Kuzey Ege Gezisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kuzey Ege Gezisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ağustos 2014 Pazar

Dibek kahvenin adresi: Foça - Kozbeyli Köyü

Kozbeyli  Yeni Foça'ya bağlı tarihi bir köy. Görenlerin de ifade ettiği gibi civar köylerin en güzeli. Ve bizim Kuzey Ege gezimizin Foça'daki final durağı; Kozbeyli Köyü. 
İzmir'den Aliağa'ya giderken Yeni Foça yazılı tabeladan sola saptığınızda birkaç kilometre sonra yine sola saparsanız karşınıza bir köy çıkar. Bu köy "Büyük Ayrılık" (Kemal Anadol) romanının geçtiği Kozbeyli'dir.  Bu köyün "Büyük Ayrılık" kitabına konu olması, onun özgün bir tarihi dokusunun oluşu ve  uzun yıllar boyunca Türk ve Rum halkının bir arada iç içe yaşamasından kaynaklanıyor.

29 Nisan 2014 Salı

Yeni Foça ve Dibek Kahve'nin Adresi Kozbeyli


Kuzey Ege Gezimizin son durağı Yeni Foça'dayız...

Taş evleri, dar sokakları, faytonları, kıyısında tekneleri, balık restoranları, kafeleri ve Ege’nin meltemlerini doyasıya içimize çekip…  tarihe yolculuk yaptığımız Eski foça’da günün tatlı yorgunluğunu;  ay ışığının altında harika deniz manzarası eşliğinde Foça’nın sahil restoranlarının birinde nefis deniz ürünleriyle gerçekleştirdiğimiz ziyafetin ardından, Yeni Foça ve dibek kahvesi ile meşhur Kozbeyli Köyü var sırada…
Yaz sonu gezimizin son bölümünü uzuuuun bir aradan sonra nihayet el çabukluğu ile anlatmak istiyorum.. zira tatil mevsimi kapıda yaz ha geldi, ha gelecek ben eski yılı bitiremedim halâ .)

24 Ocak 2014 Cuma

Foça 'Phokaia' Usta denizcilerin kenti


"Onlar kentlerini, bizim yeryüzünde bildiğimiz en güzel gökyüzü ve en güzel iklimde kurdular..."  Heredot 
Bergama’dan sonra sırada, Kuzey Ege gezimizin son durağı olan Foça var. Foça, Eski Foça ve sonradan kurulmuş olan yerleşimi ile Yenifoça adı altında iki ayrı yerde konumlanmış. Biz her ikisini de gezmeyi planlıyoruz. Önceliğimiz elbette Eski Foça. Çünkü,  bize tarih lâzım, keşfetme duyguları içinde geçmişin gizemli sokaklarında dolaşırken, zaman tünelinde kaybolmamız lâzım.) 
Eski Foça ’ya varmadan yaklaşık 7. km. kala Foça’nın doğusunda, yol kenarında ilk kahverengi tabela ile karşılaşıyoruz. Burası Taş Kule veya Taş Ev’de denilen Pers Mezarı oluyormuş efendim. Aracımızdan inip mezarı dolaşıyoruz.

9 Ocak 2014 Perşembe

Antik Çağın Şifa Merkezi Asklepion


Kuzey Ege Gezimizin Bergama durağında şimdi sırada antik çağın en önemli üç sağlık merkezinden biri olan Asklepion var. Bergama’ya girdiğinizde kahverengi tabelalar sizi önce Asklepion’ a oradan Akropol’ e yönlendirecektir. Siz bu sıralamaya uyabilir ya da bizim gibi önce Akropol’ den de gezinize başlayabilirsiniz.
Antik çağın ve Anadolu’nun en önemli sağlık merkezlerinden olan Bergama’daki Asklepion aynı zamanda dönemin ünlü hekimlerinin yetiştiği bir tıp okulu ve dünyanın ilk psikiyatri hastanesi olarak da tarihe geçmiş. Radyoaktif özellikleri günümüzde keşfedilmiş şifalı suları, yüzyıllardır insanlar tarafından sağlık amaçlı kullanılmış. Asklepion asırlar önce bünyesindeki seçkin hekimler ve müzik, çamur banyoları, su ve spa terapileri, meditasyon, telkin, doğal bitkisel karışımlar, masaj, aromaterapi, özel diyetler gibi günümüzde tekrar popülarite kazanan yöntemlerle hastalara şifa dağıtan bir sağlık merkezi olmuş.

22 Aralık 2013 Pazar

BERGAMA " PERGAMON " ANTİK ÇAĞIN METROPOLÜ

Kuzey Ege gezimizde en son Ayvalık Şeytan Sofrasına çıkmıştık. Ardından güzel ege kıyılarında dolana büküle sahil şeridinden uzanarak İzmir-Çanakkale yolu üzerinden istikametimiz olan Bergama’ya doğru yol alıyoruz. Asya’nın en büyük bilgi abidesi ve Antik Çağın Roma Döneminin en önemli  metropolü olan PERGAMON’ a çağlar öncesine yolculuk var şimdi sırada.. 
Bereketli Bakırçay Ovası (Kaikos) üzerine kurulmuş olan ve Çandarlı Körfezi’ne bakan Bergama, konumu gereği son derece etkileyici bir görüntü ile karşılıyor bizi. Tarihi ve kültürel birikimi ile Bergama en çok görmek istediğimiz kentti. Çünkü üzerinde yaşadığımız bu topraklar tarihin en aydınlık dönemlerini yaşamıştı.

1 Aralık 2013 Pazar

Ayvalık'ta Şeytan Sofrası ve Ayak İzleri

Kuzey Ege gezimiz devam ediyor.  Cunda Adası’ndan sonra şimdi sırada Bergama var. Ama öncesinde şeytana taş atacağızJ Yaz sonu, mevsim Şeytan Sofrası ziyareti için son derece uygun. Ne, çok sıcak var insanı bunaltan, ne de soğuk!. Hava pırıl pırıl aydınlık..
Önce Ayvalık’a giriyoruz.. çarşıda alışveriş yaptıktan sonra biraz da Ayvalık’a tepeden kuşbakışı bakmak istiyoruz. Ve kısa bir süre sonra Çamlık Tepesinde Ayvalık'a hakim bir noktadayız. Buradan tüm Ayvalık'ı çepeçevre görebiliyoruz!..

8 Kasım 2013 Cuma

Adremytteion (Ören) Pegasus'un Kanatları Altındaki Antik Belde

Kuzey Ege gezimizin Altınoluk'tan sonraki istikameti Ayvalık – Cunda Adası olacak. Ama önce güzergâhımızın üzerinde yer alan Balıkesir ilinin Burhaniye ilçesine bağlı tatil beldesi Ören’i es geçmek olmaz diyoruz.  Burası gözümüzün alabildiği kadar -incecik kumlu- uzun ve geniş sahili, oksijen deposu Kazdağları 'ndan gelen havası, mavi bayraklı plajları, sahile kadar uzanan çam ormanları ile Ege’de cennet bir köşe adeta.
 Hangi beldeyi görsek ve nereye baksak ayrı bir güzellik karşımıza çıkıyor. ‘En güzel yer burası’ demeye kalmıyor yeni gördüğümüz bir belde hemen bir öncekinin pabucunu dama atıveriyor!. Dağ ayrı, orman ayrı, deniz ayrı, göl ayrı güzel.. her birinin kendine has ayrı bir güzelliği var.

25 Ekim 2013 Cuma

Altınoluk Köyü


Kuzey Ege seyahatimizi kaldığımız yerden anlatmaya devam ediyorum...
Kazdağları'nın eteklerinde, doğanın ve tarihin yamaçlarında kurulu bir köy 
Kazdağlarında gerçekleştirdiğimiz jeep safari turunun ardından geceyi Akçay’da geçirdikten  sonra ertesi gün Ayvalık’a doğru yola çıkacağız.. Ama önce Altınoluk’a giriyoruz ve burada sevgili halamızı görmeden geçmek olmaz diyoruz… kısa bir süre de olsa hala evinde hasret giderip keyifli dakikalar geçirdikten sonra vedalaşıp yola koyuluyoruz yine.. 
Uzun bir zaman olmuş Altınoluk’u gelip görmeyeli! Pek çok sahil beldesi gibi, Altınoluk’ta büyümüş, yapılar biraz daha çoğalmış ve gelişmiş..  Diğer beldelerimiz gibi Altınoluk’ta doğasıyla havasıyla çok güzel ve şirin bir belde ama hızlı büyüme endişe veriyor yine de.. Yoksa bu gidişle, tüm sahillerimiz yavaş yavaş belde olmaktan çıkıp kent havasına bürünmüş olacak.  Birileri acil dur demeli.. Böyle kalsın daha fazla kalabalık olmasın diyoruz..Gerçi biz gezimizi yaz sonu gerçekleştirdiğimiz için sorun yok. En güzel mevsimindeyiz gezmelerin.) Her yer ferah, her yer sakin.. Ege’nin ışıklı sahillerinde her yer ışıl ışıl..

1 Ekim 2013 Salı

KAZDAĞLARI (İDA) - HASAN BOĞULDU ŞELALESİ



Doğanın ve antik zamanların saklı cenneti

Her zaman olduğu gibi bu yılda tatilimiz yine yaz sonuna kaldı:) lâtife tabi ki! bu seçimleri bilinçli yapıyoruz. Hem havalar serin, hem de gezeceğimiz beldeler daha sakin olduğu için bu mevsimi tercih ediyoruz. Bu yıl ki güzergâhımız, daha önce Kuzey Ege’de gerçekleştirdiğimiz ama eksik kalan doğal ve kültürel hazinelerini keşfedeceğimiz duraklardı.. Sizlere sırası ile paylaşacağım gezi rotalarımızın ilki olan Kazdağlarından başlamak istiyorum söze.
Gerek coğrafî konumu, dokusu gerek ise Kazdağı eteklerinde, antik kaynaklardan ve günümüze kadar gelen tarihi kalıntılardan bu bölgede asırlar boyunca pek çok yerleşimin kurulmuş olması... bu ilgimi sürekli canlı kılmıştı. Ayrıca Kazdağları'nın talan edilmesine karşı, karınca kararınca dikkat çekmekti amacımız.
Gerçekleştirdiğimiz doğa ve kültür turlarını sizlerle paylaşırken en büyük gayem; bu topraklarda yaşayan bir insan olarak benim ve benim kadar sizlerin de ilgisini çekeceğine olan (inancım demek abartı olur belki ama) istencin oluşması içindir diyebilirim...
Her gidip gördüğümüz tarihi yapıların, antik kentlerin ve müzelerin içinde dünyanın bir ucundan kalkıp gelmiş olan turistlerin ilgisi, onların sadece birer 'taş parçası' olduklarını bilmelerinden çok öte olsa gerek!.. Geçmişi sorgularken, neden ve niçin'leri ?  bulmak, her taşın, her işaretin anlamını çözmeye çalışmak...boşuna değil elbette!.