10 Haziran 2010 Perşembe

Pullara yansıyan sinema tarihi


Filateli'de Sinema ve Sinema'nın Büyüsü Sergisi
Taksim Cumhuriyet Sanat Galerisi'nde

Bu gün Taksim’e yolum düşmüş iken kendimi bir anda sinema’nın büyülü dünyasında buluverdim! Taksim Meydanı’ndaki Cumhuriyet Sanat Galerisi’nde sinema konulu sinemayla dopdolu iki büyük sergideydim. Sinema’nın Büyüsü ve Filateli’de Sinema Sergileri.

7-19 Haziran 2010 tarihleri arasında açık olan sergide; Afişten pula, plaktan kartpostala, çizgi romandan madalyona, oyuncaktan sinema makinesine, film şeridinden hatıra paraya, sinema ile ilgili hemen her şeyin yer aldığı sergi farklı bir mimari yapının içinde ve tarihi bir mekanda sergileniyor.

Şerif Antepli koleksiyonlarında yer alan pul, zarf gibi beş binin üzerindeki filatelik malzemeleri izlerken sinemanın tarihine de bir anlamda yolculuk yaptım diyebilirim. Daha önce gördüğüm pek çok filmin bir sahnesine veya hayranlık duyduğunuz bir oyuncunun resmine pulların, zarfların üzerinde rastlayabiliyorsunuz.



Kimi duvarda “Rüzgar gibi geçti” filmin afişinden bir kare, kiminde “Çalıkuşu” , “Şaşkın Ördek”, “davetsiz Misafir”, ve daha pek çok sinemanın efsane isimlerinin yer aldığı afişlerin arasında; Türkan Şoray, İlyas Salman, Ediz Hun, Kadir İnanır, Ayhan Işık, Belgin Doruk, Zeki Alasya-Metin Akpınar’ın, Marilyn Monroe, Clark Gable, Greta Garbo gibi yüzlerce sanatçıyı bir anda karşımızda görmüş gibi hissettik kendimizi!


Afişlerin, fotoğrafların, belgelerin, objelerin arasında dolaşırken tanıdığımız film müzikleri de sergiyi çok daha anlamlı bir atmosfere büründürmüş. Ayrıca vaktinizde varsa dolaşmaya küçük bir mola vererek sinema tarihinin yüz önemli filminden bölümler de izleyerek sizi anılarınıza doğru sürükleyecek bir yolculuğa çıkabilirsiniz.

Sergi broşüründe Koleksiyoner Şerif Antepli koleksiyon tutkusunu ve filatelinin doğuşunu şöyle dile getirmiş;
 “İnsanların bazı tutkuları vardır. Bazıları bir şeylere aşırı ilgi duyarlar, bazıları bir şeyler toplarlar. Bu yaklaşımların ve davranışların insanda giderek gelişmesi sonucunda koleksiyonculuk oluşur. Kişinin zevkli ve keliteli bir yaşam sürmesinde etkili olan bir tutkudur. Koleksiyon yapmak. İcadında sadece küçücük kağıt parçaları olan pullar zamanla milyonlarca insanın tutkusu oldu. Koleksiyonları yapıldı. Katalogları yapıldı. Ve bir filateli dünyası oluştu. 115 yıl önce Paris’te ilk kez sinemayla tanışan insanlar bu gün muhteşem bir sanayinin içinde veya izleyicisi durumundadırlar. Sinemanın yarattığı büyü yüz yılı aşkın bir süredir insanları etkilemektedir. İlk gençlik yıllarımdan beri yukarıda kısaca değindiğim iki konuya, filateliye ve sinemaya çok büyük bir ilgi duyuyorum. Çeşitli temalarda filatelik ürünler toplarken sinema temasını ihmal edemezdim. Bir yandan sinema konulu filatelik ürünler, bir yandan da sinema ile ilgili bir çok ürün toplamaya başladım. Beyaz perdede izlediğim filmleri ve sanatçılarını pullarda, zarflarda, kitaplarda, plaklarda, afişlerde, fotoğraflarda ve daha bir çok nesnede görmek bana keyif veriyor...

Bu sergiler ile koleksiyonculuk serüvenime bir kilometre taşı daha dikiyorum. "Filateli’de Sinema ve Sinema’nın Büyüsü" adlı sergilerimde sinema koleksiyonumdan örnekler sunarken yaşadığım mutluluk ve heyecanı sizlerle paylaşmak istiyorum…”

Kendisiyle yapılan bir röportajında da;
‘Pul, kültürün, sanatın, tarihin iç içe geçtiği bir dünya ve özellikle gençler bu dünyayı keşfetmeliler.’ ve " Bu sevgi gençlere aşılanmalı" diyor...

Bu güzel serginin oluşumunda başta Koleksiyoner Şerif Antepli' ye ve emeği geçen herkese sonsuz teşekkür ederim. Ve bu sergiyi Taksime kadar gelip de görmeden kesinlikle gitmeyiniz derim...

Peki sizin de hiç böylesine büyük olmasa da kendi çapınızda bir araya getirerek oluşturduğunuz ve biriktirmekten keyif aldığınız bir koleksiyonunuz var mı? Belki bir galeride sergi açamayabilirsiniz ama blog sayfalarınızda yayınlayarak web ortamında ilk blog serginizi gerçekleştirebilirsiniz...

Neden olmasın...




Şerif Antepli hk. daha detalı bilgi için: > tıklayınız
Ayrıntılı bilgi için: Taksim Cumhuriyet Sanat Galerisi / 0212 245 78 32

9 yorum:

  1. İnanarar, severek uğraşmak ne hoş bir duygunun bir araya gelişi.

    YanıtlaSil
  2. Sevgili Esmir,
    Ortaokul ve lise yıllarım pul koleksiyonu hevesi ile geçti. Büyülü ve kendine çeken bir güzelliği vardı. Bu meraktan çok şey öğrendiğime inanıyorum. Çeşitli nedenlerle devam ettiremedim. Ancak insanın kendine belli konulrda bu tür meşgaleler edilnmesi çok güzel. Şimdiki gençlerde ne yazık ki böyle meraklar ya kalmadı ya da çok azaldı. Üzülüyorum.

    YanıtlaSil
  3. kedili objeler ve kitap ayracı topluyorum ben :))

    YanıtlaSil
  4. Sayın Güven,
    Aynen söylediğiniz gibi, severek yapılan işlerden çok para kazanmayabilirsiniz belki ama aldığınız manevi keyif herşeye beldeldir...

    YanıtlaSil
  5. Sevgili Mehmet Bilgehan Merki,
    Ne güzeldir o pul kolleksiyonları, şöyle ince karbon kağıtlarının ardına sıkıştırılıp ilştiriliverilir ve eve her gelen mektup zarfından yırtmadan özene bezene kopartılıp toplanır...Ne büyük bir maddiyata mal olur ne de gelire dönüşür ama hissedilen heyecan ve keyif öylesine güzel dir ki!ne yazık ki yeni nesil hazırcı ve emek vermeden her şeye sahip olmayı yeğliyorlar!ama bir o kadar bencil ve mutsuzlar...

    YanıtlaSil
  6. Sevgili dalgalarıaşmak,
    sizin koleksiyonunuzda eminim çok keyiflidir, hele ki sevimli kedilerin her çeşit materyale yansıyan görüntüleri eminim çok hoştur...bende de ayraç toplamak gibi bir alışkanlık var ama hiç aklıma gelmedi koleksiyona dönüştürmek. Çocukluğumda renkli peçeteleri toplardım:)

    YanıtlaSil
  7. Ne güzel bir paylaşım ve bilgilendirme olmuş yine Esinciğim..
    İstanbul'da yaşamanın avantajı her zaman ağır basıyor bence..
    Bir zamanlar pul toplardım ben de.Küçük çapta bir filatelisttim yani..Şimdi nerede bilmiyorum bile :) Lise çağlarımda Almanya'dan mektup arkadaşlarım vardı,onların zarflarından özenle çıkarırdım pulları...
    İletişimin bilgisayarla ve internetle yapılmasının kötü sonuçlarından biri bence bu güzelliğin yok olmaya yüz tutması..

    Teşekkürler, sevgiler Esinciğim..

    YanıtlaSil
  8. Artık bu güzel meraklar nostaljik bir davranış olarak anılacaklar öyle görülüyor!

    Üzülerek görünen o ki;filateli yada bu tür kolleksiyon merakı bizim ve bizden önceki bir jenarasyonu temsil ediyor gibi!
    bizler o güzellikleri yaşadık, derinlikleri hissedebildik!..

    ya şimdilerde...
    dilerim örnek olur bu tür sergiler gençlere...

    sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  9. Örnek olacağına ve ilham vereceğine emin olabilirsiniz ben yeni jenaresyon adına sizi temin ederim

    YanıtlaSil

Related Posts with Thumbnails