verdik.

27 Nisan 2017 Perşembe

İstanbul'un sokaklarında bir günün özeti: Düttürü dünya!

Eski bir inanca göre hiç kimse boş yere İstanbul'da dünyaya gelmez! Ve pek çok insan hayattayken dünya gözüyle de olsa bu kadim şehre ayak basmak ister, onu solumak, onunla hemhal olmak ister. Bu inanca göre bu şehirde doğan ya da bir şekilde bu şehrin suyundan içen herkesin illa ki bir vazifesi ve geçmişten gelen bazı görevleri vardır, zira burası efsunlu bir şehirdir. Bu inanç ne kadar doğrudur bilemeyiz ancak İstanbul sahip olduğu pek çok özelliği ile hakikaten müstesna bir şehirdir! Tarihin, entrikaların, yıkımların, aşkların, ihanetlerin hep kol gezdiği bir şehirdir burası ve aynı zamanda umudun şehridir. 
İstanbul'un kalbi ise Pera'da atar!. Burası yüzyıllar boyunca sanatın, güzelliğin, asaletin, görkemin her milletten renkli ve çok kültürlü hayatın çekim merkezi olmuştur!.. Ancak bugün o Beyoğlu eski günlerini ve kaybettiği kimliğini arar duruma gelmiştir. Tarihi sinemaların yerini AVM.lerin aldığı, asaletin yerini rüküş ve pejmurde bir kirliliğe bıraktığı ve pek çok esnafın birer birer kepenklerini kapattığı kentin kadim insanları biliyorum Pera'nın hızla değişen bu görüntüsüne çok üzgünler. Bir milleti sanattan mahrum bırakmak, onu gericiliğe, karanlığa teslim etmek demektir. Yine de direnen kurumlar var. Sanat Galeri ve müzikevleri, kitapevleri...ve bu kurumlar köklü geçmişleri ve birikimleri ile hayatı canlı tutmaya, toplumu aydınlığa götürecek olan sanatsal etkinliklere destek vermeye devam ediyorlar hâlâ...