Ekim ayında Ege kıyılarına gerçekleştirdiğimiz 10 günlük tatilimizin ilk haftasını Çeşme'nin harika koylarında Boyalık'ta geçirmiş, ikinci destinasyonu, Seferihisar'ın şirin sakin beldesi Sığacık'ta ve Sığacık çevresindeki Teos Antik Kenti ziyareti ile sürdürmüş... Ve bloğumda gezi notlarımı buraya kadar paylaşmıştım. Geriye kalan 3 günlük tatilimizi ise (pek çok kez gittiğimiz, ama genellikle Eski Foça'da konakladığımızdan...) bu defa Yeni Foça'da karar kılmış... Ancak ne yazık ki bu son destinasyonu resim çalışmalarımın yoğunluğundan ve katıldığım sergilerden dolayı... yeni yıl öncesinde bir türlü paylaşım yapamamıştım. Koskoca bir ayın geçtiğini görünce ve yeni bir projeye başlamadan önce, nihayet geçtim bloğumun karşısına.
Önce fotoğraflarımızı yerleştirdim, sonra her karede filmi geriye sararak... anılar kervanında dolandım. Vee... yazılı kayıda başlıyorum.
Nispeten havanın daha ılıman geçtiği Çeşme'den sonra Yeni Foça, daha rüzgârlı ve deniz alabildiğine dalgalıydı. Hava 5-10 derece düşmüştü. Yine de güneş yüzünü hiç göstermiyor değildi!. Merkezde ve sahile oldukça yakın, aile işletmesi olan bir butik otelde konaklayarak... dalga sesleri eşliğinde uykuya daldığımız, denize nazır teras katında, yöresel lezzetlerle buluştuğumuz... akşamları kıyı şeridinde uzun uzun yürüdüğümüz ve seyrine doyamadığımız renkler içinde, hiç bitmesin istediğimiz nefis gün batımlarıyla sessizce geceyi karşılamak.... huzur vericiydi!.




