İstanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İstanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ocak 2018 Salı

Sömestre tatilini İstanbul'da geçirecek olanlar, size önerilerim var!

Yarıyıl tatilinizi geçirmek üzere İstanbul’a geldi iseniz, yada İstanbul’da yaşıyor olduğunuz halde çocuklarınızı gezdirmek için, yarıyıl tatilini beklediyseniz, işte şimdi tam da zamanıdır gezmelerin. 
İstanbul kültür, sanat, tarih, sinema, tiyatro, sergiler ve harika doğa manzaralı korular ve müzeleri ve daha fazlasını görmek, gezmek ve eğlenmek için oldukça zengin bir şehir. Ancak İstanbul’un büyük bir metropol olduğunu göz önünde bulundurarak zamanı doğru ve efektif kullanmak için tatil programınızı dikkatli yapmalısınız. Bu yüzden erken hareket etmelisiniz. Size en makul olacak ulaşım aracını seçerek görülecek yerlere dair önerilerimizi de bu doğrultuda tercih edebilirsiniz.   
Devamı  

20 Şubat 2016 Cumartesi

Beyoğlu'ndan izler ve yansımalar


Uzun zamandır Taksim’e gitmemiştim. Hem güvenlik açısından bir risk taşıdığı için, hem de ardı ardına kapanan mekanlarla içi boşalan bir Beyoğlu artık ne kadar cazip olabilirdi? doğrusu pek emin değildim! Ama illaki yerinde görmeliydim. Ve sonunda gittim Taksim'e. Taksim meydanı gri beton yüzü ile ruhunu kaybetmiş bir halde idi. O, görmeye alışkın olduğumuz ve dünyanın her yerinden gelen turistlerin uğrak yeri olan İstiklâl Caddesi kimliğini kaybetmişti sanki. Kış mevsiminde olsak da aralarda güneş bahar tadında yüzümüze gülerken şimdi bu tenhalık içinde tek tük gördüğüm turistler hiç Beyoğlu manzarasına uygun değildi. Ortalıkta ne bir bey vardı ne de beyin oğlu!. Her yer arabeskin kralı olmuştu adeta. Genellikle İstiklal Caddesi çok daha fazla turisti ağırlardı hep. Şimdilerde ise Suriyelilerin hakim olduğu Beyoğlu’nda, kulağıma gelen sesler içinde de baskın olarak Arapça müzikler duyunca, 'ben neredeyim!' dedim şaşkınlıkla. 'Neredeyim, nereye geldim!.'

Sokak çalgıcıları içinde dahi Suriyeliler sanki daha fazla idi. Oysa Taksim bir zamanlar farklı kültürlerden insan manzaralarıyla dolup taşar; klasik müziğinden, rock müziğine, halk müziğinden, protez müziğine, kafeleriyle, barlarıyla, sanat merkezleriyle, çok daha cıvıl cıvıl olurdu.

15 Temmuz 2015 Çarşamba

YOKSA SİZ DE BAYRAM TATİLİNİZİ İSTANBUL’DA MI GEÇİRECEKSİNİZ !


İSTANBUL’U KEŞFETMENİN TAM ZAMANI ŞİMDİ

Bayram tatiline sayılı günler kala henüz tatil planı yapmadı iseniz ve bu bayram tatilinizi İstanbul’da geçirecekseniz eğer uzun bir bayramı nasıl değerlendireceğiniz konusunda,  ortalama her bütçe için uygun olabilecek bazı gezi rotaları belirledim size. İstanbul koca şehir, gez gez bitmez, ama İstanbul’da bazı yerler vardır ki onları da görmeden olmaz.

İstanbul, yedi tepeli şehir, her tepeden bakışınızda ayrı bir güzellikle karşılaşırsınız. Her geçen gün ne yazık ki biraz daha kalabalıklaşıp, biraz daha beton yığınları arasında kalsa da.. yine de o halâ çok güzel ve çok özel bir şehir!..  Yaz geldi, okullar kapandı, yazlıkçılar İstanbul’dan ayrıldı. Okul servisleri de yok artık, dolayısı ile diğer mevsimlere göre biraz daha az kalabalık gözlenmekte. Ama İstanbul tamamen tenhadır diyemiyorum yine de. Özellikle dini bayramlar yabancı turistlerin tercih ettikleri bir süreç oluyor. Peki gelelim bizim yerli turistlere ;)

26 Ocak 2015 Pazartesi

Anadolu Kavağı


Anadolu Kavağı İstanbul Boğazı’nın Karadeniz’e açılan kapısı. Konumu gereği hem bir balık cenneti, hem de tarihi dokusuyla yerli ve yabancı turistler için de nadide bir köyümüz. İster kara yolu ile isterseniz deniz yolu ile boğaz turu yaparak Anadolu Kavağı’na ulaşın. Denizi sakin ve havayı da güneşli gördüğünüz an ille de yazın gelmesini beklemeyin. Mis gibi orman ve iyot kokusunu içinize çekmek ve manzarayla bütünleşmek için koyulun yola! kendiniz için en pratik yolu uygulayın ve soluğu alın Anadolu Kavağı’nda.

21 Ocak 2015 Çarşamba

Tekfur Sarayı İstanbul'un büyülü mekânı


Tekfur Sarayı,  İstanbul Fatih İlçe sınırları içerisinde, Edirnekapı Semti’nde bulunuyor. Kara surlarına bitişik olarak inşa edilmiş olan saray, kalın duvarlarla çevrilmiş ilginç bir mimariye sahip. Tekfur Sarayı hem Bizans imparatorluk Sarayı, hem de bir prens evidir. Bizans´ın son asırlarında kullanılan görkemli Blahernai Sarayı kompleksinden bugün sadece Tekfur Sarayı denilen bu yapı ayakta kalabilmiş. Bu eser bugün dünyada bulunan tek Bizans Sarayı'dır. Piri Reis´in meşhur İstanbul minyatürünün de en önemli figürlerinden biridir. Ayrıca meşhur Kaşıkçı Elmasının da bulunduğu yerdir burası.

21 Ağustos 2014 Perşembe

Boğaz'ın antik gelini KIZ KULESİ



Geçmişi 2500 yıl öncesine dayanan ve neredeyse İstanbul’un tarihine eş bir tarih yaşamış ve bu kentin yaşadıklarına tanıklık etmiş Kızkulesi İstanbul’un en önemli anıtsal yapılarından biridir. Onsuz İstanbul eksik kalır. Nice aşkın, sevdanın, yalnızlığın ya da ulaşılmazlığın simgesi olarak sanatçılara; -ressamından, yazara, şairinden, müzisyene, yönetmeninden, fotoğrafçıya-  ilham kaynağı olmuş; sanatçının tuvalinde, objektifinde, kamerasında, dizelerinde, satırlarında ve bestelerinde tüm gizemiyle yerini almıştır.
Kız Kulesi öyle bir konumdadır ki, onu vapurda, İstanbul’un boğaz şeridindeki tüm semtlerinde, tepelerinde görebilirsiniz. Harika silueti fotoğraf tutkunuzu harekete geçirir adeta. Kız Kulesi zarif görüntüsü ile öyle güzel pozlar verir ki size… şair de olursunuz bir anda ressam da.

22 Ekim 2013 Salı

Kadıköy’de sokağın müziği


Uzun zamandır Kadıköy’ün kalabalık ortamına karışmamıştık.. Yaz sıcaklarının rehaveti, yaz sonu tatili ve bayram derken… nihayet hafta sonu yolumuzu gönüllü düşürdük Kadıköy’e. İstanbul’da bazı semtlerin kalabalığına tahammül edemeyebilirsiniz ama Kadıköy başkadır.. Çünkü Kadıköy demek aynı zamanda sanat demek, kültür - müzik - gösteri demek!..

İstanbul’un hemen her yerinde taşan nüfusun yansımalarını, Anadolu Yakası'nın en büyük ilçesi olan Kadıköy’ de de fazlası ile hissediyorsunuz. Kozmopolit görüntü her yerde olduğu gibi Kadıköy de de hakim!  Ama yine de birikimli insan kesitinin çoğunluğu temsil ettiği Kadıköy’ün dinamik ve renkli sokakları bu yüzden rahatsız edici gelmez insana.. Hele bir de tutku ile bağlanmışsanız Kadıköy’e.. o zaman seversiniz her köşesini ayrı ayrı… 

Ara sokakları, sahili, tarihi çarşısı ve eğlence mekanlarıyla birçok alternatife sahiptir Kadıköy. Balıkçılar ve baharatçıları, Kadıköy Çarşısının gözdelerindendir. Antika meraklıları için antikacılar sokağı, kitap ve müzik tutkunları için Akmar Pasajı Kadıköy'ün ilk göze çarpan renklerini oluşturur.

21 Mayıs 2013 Salı

İstanbul'da gece ve yansımalar




Ne günlermiş, ne günlermiş

Yıldızlar, mehtap, çamlar altında
Ne günlermiş, ne günlermiş
Gelip geçmiş!
Vapurlar değil, Boğaz'dan geçen;
Boğaz'dan yalılar geçiyor,

21 Aralık 2012 Cuma

İstanbul'a kar düşünce!..


Mevsimin ilk karı salına salına inince İstanbul semalarına...
martılar kanat çırpıyor coşkuyla Bakırköy Özgürlük Meydanı'nda!
veee.... kırmızı başlıklı kız pufidik pufidik karlar yağarken, pür telaş koşuşturanların aksine, telaşsız ve aheste içine sindire sindire sekerek ilerliyor yolunda!.. 'ohhhh dünya varmış!.. yağsın beyaz karlar... içimize ferahlık, dışımıza aydınlık getirsin....'

'karnınız mı aç martıcıklarım!.. alın bir parça  simit de  size, göz hakkınızdır...aaa!...neredeyse havada kapacaksınız elimdeki nimeti!.. Nimet dedim de aklıma düşürdünüz 'Nimet ablamızı'!..e..artık bir bilet de biz alalım...almak niyetinde değildim aslında!..bana çıkmaz ama belli mi olur! belki de çıkar ne de olsa bugün dana'nın kuyruğu mu kopacakmış, yoksa kıyamet mi kopacak!!..ha ha hayyyyy...!bu memlekette her gün kıyamet kopuyor ya...hayret birşey doğrusu!.. halk sokaklarda!ekmeğinin derdine düşmüş!..ekmek aslanın ağzında mı!lambaya püfffff diye'nin iki dudak arasında mı! adalet istiyoruz adalet!..martıcığım! kul hakkı, göz hakkı, hak-hukuk ama nerdeee!..'

2 Aralık 2012 Pazar

Sultanahmet Meydanı’nda tarihe dokunmak!

İstanbul’un kalbidir Sultanahmet!. her köşesi buram buram tarih kokar!..  Ayak bastığınız taşlı yollarında, göğe uzanan gizemli ve tılsımlı sütunlarında, camilerinde,  bahçe ve avlularında dolaşırken ve mezar taşlarında okuduğunuz isimlerde, düşünürsünüz,  kimler gelmiş kimler geçmiştir bu topraklarda!.. ‘ab-ı hayat’ suyundan da içseniz nafile! Sultan Süleyman’a bile kalmamıştır bu dünya! ‘ dersiniz …. ve yüzyıllar öncesine dokunursunuz!..
'Sultanahmet Meydanı’ndayım acaba farkında mıyım! ' 

27 Kasım 2012 Salı

Git gidebildiğin yere…



Martıları bir başka sevdim İstanbul’da…
Sırları çok, tanıklıkları çok!

Hele bir vapur kuytusunda..


Giderken Kadıköy'den Karaköy'e...

Takılmak var ya kanatlarına!


Dalgalarla yarışırcasına
çığlık çığlığa!..


Ve uzaklardan seslenir Orhan Veli bir anda!;

Heeey !
Ne duruyorsun be,
at kendini denize.
Geride bekleyenin varmış,
aldırma!
Görmüyor musun,
her yerde hürriyet.
Yelken ol, kürek ol,
dümen ol, balık ol, su ol.
Git gidebildiğin yere…

28 Nisan 2012 Cumartesi

Rahmi Koç Müzesi - Bu müze başka bir müze!

Gezmenin de bir zamanı var!.. gönül arzu eder hep, ama bugün yarın derken ertelenir çoğu kez ya da olmayacak başka şeyler giriverir hayatına ve esir eder insanı. Ve ‘o an’ bir türlü gelemez!.. işte bu yüzden bazen plansız programsız spontane hareket etmek iyi gelir insana.. Ve ben bugün bir değil, iki değil tam üçüncü kez gittim aynı müzeye! Nereye mi? Rahmi Koç Müzesine. Ama bu sefer sadece kendim için değil aile büyüklerini götürmek içindi gezimiz! 
Çağdaş Müzeciliğe örnek gösterilecek bir müze Rahmi Koç Müzesi. İstanbul’un Haliç kıyısında (Hasköy’de) yer alan Rahmi M. Koç Müzesi ulaşım, endüstri ve iletişim tarihine ışık tutan Türkiye’nin ilk büyük müzesi. 27.000 metrekarelik geniş bir alana yayılmış olan, kapalı ve açık alanlarda sergilenen müzede aklınıza ve hayalinize gelemeyecek kadar çeşitliliği ve değeri paha biçilmez önemde koleksiyonları görebilmeniz mümkün.

12 Kasım 2011 Cumartesi

İstanbul'un bayram halleri !..


Böyle olur İstanbul’un bayramı!

Bu bayramda yine İstanbul’da artık görmeyi alışa geldiğimiz büyük bir kaos ve izdihamın hat safhada olduğu bir trafik ve anlamının giderek yitirildiği bir anlayış içinde bir bayram daha yaşandı ve bitti…

Hava mevsim normallerinin üzerinde olunca, İstanbul’da gezilecek ilk akla gelen yerlerden biri olan Beyoğlu’nda da müthiş bir kalabalık vardı.


21 Ağustos 2011 Pazar

Sultanahmet' te bir iftar vakti



Ramazan ayının gelmesiyle her sene çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapan Sultanahmet yine bu yılda yerli ve yabancı turistlerin istilasına uğramış… bir yanda Ayasofya yönünde hummalı kaldırım çalışmaları devam ediyor… diğer yanda Sultanahmet cami avlusu ve parkında her yer tıklım tıklım olmuş!..

8 Ağustos 2011 Pazartesi

Tılsımlı bir İstanbul havası ve Eminönü Manzaraları…


8000 yıllık bilinen geçmişiyle (malüm kazılarda her geçen gün tarih daha da eskiye gidiyor! hoş bunlara çanak-çömlek dense de! ) doğu ile batının ruhunu içinde taşıyan! dinlerin, milletlerin, kültürlerin harman olduğu; uyumlu-uyumsuz seslerin, renklerin birbirine karıştığı, kaosun düzene düzenin kaosa hakim olduğu, gerçekle hayalin, gece ile gündüzün harmanlandığı bir şehir İstanbul.

Ve bu saydıklarımın hepsini bir arada görebileceğiniz semtlerden biri de Eminönü!.. üstelik her gittiğimde sadece meraklı ve büyülenmiş turistlerin gözleriyle değil, bu şehirde yaşıyor olduğum halde yeniden keşfetmenin hazzı ve şaşkınlığı J içinde seyrediyorum manzarayı…


20 Ocak 2011 Perşembe

Tarihin derinliklerinde biriken suyun hikayesi - Yerebatan Sarnıcı

izlerveyansimalar.blogspot.com
Bugün hava bahardan ödünç almış gibiydi. Ve ben günümü Sultanahmet, Ayasofya, Kapalıçarşı, Sahaflar, Beyazıt Meydanı, Cankurtaran arasında… tarihi keşfe çıkmış turist edası içinde geçirdim. Bunda son günlerin popüler dizisi “Muhteşem Yüzyıl” ın ne kadar payı var bilmiyorum! ama zaman zaman tarihi mekanları dolaşmakta fayda var. Çünkü mekanlar ve tarihin izleri aynı yerde dursalar bile! bizler değişiyoruz... Yeni şeyler ve yepyeni bakış açıları öğreniyoruz! böylece o dokulara daha derin nüfus edebilme şansımız oluyor…
İşte bu düşüncelerle... yıllar önce gittiğim Yerebatan Sarnıcını yeniden görme ihtiyacı hissettim. Fena da olmadı!

13 Mayıs 2009 Çarşamba

Boğazın incisi Beylerbeyi Sarayı


Yıllardır bu güzel sarayın bulunduğu şehirde yaşayıp, hem ona bu kadar yakınken hem de bu denli uzak kalışımın tarifsiz duygusu içinde bir türlü fırsat bulamadığım ziyaretimi nihayet gerçekleştirebildim.

Boğaziçi Köprüsü'nden her geçişimde Beylerbeyi Sarayı'nın, özellikle bahçesinin fotoğraflarını çekmek isterdim. Asil bir gelin gibi duran muhteşem görüntüsüyle gözlerimi alamadığım, çoğu kez tekneyle boğaz turlarında yanına kadar yaklaştığım ama içine girip bir türlü gezme fırsatı bulamadığım o boğazın incisi Beylerbeyi Sarayı…

17 Nisan 2009 Cuma

İstanbul' da bahar başka güzel...


İstanbul, tarihi, kültürü ve coğrafyası ile her mevsim ayrı güzel. Ama özellikle bahar ayında, her tepeden bakışınızda ayrı bir manzara. Rengi ve dokusunu içinizde hissettiğiniz; birbirinden güzel çiçekleri, erguvanları, rengarenk laleleri, boğaz manzaralı, konakları, köşkleri ve yalılarıyla, kelimelere sığmayacak güzellikte özel bir şehir.
Bu hafta sonu, pırıl pırıl bir havayı İstanbul’ un nadide güzelliklerinden olan
Mihrabat Korusu'nda geçirdik. Kanlıca sırtlarından körfeze inen alanda 1. Mahmut zamanında kurulan koruluğun alanı oldukça geniş.

9 Mart 2009 Pazartesi

İstanbul baharı karşılamaya hazırlanırken....



İstanbul’ da havalar hala kışın izlerini taşırken bir yandan da baharı karşılamaya hazırlanıyor. Her insan yeni gelen bahar mevsimiyle birlikte kışın o ağır tortusunu ve yorgunluğunu atmaya ve kendisini yenilemeye ihtiyaç duyar. Mevsimlerden baharsa hele ki yaşadığın yer birde İstanbul olunca, böylesi eşsiz güzellikteki bir şehirde yaşamanında farkında olmalı insan! İstanbul’un baharı diğer şehirlerle kıyaslandığında apayrı güzelliktedir. Rengarenk açan laleleri, erguvanları, çam kokulu ormanları, dantel gibi işlenen koyları ve harika boğaz manzarasıyla, Kız Kulesi ve Adalarıyla, tarihi dokusu ve kültürel zenginliği yanında sanat merkezli konumuyla da çok özel bir öneme sahip özel bir şehirdir İstanbul.