Likya Kentleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Likya Kentleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Aralık 2016 Salı

Çocukların sevgilisi 'Noel Baba' nın öyküsü

O, yardımseverliği ve sevecenliği ile fakirlerin koruyucusu, kimsesizlerin arkadaşı, hastaların ise umudu oldu. Ama en önemlisi, yüzyıllardır Hıristiyan çocukların Noel rüyalarını süsleyen, onları, birbirinden güzel hediyeleri ile sevindiren al yanaklı, beyaz sakallı sevimli Noel Baba’sı oldu.   
Noel Baba’nın bu topraklarda doğduğunu bilmeyen var mıdır! yada bilenler bilmeyenlerden daha mı azdır? Emin olamadığım bu sorunun yanıtı için bugün sizlere Noel Baba’nın öyküsünü aktarmak istiyorum. 

11 Şubat 2016 Perşembe

PATARA - Likya Birliği’nin Başkenti


Antik Likya Kentleri gezimiz PınaraLetoon ve Likya'nın başkenti Ksanthos’tan sonra   Patara ile son buluyor. Ksanthos Antik Kenti’ni ziyaret ettik ve şimdi Likya kentlerinden olan, ülkemizin en temiz ve bozulmamış antik koyuna sahip Patara’ya gitmek üzere yola koyuluyoruz yeniden. Patara antik kenti Fethiye - Kalkan arasındaki bereketli Xanthos vadisinin güneybatı ucunda yer alıyor. Ana yoldan Gelemiş yoluna sapıldığında 5 km.lik yol bizi Patara harabelerine götürecek.

Patara Likya dilinde Pıttara, Hitit dilinde ise Patar olan kentin günümüzdeki adı Gelemiş’tir. Günümüzden 4000 yıl öncesine uzanan tarihiyle çok eski bir kent. Patara’da Likya Birliğinin başkentliğini yapmış. Likya birliğinin üç oy hakkına sahip altı kentinden biri ve belki de en önemlilerinden biri Patara. 

26 Ocak 2016 Salı

XANTHOS - Işık Ülkesi Likya'nın Onurlu Kenti

Antik Likya Kentleri gezimiz Pınara ve Letoon'dan sonra Likya'nın başkenti olan Ksanthos ile devam ediyor.   
1988'de UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası olarak kabul edilen Ksanthos (Xanthos) Antik Kenti Fethiye'ye 55 km uzaklıktadır. Kınık Köyü'nün yakınında Eşen Çayı'nın ayırdığı Muğla - Antalya il sınırı üzerindedir.
Ksanthos ünlü Likya Birliği’nin başkentiydi. (MÖ 2.yy)  
İlkçağda deniz kenarında olan antik kent, yerli Anadolu halkının Eşen Çayı kenarında kurduğu Arnna Kenti, sonradan Helen dilinde Ksanthos (Xanthos) diye anılmaya başlamış. Kaynaklarda ise Ksanthos Likya'nın dini ve idari merkezi olarak geçmektedir.  

12 Ocak 2016 Salı

LETOON - Likya'nın Kutsal Kenti


LETOON
Pınara antik kentini gezdikten sonra,  sırada bir başka Likya kenti var. Antik çağda ‘Işık Ülkesi’ Likya’nın dini merkezi konumunda olan Letoon Antik Kentine gitmek üzere yola koyuluyoruz. Letoon antik kenti,Fethiye ile Kaş arasındaki Kumluovada yer alıyor.

Antik kenti gezmeden önce, antik kent ‘Letoon’un ne anlama geldiğini merak ediyorum. Anadolu yerli dilinde Ladahanımefendi”, Ludawa ise “Ana Tanrıça Tapınağı” anlamında olup, Helen dilinde ise Letoon olan sözcük, “Leton’un Yeri” anlamına geliyormuş.  Demek ki antik kent, adını bir ana-tanrıçadan almış. O halde ardında mutlaka bir hikâye vardır diyoruz ve burada mitolojinin sesine kulak veriyoruz.

8 Ocak 2016 Cuma

PINARA - Likya'nın En Gizemli Kenti


Hakkında çok konuşulan;  tarihsel coğrafyasından, eski çağ dillerine, dinler tarihinden, kültür ve sanatına, idari ve sosyal yapısından, siyasi arenadaki rolüne, geçim kaynaklarından doğasına kadar… yaklaşık 200 yıldır araştırılan 'Işık Ülkesi' LİKYA, her geçen gün çoğalan kazı çalışmaları ve yeni bilgi akışlarıyla geçmişe dair pek çok ayrıntıyı gün yüzüne çıkarmaya ve ilgi odağı olmaya devam ediyor. 

Dağların, yaylaların ve onların vadilerinde akan suların çevresindeki yaşam alanları binlerce yıl boyunca halkların yerleşim ve geçim kaynağı olmuştur. Gerçekleştirdiğimiz onlarca antik kent gezisinde; kâh dağların yamaçlarında, kâh vadilerde, sarp kayalıklara kurulmuş olan o yaşam alanları hep ilgimizi çekmiş, özellikle dağlık alanlardan, kıyılara doğru uzanarak, ucu denizde genişleyip biten Lykia kentleri bizi fazlasıyla etkilemişti.

3 Eylül 2014 Çarşamba

İskender'in fethedemediği Kartal Yuvası:Termessos


Karain Mağarasında ilk insanın ayak izlerini takip ettikten sonra, Türkiye’nin en iyi korunmuş ve en ilginç arkeolojik yerleşimin olduğu ve İskender’in dahi teslim alamadığı Termessos Antik Kentine, dağların tepesine, kartal yuvasına geliyor sıra. Doğal ve bakir bir ortamda, Akdeniz iklim tipinin bitki topluluklarını sergileyen orman ve maki örtüsüyle çevrili dağ yollarında, üstelik Kralların geçtiği yollarda yürümek!..  Ulu çınar ağaçlarının gölgesinde, patikalardan ve kayalıkların arasından burcu burcu kokan endemik bitkilerin faunasıyla, antik kente doğru yol almak inanılmaz güzel duygular yaşatıyor bize. İstediğiniz kılığa bürünebilirsiniz o anlarda. İster kral ister kraliçe olun, ister çoban ya da güzel bir köylü kızı… J Hayalleriniz de düşleriniz de size kalmış J

6 Ekim 2011 Perşembe

PHASELIS Antik Kenti


Phaselis Antik Kenti, İ.Ö. VII. Yüzyılda Rodoslu’lar tarafından kurulmuş ve uzun yıllar boyunca da Likya’nın (doğu kıyısında) en önemli liman kenti ünvanını almıştır. Kent 3 limana ev sahipliği yapmaktadır. Bunlar Kuzey Limanı, Savaş Limanı ve Güney Limanıdır. En önemli limanı ise güneydeki limandır.  Antik kente gelmeden önce biraz dersimizi çalışmıştık ;) ve bu bilgiler ışığında Kemer'e 15 km. mesafede olan antik kente giriyoruz…  

4 Ekim 2011 Salı

OLYMPOS - Özgür Ruhların Buluştuğu Liman ve Sönmeyen Ateş YANARTAŞ


Rotamız bu sefer Kemer ama merkezinden önce görmek istediğimiz yerler arasında; Öncelikle Olympos - Çıralı Yanartaş, Phaselis Antik Kenti yörük kültürünün yaşatıldığı yaylalar ile Tahtalı (Olympos) Dağı zirvelerine çıkmak var … Antalya-Finike yolundan Olympos`a gitmek için Ulupınar`dan harabe levhasının olduğu yola saparak dar fakat nefis güzellikteki yoldan Olympos'a doğru rotamızı çeviriyoruz....

2 Ekim 2011 Pazar

DEMRE - Myra Antik Kenti ve Noel Baba Müzesi



Antalya’nın en güzel ilçelerinden biri olan Demre’ye doğrulttuğumuz rotamız,  bizi öylesine güzel bir güzergâhla buluşturdu ki! Nereye bakacağımızı şaşırdık adeta! bir yanda Demre Çayı'nın kıvrım büküm uzantıları ve denizle buluştuğu verimli topraklar, diğer yanda muhteşem  bir kıyı şeridi.

30 Eylül 2011 Cuma

ARYKANDA - Yüksek kayalığın yanındaki Antik Kent


Batı Akdeniz kıyılarına gerçekleştirdiğimiz Antik Kentler gezimizi kaldığımız yerden anlatmaya devam ediyorum. Akdeniz kıyılarına paralel bir uzanış gösteren ve Toros dağlarının denize bakan yamaçları boyunca sürdürdüğümüz;  kimine ilk kez yolumuzun düştüğü, kimine ise hayran kalıp ikinci kez gittiğimiz gezilerimiz boyunca,  birbirinden ilginç görüntü ve video kayıtları çekmiştik. Yüzlerce kayıt arasından seçmekte zorlandığım gezi fotoğraflarımızdan bazılarını sizlerle paylaşıyorum...