Her zaman olduğu gibi bu yılda tatilimiz yine yaz sonuna kaldı:) lâtife tabi ki! bu seçimleri bilinçli yapıyoruz. Hem havalar serin, hem de gezeceğimiz beldeler daha sakin olduğu için bu mevsimi tercih ediyoruz. Bu yıl ki güzergâhımız, daha önce Kuzey Ege’de
gerçekleştirdiğimiz ama eksik kalan doğal ve kültürel hazinelerini
keşfedeceğimiz duraklardı.. Sizlere sırası ile paylaşacağım gezi rotalarımızın
ilki olan Kazdağlarından başlamak istiyorum söze.
Gerek coğrafî konumu, dokusu gerek ise Kazdağı eteklerinde, antik
kaynaklardan ve günümüze kadar gelen tarihi kalıntılardan bu bölgede asırlar
boyunca pek çok yerleşimin kurulmuş olması... bu ilgimi sürekli canlı kılmıştı. Ayrıca Kazdağları'nın talan edilmesine karşı, karınca kararınca dikkat çekmekti amacımız.
Gerçekleştirdiğimiz doğa ve kültür turlarını sizlerle
paylaşırken en büyük gayem; bu topraklarda yaşayan bir insan olarak benim ve
benim kadar sizlerin de ilgisini çekeceğine olan (inancım demek abartı olur
belki ama) istencin oluşması içindir diyebilirim...
Her gidip gördüğümüz tarihi yapıların, antik kentlerin ve
müzelerin içinde dünyanın bir ucundan kalkıp gelmiş olan turistlerin ilgisi, onların sadece birer 'taş parçası' olduklarını bilmelerinden çok öte olsa gerek!.. Geçmişi
sorgularken, neden ve niçin'leri ? bulmak, her taşın, her işaretin anlamını çözmeye
çalışmak...boşuna değil elbette!.

