Müzik Kutusu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Müzik Kutusu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Şubat 2013 Pazar

Hey İstanbul !


Nereden nereye koca şehirde!
Ne az sevdim ne de çok sevildim diyebilirim!.


Hasretin de nefterin
 herşeyim benim
güzelim...

Kayboldu içinde düşlerim! 

15 Mayıs 2012 Salı

inti illimani 19 Mayıs'ta İstanbul'da !





"Gelmiş dünyanın dört bir ucundan
Ayrı dilleri konuşur, anlaşırız
Yeşil dallarız dünya ağacından
Gençlik denen bir millet var, ondanız. "
Nazım Hikmet

Latin Amerika'nın efsanevi müzisyenleri, Şilili devrimci müzik grubu'nun son temsilcileri yeni inti illimani, Müzik Grubu 19 Mayıs Gençlik Bayramı’nda İstanbul’da olacak.

TGB'nin organize ettiği Kardeşlik, Dayanışma ve Barış teması ile örülü, en görkemli Gençlik Bayramı bu sene kutlanacak!

Şölene katılacak grup geleneksel müziklerin yanı sıra, Pablo Neruda ve Rafael Alberti gibi şairlerin eserlerini de besteliyor. Daha önce kendi sayfamda Pablo Neruda’nın şiirleriyle birlikte yayınladığım Şili'li Müzik Grubu’nun ülkemizde hele ki böylesine özel bir günde konser verecek olması oldukça anlamlı...

Farklı coğrafyalara ait sanatsal gösterilerin sergileneceği uluslararası şölen, dünya gençlerinin kardeşliğini temsil edecek.. Şölenin konukları arasında, dünyanın dört bir yanından gelecek olan gençlerle daha da renklenecek bir 19 Mayıs Gençlik Kutlaması yaşanacak...

10 Aralık 2010 Cuma

Taşlar içindeki taşta, insan neredeydi ?



        

Taşlar içindeki taşta, insan, neredeydi?
Havaların havası içinde, insan, neredeydi?
Zamanların içindeki zamanda, insan, neredeydi?
Sen miydin tamamlanmamış insanın o küçük dilsizi
ki caddelerde ve eski izler üstünde yürüyen
o ruhsuz kartalın geçerek ölü sonbaharın
yaprakları içinden,
ölümsüz acılar verdiği ruhuna?

Zavallı el, ayak ve avutulmaz hayat...
Yağmur gibi
parlak ışığı günleri sendeki,
şölenin matador-mızrakları üzerinde,
yaprak yaprak mı bırakıldı
onların karanlık besini
boş ağıza?

Açlık, mercanı insanlığın,
açlık, gizli gelişme, ağaç yarıcısının kökü,
açlık, yükseldi mi parçalanmış sepetin
ta o yüksek, devrilen kuleye?

Sana sorarım, yolların tuzu,
göster bana kaşığı, lütfen, mimarlık,
bırak da bir çöple kazıyayım
taştan yapılmış etaminini çiçeğin,
bütün basamaklarına çıkarak boşluğun
altüst edeyim içini dışını, insanı bulana dek.

Macchu Picchu, taş taş üstüne koydun da
paçavrayla mı attın temeli? Kömürü kömür üstüne
yığdın da,
en alta mı gizledin gözyaşlarını? Altın'a ateşi üfledin
de, kanın titreyen büyük kızıl damlasına da mı üfledin?

Geri ver bana gömülmüş köleni!
Sefilliğin toprak katılığındaki ekmeğini bur,
kölenin giyitini ve penceresini
göster bana.
Anlat, nerde uyurdu O daha hayattayken?
Anlat bana, uyur muydu deliksiz
yoksa esneyip durur muydu yorgunluğuyla
duvara kazınmış bir delikten?

Duvar, ey duvar! Anlat bana, her bir taş-dokusu
ağırlaştırdı mı uykusunu, zahmetle mi battı
uykusu taş-altında batarcasına ayın altında?

Antik Amerika, denize kurban edilmiş gelin,
yabanıl ormandan tanrıların
yüce boşluğuna yürüdüğünde
altında şimşeğin gelin-sancakları ve süslerinin,
davullardan ve mızraklardan bir gürültüye karıştı
senin parmaklarında, soğuk gülü ve soğuk çizgiyi
getiren parmaklarında senin,
genç mısır-tohumunun kankızılı göğsünü getiren
maddenin dokusuna hoşgörüsüz mağaralarda,

Sen de mi sakladın, benim batık Amerika'm,
sen de mi açlığı dibinde,
buruk barsaklarında bir kartalınki gibi?

('Alturas de Macchu Picchu'dan, 'Canto General'
Türkçeye çeviren: İsmail Aksoy)


Şilili Grup "Inti-illimani" - “Tarantella”  
konser görüntüleri 
 





Pablo Neruda'nın hayatını anlatan POSTACI filmi için
dalgalarıaşmak tıklayınız

Şair: Pablo Neruda
Müzik: Şilili Grup Inti-illimali den “Dolencias
Resim: paintingsilove


Esin Bozdemir

17 Mayıs 2010 Pazartesi

Uzaktaki yakın sesler!

 

Taş Devri'nden kalma binlerce yıllık kaya resimleri ve oymaları ile günümüze değin gelen 2.000 yıllık küçük kil heykelciklerden dünyanın en güzel tunç heykelleri ve büstlerine kadar, en zengin oyma ve heykel sanatı ürünlerinin yer aldığı…Yaban ve vahşi hayatın yanında, umut coşku ve hüznü de yaşayan, sıcacık insanlar ve hayat fışkıran renkleriyle içimizi ısıtan keşif ve aşkı uyandıran topraklarıyla Afrika KıtasıVe coğrafyaya özgü aletlerle çalınan geleneksel müziği karmaşık ritmiyle harmanlayan, dinlemekten çok çeşitli ritimlere uygun pek çok dans biçimini, köle ticaretiyle Amerika'ya taşınan, müziği bugün bütün dünyada beğeniyle dinlenen soul, jazz, blues, reggae ve benzeri müzik türlerinin de kökeni olan Afrika Müziği 'ne olan hayranlığım gün geçtikçe beni daha da etkiliyor...

19 Kasım 2009 Perşembe

Bende Çin seddi’nde yürümek istiyorum!

" kar manzaralı bu resim çok daha gizemli göründü bana! "

Dün internet ortamında haberleri okurken ABD Başkanı’nın Asya turu kapsamındaki Çin gezisini ve Çin Seddi'ni ziyaret edişiyle noktaladığına dair yazıları okudum. Başkan Obama’ nın o tek başına yürüyen “Issız Adam” fotoğrafını görünce, doğrusu bende, kendi kendime düşünmeden edemedim. Acaba bu yürüyüşü esnasında kafasının içinden ne gibi düşünceler geçiyordu! İnsanız ya, her tür kurgulamak mümkün; Olumlu-olumsuz, şov, strateji vs… ya da hiç birisi! Hele ki içini ve iç dünyasını o an kim bilebilir! Doğruları, yanlışları ile herkesin kendisi ile hesaplaştığı olmuyor mu ki! Hem de ne çok…

22 Ekim 2009 Perşembe

Cafe Anatolia ile müziğin gizemli yolculuğundayım...

Son zamanlarda tutkulu bir şekilde Cafe Anatolia müziklerini dinliyorum. Grup üyelerini pek göremediğimiz ama bildiğimiz pek çok şarkıyı ve fon müziğini çok daha etkileyici bir düzenlemeyle birbirinden güzel enstrumantel forma dönüştüren bu grubu doğrusu bende oldukça merak ediyorum.

Günümüze gelinceye dek hit olmuş şarkıları enstrumantel olarak keyifle dinlerken bir yandan da müziğin o içime işleyen tınılarına kapılıp sesli olarak “şimdi uzaklardasın” söyleyerek adeta gruba eşlik ediyorum. Sanki Cafe Anatolia Müzik Grubu bulunduğum mekanda benimle birlikte ve bende o çok sevdiğim şarkıları grupla birlikte defalarca prova yapmışız da nihayet “tamamdır “ edaları içinde adeta büyük bir ustalıkla okuyorum bir anda !… yada bana öyle geliyor demek daha doğru olur. Şarkı söylemek konusunda ustalık kim ben kim! Nacizane bir dinleyiciyim sadece, bir de işte öyle içimden geldiğinde hoş melodilere eşlik edenlerdenim.

“ Söyleyene değil söyletene bak” dememişler boşuna… Böyle usta müzisyenler olunca eh bende söyleyiveriyorum işte kendi kendime, yeter ki söylediklerimiz bunlar olsun diye de ekliyorum içimden…

14 Ekim 2009 Çarşamba

Her Sonbahar Gelişinde


Hazan mevsimidir sonbahar
Hüznünse diğer bir adı
Düşen bir yaprak gibi
Kayıp giderken birer birer...
 
Senden ne bir ses var ne de bir haber!..
 
Işıksız gecelerin koynunda süzülürken
Bir kıvılcım daha kopup gider yüreğimden
Gözyaşlarım içimi eritir
Sensizlik denizinde kaybolurken...
 
Ah beni bir duyabilsen!..
 

12 Ağustos 2009 Çarşamba

Yılın en karizmatik düeti Burhan Öçal - Claude Challe

İstanbul, dünya müzik arenasının 2 karizmatik ismini Burhan Öçal ve Claude Challe’i çok yakında; Gillette Fusion Power ana sponsorluğunda 14 Ağustos gecesi Unilife’in Organizasyonu ile True Blue’da ağırlayacak.

Dünya sosyetesinin bir numaralı dj’i olarak kabul edilen Claude Challe, aynı zamanda Paris’in efsanevi kulüpleri LES BAINS DOUCHES ve BUDDHA BAR’ın arkasındaki isim ve Carnigie Hall ve birçok farklı ülkenin festivallerinde performans göstermiş ve ünü ülke sınırlarını aşmış olan dünyaca ünlü perküsyon üstadı Burhan Öçal’ın muhteşem füzyon performansı ile müzikseverlerin karşısında olacak.

Katıldığı festivallerle on binlerce kişiyi Türk Müziği ritmleri ile coşturan Burhan Öçal’a Fransız gazeteciler “Darbukanın Şövalyesi” adını taktılar.

“Hayatım boyunca yaptığım müzik, kendimi ve geçmişimi aramanın yolu oldu. Kendi insanlarımın müziğinden yola çıkıp evrenseli yakalamaya çalışıyorum” diyen Burhan Öçal (*) yerelden, evrensele doğru uzanan müzik yolculuğunda başarıyla çalışmalarını sürdürüyor…

Kulağımıza oldukça aşina gelen pek çok parçanın hit olmasında önemli rolü olan ve başarılı Dj. liği ile müzik dünyasında yer edinen Claude Challe‘i ve dünyaca ünlü Perküsyon üstadı Burhan Öçal’ı bu ilk prömiyerinde canlı performansı ile dinlemek isterseniz ve imkanınız da varsa henüz vakit varken biletlerinizi almanızı öneririm.
Tarih :14 Ağustos 2009

Yer : Fenerbahçe/İst True Blue
Tel : (216 - 550 51 95) Fax: (216 - 550 54 70)
Bilet :
Biletix
Kaynaklar: (*) doublemoon & Biletix
Claude Challe ve Burhan Öçal kişisel web sitelerinde çok daha ayrıntılı bilgiler bulabilir ve albüm parçalarının bazılarını da dinleyebilirsiniz.


Küçük Bir Not:Konserin ardından bu muhteşem ve karizmatik ikilinin performanslarını izleme şansına sahip izleyicilerimizin de yorumlarını beklerim. Şimdiden keyifli bir müzik ziyafeti dilerim...

28 Temmuz 2009 Salı

Dünya Müziğinin Yalın Ayaklı Divası!


CESARIA EVORA

Dünya Müziğinin Yalın Ayaklı Divası Çok Yakında İstanbul’da !

Hayat verdiği hüzünlü şarkılarla Afrika’nın renklerini yansıtan “Grammy Ödüllü, Folk Şarkıcı 31 Temmuz’ da İstanbul’da” Türk seyircisi ile buluşacak…

Son stüdyo albümü Rogamar ile şarkılarını denize ve aşka adayan, dur durak bilmeden dünyanın dört bir köşesinde verdiği konserlerle büyük ilgi gören ve dünya müziğinin yalın ayaklı divası Cesaria Evora bir yaz gecesini şarkılarıyla unutulmaz kılmak için yeniden hayranlarıyla bir araya gelecek.

20 Mayıs 2009 Çarşamba

Loreena McKennitt hayranlarına müjde!



Dünyayı dolaşarak müziğine yerel sesler katan Kanadalı şarkıcı Loreena McKennitt, benim gibi binlerce Türk hayranının da çok yakından takip ettiği özel sanatçılardan biri.

Çok yakın bir tarihte 13 Haziran 2009'da Türkiye'de vereceği konserle müzikseverlerin karşısında olacak sanatçı, konserini Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesinde gerçekleştirecek.

Büyük bir keyifle dinlediğim o çok özel; harpten, laternaya ve akordiyondan, ud, lir, kanun ve nyckelharpa(Iskandinavya kemani) na kadar her biri sahibi bilinmeyen birer hazine olan enstrumanlarıyla da ayrı bir şölen havasındaki konserleri izlenmeye değer…

22 yıllık müzik kariyerinde 'eklektik Kelt' müziği ile dünya çapında beğeni toplayan sanatçının son albümü “An Ancient Muse”da (Eski Bir İlham Kaynağı) yolu Türkiye topraklarından geçen bir müzikal. Kendisinin “müzikal seyahatname” olarak da tanimladigi projesinin, en yeni bölümü olan, yedinci albümünü, takdim edişi, çok yerinde.

31 Mart 2009 Salı

Hayatımızın Vazgeçilmezi Müzik...


Hepimizin hayatında özel yeri olan ve "bu bizim şarkımız!" dediğimiz, bazen bizi hüzünlendiren, bazen sevindiren anılarımızın birer görülmez şahididir şarkılar...


salif keita feat cesaria evora Yamore

Müzik evrensel bir duyguyla hangi dilden ve ırktan olursa olsun her birimizi ortak bir dille birleştiriyor. Bu yüzden tüm dünya insanlarının belkide tek ve en önemli buluşma noktası seslerin dünyası...


Benim büyük bir zevkle dinlediğim dünya müziklerinden oluşan çok sevdiğim müzisyenlerin en favori parçaları...

Eminim sizlerde beğenerek dinleyeceksiniz...

19 Mart 2009 Perşembe

Farid Farjad' ın kemanından yansıyan nağmeler...


İnsanın içine işleyen tınılarıyla kemanı bu derece güzel konuşturan Farid Farjad, beni etkilediği kadar öyle sanıyorum ki sizide etkileyecektir.

Eski bir Fars çalgısı olan Rebabın modern şekli olan kemana belki de tarihi bağları nedeniyle bu kadar melankolik bir anlam yükleyebilen FARID FARJAD İranlı bir keman virtüözü.

Çok yakın bir tarihte Türkiye'de de konser verecek olan sanatçının bu harika performansı kesinlikle izlenmeye değer nitelikte olacaktır. Ben bu konseri izlemeyi çok istiyorum. Eğer izleme fırsatım olabilirse mutlaka konser hakkındaki yorumlarımı da sizlerle paylaşacağım.Şu an dışarıda yağmur yağıyor ve ben çok beğendiğim bir iki eseri sizin için seçtim. Şimdi gözlerinizi kapatın ve yüreğinizin götürdüğü yere doğru kısa bir yolculuğa yelken açın...