Türkiye’nin en iyi korunmuş ve en
ilginç arkeolojik yerleşimi olan, İskender’in dahi teslim alamadığı Termessos
Antik Kentine gitmek üzere Antalya’nın kuzeyine, Korkuteli yönüne doğru yola
koyuluyorum. Yaklaşık 9 km sonra dağların arasına gizlenmiş, denizden yaklaşık
1050 metre yükseklikteki kuş yuvasını andıran görünümüyle Güllük Dağı Milli
Parkı içinde yer alan Termessos Antik Kenti sınırlarına ayak basıyorum.
Doğal ve bakir bir ortamda, Akdeniz iklim tipinin bitki topluluklarını sergileyen orman ve maki örtüsüyle çevrili dağ yollarında, üstelik kralların geçtiği yollarda yürümek! Ulu çınar ağaçlarının gölgesinde, patikalardan ve kayalıkların arasından burcu burcu kokan endemik bitkilerin faunasıyla, antik kente doğru yol almak, tarifsiz duygular yaşatıyor bana. O anlarda kâh kraliçe oluyorum, kâh köylü kızı! Hayallerim de, düşlerim de ahenkle raks ediyorlar beynimde.


