Portekiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Portekiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ekim 2017 Çarşamba

Lizbon - Okyanusa Şarkılar Söyleyen Şehir


Yola çıkmak! Yitirmek ülkeleri! Bir başkası olmak süresiz,
Yalnız görmek için yaşamaktır. Köksüz bir ruhu olmak!
Kimseye ait olmamak, kendime bile! Durmadan gitmek, sonu olmayan
Bir yokluğun peşinde. Ve ona ulaşma isteği içinde!
Böyle yola çıkmaktır yolculuk. Ama ben açık bir yol düşünden öte,
Bir şeye gerek duymuyorum yolculuğumda. Gerisi sadece gök ve toprak. (*)
Portekizli şair Pessoa’ya ait olan bu dizeler yola çıkmaları, yolculukları irdeliyor. İnsan yollara, yolculuklara niçin çıkar? Şairin dediği gibi midir yolculuklara çıkmak? Portekiz’li şair çok derin düşünmüş elbette. Ben kendi yolculuklarımın analizi yaparken belki bu kadar derin düşüncelerin peşinde sürüklenmiyorum ancak ben de; keşfetme ve öğrenme merakımın dışında, ruhumu özgürleştirmek, kendimi daha  iyi ve gerçek anlamda yaşadığımı hissetmek ve pek tabii keyif almak için çıkıyorum bu yolculuklara. Bu yolculuklar ve geziler aynı zamanda beni besliyor; hayata bakışımı ve düşüncelerimi derinleştiriyor. Yeni bilgilerle zenginleşen dağarcığım ve yakınlaştıkça diyarlara sınırları da ortadan kaldırıyor; önyargılarımdan arınırken hoşgörüm de artıyor.  Bu yüzden, hissettiklerim, gezip gördüklerim, öğrendiklerim yalnız bende kalmasın, onları siz de yaşayın ve siz de bu yolculuklara çıkın istiyorum.  Kendi kişisel tarihimize not düşmenin yanında paylaşımlarımdaki gerekçelerden biri de bu. 

19 Ağustos 2017 Cumartesi

Portekiz Cabo da Roca, Cascais ve Sintra'dan izler ve yansımalar



Sular çağırıyor beni, Denizler çağırıyor,
Beni çağırıyor ete kemiğe bürünen tüm uzaklıklar
Ve denizlerin geçmişte yaşanmış bütün çağları beni çağırıyorlar.
***
Ah, gidebilmek, nasıl olursa, nereye olursa!
Gidebilmek o açık denizlere, dalgalar, tehlikeler içinden,
Yol almak açıklara, başka yerlere, Soyut Uzaklığa,
Belirsizlik içinde, gizemli gecelerin karanlığında,
Rüzgâra, kasırgaya kapılmış bir toz zerresi gibi sürüklenircesine!
Gitmek, gitmek, hiç durmadan gitmek! (*)
Endülüs Turu kapsamı içinde Portekiz ve İspanya gezimizin birbirinden ilginç destinasyonlarını kaldığımız yerden anlatmaya devam ediyorum. En son bir Ortaçağ kenti olan Obidos’u ziyaret etmiş; Obidos’un kent surları içinde konumlanmış daracık parke taşlı sokaklarında, beyaz rengin hâkim olduğu geleneksel boyalı evlerin, kiliselerin arasında dolaşmış, sıcacık konukseverlikleriyle turistleri karşılayan Obidos’lu küçük işletmecilerin harika sunumları eşliğinde, meşhur ‘Ginja’ kiraz likörlerinden içmiştik.Ve Obidos, çağlar öncesinin vakur ve aynı zamanda bizi, bir ‘Şekspir’ oyununa davet etmişcesine çok özel bir şekilde ağırlamış ve güzel izlenimlerle ayrılmıştık bu kentten. 
Bundan sonra ki rotamız Lizbon, ancak öncesinde Lizbona’a yakın iki ayrı sahil kenti;  Cascais ve Sintra'ya gideceğiz ama bu arada Avrupa’nın en batı noktasına,  yani Atlas Okyanusu’nun kıyısına ‘Cabo da Roca’ya uğrayacağız.

26 Temmuz 2017 Çarşamba

Portekiz'de Bir Ortaçağ Kenti Obidos

Okyanus dalgalarını ardımızda bırakarak Nazare’den ayrıldıktan sonra, etrafı surlarla çevrili ve yüksek bir tepe üzerine kurulmuş olan Obidos kentine geliyoruz. Bir Ortaçağ kenti olan Obidos 12. yüzyıldan günümüze kadar korunmuş yapılarıyla Portekiz'in en pitoreks kentlerinden biri.  
Eski bir Kelt ve Roma yerleşimi olan Obidos’ta yaklaşık 3 bin kadar insan yaşıyormuş, nüfusundan da anlayacağınız gibi, Ortaçağ kent dokusu içinde küçük ve şirin bir kasaba burası, yerleşim ise kalenin çevresini kaplayan surların içinde kompakt bir şekilde düzenlenmiş. Bu yüzden sokaklar daracık, evler ise içiçe.

18 Temmuz 2017 Salı

'Yitik Ada'nın Öyküsü' José Saramago

Kimin aklına gelir İber'i koparıp Okyanus 'a sürüklemek, hem de Amerika kıyılarına getirip New York 'un önünü kapatma tehlikesi ile karşı karşıya bırakmak! Böylesine engin bir hayal gücü ve kurguyu uzun, şiirsel ve devrik cümleleriyle yapsa yapsa ancak Jose Saramago yapar ;)  
Portekiz'li yazar Saramago'nun uzun zamandır okunmak üzere baş ucumda duran kitabı 'Yitik Adanın Öyküsü ' nü nihayet kısa bir süre önce bitirdim. Aslında kitaba daha önce başlamış ancak o aralar, yurdışı seyahatimizin ön hazırlıkları, vize takip işleri ve bir müddette heyecan dolu bekleyiş süreçleri  yaşarken, kitaba bir türlü konsantre olamamış, gelişen sıradışı hikâyenin içine girememiştim. Neyse ki bekleyişlerimiz nihayete ermiş ve şükürler olsun ki Portekiz ve İspanya (Endülüs turu) gezimizi gerçekleştirmiştik. Artık bu geziden sonra Saramago'nun kitabını okumak daha bir heyecanlı olacaktı benim için... 

13 Temmuz 2017 Perşembe

Okyanus Dalgalarının ve Balıkçı Kadınların Şehri Nazaré

"Ruhumun olanca özgürlüğüyle bakıyorum uzaktaki o vapura ve yavaşça bir dümen dönmeye başlıyor içimde." Fernando Pessoa
Ve… Portekiz gezimizin en beğendiğim destinasyonlarından birine geliyor sıra. Araya bayram ve bir de mevsim normallerinin üzerinde seyreden kavurucu sıcaklar da girince; buharlaşmaya yüz tutan bünyeyi, siesta uygulamasına geçerek kurtarıyorum ;) bu yüzden 13.00 ve 17.00 arası kepenklerimiz iniyor ;) ancak akıllı tf.lar imdadımıza yetişiyor! böyle anlarda can yeleğimiz oluveriyor;  instagram, facebook irtibat hatları ile anında paylaşılan görüntülerle, sosyal hayat canlılığını korurken! ben de arada bir ‘yaşıyorum, hayattayım' mesajı veriyor; Portekiz müzikleri eşliğinde bir yandan Endülüs kitapları ve bitirmek üzere olduğum Lizbon’lu yazar Jose Saramago'nun 'Yitik Ada'nın Öyküsü' kitabı ile İber Yarımadasından Okyanus’a doğru seyr-ü sefere çıkıp, yanında da buzlu soğuk içecekler ve yüzüme düşen bir iki dost tebessümü ile ancak kendime gelebildiğim günlerin içinden geçerken daha fazla rehavete kapılmadan Endülüs gezimizi kaldığımız yerden anlatmaya devam ediyorum. Oh!.. nokta :))) Saramago'nun etkisi bu!..uzunnnn ve devrik cümleleri okuya okuya bana da sirayet etti sanırım. Şimdi Okyanus’un dev dalgalarıyla buluşup göz kamaştıran sahillerinde gezecek ve püfür püfür esen rüzgârlarıyla da bir güzel ferahlayacağız.

7 Temmuz 2017 Cuma

Portekiz’in kutsal mekânı Fátima

Guimaraes’den sonra Lizbon’a doğru yola çıkıyoruz ama Lizbon’a varmadan önce Porto ve Lizbon arasında görmek istediğimiz bir iki yer olacak. Endülüs turumuzun içinde asıl bu geziyi renkli kılacak olan destinasyonlar ‘extralar’a tabi olan yerler. Gideceğimiz yer de extralardan biri olan Fátima. (Lizbon'a 123 km, Porto'ya ise 187 km uzaklıkta.) 
Her ülke, içinde barındırdığı farklı bölgelerin ve kültürlerin birer sentezi.  Bir ülkeyi tanıyabilmek için sadece o ülkenin bulunduğu coğrafi yapıyı görmek yeterli değil elbette! o ülkenin coğrafi yapısı ve tarihi dokusu yanında, sosyal yaşamını şekillendiren inanç sistemi, gelenek ve görenekleriyle de buluşmak gerek. Demem o ki, Portekiz gezimizin 3. gününde Hıristiyanlığın en büyük hac ve ibadet merkezlerinden biri olarak kabul edilen üstelik adını Müslüman bir isimden, Hz Muhammet’in kızı FATİMA’dan alan bölgeyi ziyaret edeceğiz.

24 Haziran 2017 Cumartesi

Portekiz'in doğduğu şehir Guimarães

Braga’dan sonra Portekiz’in eski başkenti Guimarães’e hareket ediyoruz. Guimarães, Braga’ya oldukça yakın mesafede. Etrafı yemyeşil dağlarla çevrili Guimarães, tarihini korumuş ve tarihiyle bütünleşmiş bir kent olduğunu, daha kente girdiğimiz andan itibaren hissettiriyor bize. Braga’da olduğu gibi Guimarães’da da, geniş meydanlar karşılıyor bizi. 
Guimarães’in bugüne kadar korunmuş olan tarihi dokusu yanında en önemli özelliği Portekiz’in kuruluşunda oynadığı rol. 

19 Haziran 2017 Pazartesi

Portekiz'in İnanç Merkezi Braga

Portekiz gezimizin ikinci durağı, Porto’ya yaklaşık 45 dakikalık bir mesafede Portekiz’in kuzeyinde yer alan Braga şehri, eski adıyla “Bracara Augusta”. Şehir Bracari adında bir Kelt Kabilesi tarafından kurulmuş, daha sonra ise Romalılar tarafından işgal edilen bölge, 11. yüzyılda ülkenin dini başkenti ve büyük bir başpiskoposluğun merkezi haline gelmiş. Avrupa’nın güneybatısında, İber Yarımadası üzerinde yer alan ve Portekiz’in en büyük 3. şehri Braga’da bu yüzden oldukça fazla kilise ve katedral bulunuyor.  
Dini inançlarına ve geleneklerine bağlı olan halkın koyu bir Katolik olduğunu öğreniyoruz.  Avrupa’nın en çok kilisesine sahip olan Braga, geçmişinde olduğu gibi bugün de Portekiz’in inanç merkezi olarak kabul ediliyor. Şehrin tarihi ise bir hayli eski. Milattan önce 21. Yüzyılda kurulmuş olan şehrin,  İber Yarımadasının Hristiyanlaşmasında büyük rol oynadığı biliniyor.

14 Haziran 2017 Çarşamba

Porto'dan izler ve yansımalar

Hindu dininde gezginlerin koruyucu bir tanrısı varmış İndra. O bir gence diyor ki; “düş yollara, yolculuk insanın insan olmaktan kaynaklanan kusurlarını giderir, yeni ufuklar açar. Yolculuk yapmayana mutluluk yoktur." 
Üstelik gezince insan, yaşadığı rutin hayatın dışında pek çok yaşamlara tanıklık ediyor. Farklı coğrafyalar, farklı kültürler, farklı hayatlarla buluşunca dünyaya bakışı da değişiyor! İnsan her yerde hep aynı insan, ama insanı diğerlerinden farklı kılan en önemli özelliği bilinci. Akıl ve mantık süzgecinden geçmiş bilinçli toplumlarda hayatın seyri de değişiyor. Sanata, tarihe, doğaya, insana tüm canlılara, kısaca hayata verilen değerle o şehirler, kentler, köyler bambaşka bir çehreye bürünüyor. Ayrıca gezerken, pek çok şeyi gözlemleme fırsatı buluyorsunuz, aynı zamanda kendi coğrafyanızla da kıyaslama yapıyorsunuz doğal olarak. Görmenin, duyumsamanın da çeşitli biçimleri var. Eğer ki çok iyi bakarsanız etrafınıza, bir dolu gözlem ile pek çok bilgiye, kaynağa da sahip oluyorsunuz.  Anılar hanenize ise yenileri ekleniyor. Demem o ki, yeni yerler görmenin artıları bir hayli çok.