İstanbul Fotoğrafları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İstanbul Fotoğrafları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mayıs 2016 Salı

Ömür biter, İstanbul bitmez...

Asırlardır medeniyetlere ev sahipliği yapan ve Marmara ile Karadeniz gibi masmavi iki denizi buluşturan dünyanın göz bebeği İstanbul’u görmek yerli ve yabancı pek çok insanın hayalidir. 
İstanbul hem tarihi misyonu, hem de coğrafi konumuyla görenleri kendisine hayran bırakan büyülü bir şehirdir. İstanbul’u tanımak için tarihini de iyi bilmek gerek, ama tek başına tarih okumak da yeterli değildir. İstanbul’un simgeleri haline gelmiş olan o tarihi mekânları yerinde görmek, o havayı teneffüs etmek gerekir.

22 Mart 2015 Pazar

Martı halleri / Fotoğrafın fısıltısı




Ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden.
İnanırdım saadetli yolculuklara.
Adalar var zannederdim güneşli, mavi, dertsiz.
Bütün hızımla koşardım dalgalara.
O zaman beni görseydiniz.


(...)
Şimdi o akşam saatinde/ Dönüyorum görmüş, geçirmiş, atlatmış,/
Denizlerin doymayan sahilinde...


(*) Özdemir Asaf 'Pay'

26 Ocak 2015 Pazartesi

Anadolu Kavağı


Anadolu Kavağı İstanbul Boğazı’nın Karadeniz’e açılan kapısı. Konumu gereği hem bir balık cenneti, hem de tarihi dokusuyla yerli ve yabancı turistler için de nadide bir köyümüz. İster kara yolu ile isterseniz deniz yolu ile boğaz turu yaparak Anadolu Kavağı’na ulaşın. Denizi sakin ve havayı da güneşli gördüğünüz an ille de yazın gelmesini beklemeyin. Mis gibi orman ve iyot kokusunu içinize çekmek ve manzarayla bütünleşmek için koyulun yola! kendiniz için en pratik yolu uygulayın ve soluğu alın Anadolu Kavağı’nda.

21 Ağustos 2014 Perşembe

Boğaz'ın antik gelini KIZ KULESİ



Geçmişi 2500 yıl öncesine dayanan ve neredeyse İstanbul’un tarihine eş bir tarih yaşamış ve bu kentin yaşadıklarına tanıklık etmiş Kızkulesi İstanbul’un en önemli anıtsal yapılarından biridir. Onsuz İstanbul eksik kalır. Nice aşkın, sevdanın, yalnızlığın ya da ulaşılmazlığın simgesi olarak sanatçılara; -ressamından, yazara, şairinden, müzisyene, yönetmeninden, fotoğrafçıya-  ilham kaynağı olmuş; sanatçının tuvalinde, objektifinde, kamerasında, dizelerinde, satırlarında ve bestelerinde tüm gizemiyle yerini almıştır.
Kız Kulesi öyle bir konumdadır ki, onu vapurda, İstanbul’un boğaz şeridindeki tüm semtlerinde, tepelerinde görebilirsiniz. Harika silueti fotoğraf tutkunuzu harekete geçirir adeta. Kız Kulesi zarif görüntüsü ile öyle güzel pozlar verir ki size… şair de olursunuz bir anda ressam da.

12 Kasım 2013 Salı

Hasbahçe içinde bir Sanat Müzesi - Küçüksu Kasrı


Alemdağ yamaçlarından doğarak, Anadolu Hisarı yakınlarında Boğaz’a dökülen Göksu ile Küçüksu dereleri arasında kalan ve bir zamanlar Osmanlı Dönemi’nde Padişahların Boğaziçi’ndeki has bahçelerinden zamanla da en gözde mesire yerlerinden biri olarak tanınan çayırlık alanı artık bizim de gözde mekânlarımızdan biri oldu.)
İster Göksu deresi tarafına uzanıp; biraz nostalji havasında Göksu’da  sandal sefası yapın.. ya da Göksu deresine karşı seçeneğinizin çok olduğu değişik mekanlara (kafe – restoranlara)  takılın..
İsterseniz Küçüksu Kasrı istikametine uzanıp;  karşınızda Rumeli Hisarı, diğer yanda Boğaziçi Köprüsü, deniz ve martılar, yüzen gemiler panoramasında; kahvaltı yapın…

25 Ağustos 2013 Pazar

Göksu'da tarihe yolculuk...


İçimizi ısıtan yaz günlerinde, biraz deniz, belki biraz çayır-çimen ve tarihe direnen bir dokunun izlerini bulabileceğimize olan inancımızla biraz da nostalji kokusu alabilmek ümidi içinde Anadolu Hisarı’na doğru çıktık yola...

Bugüne kadar, yıllarca yaşadığımız İstanbul'un Avrupa yakasından yakın çevreyi
elimizden geldiğince keşfetmeye çalışmıştık... neredeyse bir yıl olacak, artık biz
de  Anadolu' luyuz.) biraz da İstanbul'un Anadolu Yakasını
arz-ı endam etmek zamanıdır şimdi.)

İstikametimiz Anadolu Hisarı. Beykoz’a doğru Boğaziçi sahil yolunu takip ettiğimizde... çok fazla trafiğe maruz kalmadan ve zaman kaybetmeden... Osmanlı dönemi’nde Boğaz’ın ilk hisarı olan Anadolu Hisarı,  tüm heybetiyle gösteriyor yüzünü bize.  

Hisara varmadan önce, çoğu kez köprünün üzerinden transit geçerken gözüme takılan, sağlı sollu çay bahçelerinin ve kenarlarda kayıkların, yatların olduğu küçük bir marinaya dönüşen; hani şu eski tarihli gravürlerde gördüğümüz inanılmaz tabiat güzelliğini gözler önüne seren ve aşıkların sandal sefaları yaptıkları Göksu ve Küçüksu deresini de görünce....hafta-sonu gezimizin durağını da tespit etmiş oluyoruz böylece.

17 Şubat 2013 Pazar

Hey İstanbul !


Nereden nereye koca şehirde!
Ne az sevdim ne de çok sevildim diyebilirim!.


Hasretin de nefterin
 herşeyim benim
güzelim...

Kayboldu içinde düşlerim! 

4 Şubat 2013 Pazartesi

Çin'in Ölümsüz Ordusu Terracotta Askerleri'ni Topkapı Sarayı'nda Gördüm!


Dünyanın 8. Harikası Yeraltı Ordusu’ndan örnekler ve ünlü Çin hazineleri Topkapı Sarayı’nda!. İki kadim medeniyet İstanbul’da buluşur da beni rüzgarlar savurmaz mı hiç Topkapı Sarayı’na!.

2012 – 2013 Türkiye’de ve Çin’de iki ülke arasında Kültür Yılı ilan edildi. Bu yüzden yıl içinde Çin Kültürü’ne yönelik pek çok etkinliğe ülkemiz ev sahipliği yapacak.  Uzun zamandır kültür sanat haberlerinde sıklıkla yer alan  “Çin Hazineleri”  sergisi duyuruları fazlası ile ilgimi çekiyordu.
Hele ki “Çin Hazineleri” sergisinde kıymetli eserlerin yanında bir de, UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirasları listesine alınan Çin’in ölümsüz ordusu Terracotta Askerleri’nin de yer aldığı 101 adet paha biçilmez eserin bu sergide oluşu!.. Ve mekan olarak serginin Topkapı Sarayı’nda gerçekleşmesi, bu sergiyi gidip görmem için yeterli bir nedendi benim için!.

Sergi, 21 Kasım 2012 – 20 Şubat 2013 tarihleri arasında ziyarete açık nasılsa!..yani geç kalmış değiliz!..  
Yine ben, eski İstanbul’un eskimeyen semti Sultanahmet’in taşlı sokaklarında, camilerin, çeşmelerin, tılsımlı sütunların arasından geçip, cariyelerin, sultanların arasında kaybolacaktım!..Bazen Enderun Avlusun’nda, bazen Has Bahçe’de şadırvanın karşısında,  güller, laleler arasında... bazen de Sofa-i Hümayun’da oturup boğazın serin sularında derunlara dalarak!.. ‘bu garip gönlü keyfe davet etmek için!’.. kendimden geçmek de var!..'Eyyy gönlümün Sultanı!.. Caanım efendim!.. Hünkârımm!!
ne senden geçerim ne de senin eserinden!” demem o ki!

‘ne kendimden vaz geçerim, ne de senden sevdiceğimJ)’ tek sen bilirsin! alan da sen! veren de sen değil misin!. Bu yüzden her şeyi, yine de sen bilirsin!.. “ sefana da cefana da eyvallah! ” derdi sufi’m!.. ben de diyorum ki; ‘Eyvallah Şahım! Eyvallah!’  Hak Le ile he illallah!’ J, .) burada daha fazla konuyu dağıtıp savrulmamak lazım evet evet!.. :)
(...) böyle haller içinde etrafı seyran eylemek de var!.

‘Hava nasıl olursa olsun! kendi havamızın bozulmasına izin vermeyeceğiz!’ dedik!..  ve böyle güzel düşüncelerle yola çıktık...  

12 Kasım 2011 Cumartesi

İstanbul'un bayram halleri !..


Böyle olur İstanbul’un bayramı!

Bu bayramda yine İstanbul’da artık görmeyi alışa geldiğimiz büyük bir kaos ve izdihamın hat safhada olduğu bir trafik ve anlamının giderek yitirildiği bir anlayış içinde bir bayram daha yaşandı ve bitti…

Hava mevsim normallerinin üzerinde olunca, İstanbul’da gezilecek ilk akla gelen yerlerden biri olan Beyoğlu’nda da müthiş bir kalabalık vardı.


21 Ağustos 2011 Pazar

Sultanahmet' te bir iftar vakti



Ramazan ayının gelmesiyle her sene çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapan Sultanahmet yine bu yılda yerli ve yabancı turistlerin istilasına uğramış… bir yanda Ayasofya yönünde hummalı kaldırım çalışmaları devam ediyor… diğer yanda Sultanahmet cami avlusu ve parkında her yer tıklım tıklım olmuş!..

8 Ağustos 2011 Pazartesi

Tılsımlı bir İstanbul havası ve Eminönü Manzaraları…


8000 yıllık bilinen geçmişiyle (malüm kazılarda her geçen gün tarih daha da eskiye gidiyor! hoş bunlara çanak-çömlek dense de! ) doğu ile batının ruhunu içinde taşıyan! dinlerin, milletlerin, kültürlerin harman olduğu; uyumlu-uyumsuz seslerin, renklerin birbirine karıştığı, kaosun düzene düzenin kaosa hakim olduğu, gerçekle hayalin, gece ile gündüzün harmanlandığı bir şehir İstanbul.

Ve bu saydıklarımın hepsini bir arada görebileceğiniz semtlerden biri de Eminönü!.. üstelik her gittiğimde sadece meraklı ve büyülenmiş turistlerin gözleriyle değil, bu şehirde yaşıyor olduğum halde yeniden keşfetmenin hazzı ve şaşkınlığı J içinde seyrediyorum manzarayı…


5 Şubat 2011 Cumartesi

15 Ekim 2009 Perşembe

İstanbul' da Garipçe Bir Köy!



Geçtiğimiz hafta sonunu eşimle, İstanbul’ un Sarıyer ilçesine bağlı Garipçe Köyü’ nde Boğazın Karadeniz girişine hakim nefis manzarası, temiz havası, taze balıkları, antik kaleleri ile çevrili olduğu farklı bir atmosfer içinde geçirdik.

Aracımızla Sarıyer'den Rumeli Feneri - Kilyos istikametine dönerek, yaklaşık 10 km. süren ve Datça yolunu andıran hafif virajlı ama buna değecek güzellikte olan Garipçe Köyüne doğru yol aldık. Keyifli bir güzergahı ile manzaralı asfalt yol boyunca, iki kıtayı ayıran nehir görünümlü boğazın muhteşem görünüşü inanılmaz güzeldi. Bu tablo Sarıyer' den çıkıp henüz beş dakika geçmeden gözler önüne serilince, ister istemez kendimize; “ biz gerçekten şu an İstanbul' da mıyız yoksa Ege sahillerinde mi yol alıyoruz! ” sorusunu sormadan edemedik…

17 Nisan 2009 Cuma

İstanbul' da bahar başka güzel...


İstanbul, tarihi, kültürü ve coğrafyası ile her mevsim ayrı güzel. Ama özellikle bahar ayında, her tepeden bakışınızda ayrı bir manzara. Rengi ve dokusunu içinizde hissettiğiniz; birbirinden güzel çiçekleri, erguvanları, rengarenk laleleri, boğaz manzaralı, konakları, köşkleri ve yalılarıyla, kelimelere sığmayacak güzellikte özel bir şehir.
Bu hafta sonu, pırıl pırıl bir havayı İstanbul’ un nadide güzelliklerinden olan
Mihrabat Korusu'nda geçirdik. Kanlıca sırtlarından körfeze inen alanda 1. Mahmut zamanında kurulan koruluğun alanı oldukça geniş.

9 Mart 2009 Pazartesi

İstanbul baharı karşılamaya hazırlanırken....



İstanbul’ da havalar hala kışın izlerini taşırken bir yandan da baharı karşılamaya hazırlanıyor. Her insan yeni gelen bahar mevsimiyle birlikte kışın o ağır tortusunu ve yorgunluğunu atmaya ve kendisini yenilemeye ihtiyaç duyar. Mevsimlerden baharsa hele ki yaşadığın yer birde İstanbul olunca, böylesi eşsiz güzellikteki bir şehirde yaşamanında farkında olmalı insan! İstanbul’un baharı diğer şehirlerle kıyaslandığında apayrı güzelliktedir. Rengarenk açan laleleri, erguvanları, çam kokulu ormanları, dantel gibi işlenen koyları ve harika boğaz manzarasıyla, Kız Kulesi ve Adalarıyla, tarihi dokusu ve kültürel zenginliği yanında sanat merkezli konumuyla da çok özel bir öneme sahip özel bir şehirdir İstanbul.