Güney Ege etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Güney Ege etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mayıs 2017 Cuma

Görkemli Kral Mezarları ile Kaunos Antik Kenti

Karya Kentleri gezimiz muhteşem coğrafyamızın nadide köşeleri arasında devam ediyor. En son Karya Kenti Milas’a uğramış ve burada Gümüşkesen Anıtı’nı yakından incelemiştik. Şimdi ise sırada Muğla’nın doğa harikası beldesi Köyceğiz sınırları içinde yer alan Kaunos Antik Kenti var. 
Köyceğiz Gölü’nü denize bağlayan Dalyan Çayı’nın üzerinde, Rodos Adası’nın karşısında ve Doğu Akdeniz ile Batı Akdeniz’i birbirine bağlayan antik deniz yollarının kilit noktasında bulunan Kaunos  ilkçağın önemli liman kentlerinden biriydi. 

11 Nisan 2017 Salı

Karya Kenti Mylasa ve Gümüşkesen Anıtı


Doğal güzellikleri ve çevresindeki sayısız antik kentleri ile özel şehirlerimizden biridir Muğla. Ege ve Akdeniz’in kesiştiği noktada yer alan Muğla’ya  tabiat ananın hünerli elleri dokunmuştur adeta. Mavi bayraklı plajları, kristal koyları, Bodrum, Dalaman, Köyceğiz, Dalyan ve Milas gibi eşsiz tatil destinasyonlarının hepsi burada toplanmıştır. Bu yüzden boşuna değildir, Muğla için ‘yeryüzü cennetidir’ demek.  

Dantel gibi girintili çıkıntılı koylarıyla çevrili bölge bugün olduğu gibi geçmişte de hep itibar görmüş ve pek çok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. 

3 Eylül 2016 Cumartesi

Euromos Antik Kentinde Karyalılar'ın İzinde

Yaz mevsiminin en sıcak ayı olan, Ağustos ayını da geride bıraktık. Ve Eylül ayı ile birlikte bir sonbahara daha 'merhaba' diyoruz. Yazlıkçılar panjurlarını yavaş yavaş indirip, yaz sezonunu kapatırken...kimi emeklilerin tercih ettiği gibi, bizim için de sezon yeni başlıyor diyebiliriz. Havaların hafiften serinlediği, yağmurların toprağa düşmeye başladığı, efil efil rüzgârların nefes aldırdığı ve ören yerlerinin daha sakin olduğu bu vakitler 'izler ve yansımalar' ekibinin de yollara çıkma zamanıdır dostlar:) Yakın bir tarihte 'kısmetse' yollarda olacağız...Yollara çıkmadan önce rotalarımızı belirleyecek, üzerinde biraz çalışacağız; nerelere gitmeli, nerelerde konaklamalı, hangi antik kentler, hangi ören yerleri, vs. vs... derken geri kalanını da hayatın akışına bırakacağız..keşif merakımız bizi nelerle karşılaştıracak bilinmez ama bildiğimiz, bu duyguları yaşamanın 'bizim için' ne kadar özel olduğu/olacağıdır! kendimizi iyi hissedeceğiz...bunu biliyorum. 
Ülkemiz yer altı ve yer üstü kaynaklarıyla ve muhteşem doğasıyla eşsiz bir coğrafyaya sahip. Özellikle kara yolu ile araç içinde bakına bakına gitmenin keyfi...bulduğumuz bir ağaç gölgesinde uzanıp, termosdan çayımızı içmenin, dağlara doğru tırmanırken mis gibi orman dokusu içinde karşımıza çıkan bir çeşme başında kısa bir mola verip 'su hayattır' demenin... ve doğayı kucaklamanın tarifsiz duygusunu yaşıyor olacağız...yine de; inşallah diyelim:))) 

12 Eylül 2014 Cuma

Antik Efes’e İmparatorlar diyarına yolculuk..

Antik çağların izlerini sürmek için yollara koyulduğumuzda önceliğimiz Ege Bölgesi olmuştu. Çeşme’den başlamıştık anlatmaya, sonra Kuzey Ege - Güney Ege ve Akdeniz sahilleri, Marmara Bölgesi, kısmi olarak İç Anadolu,  Biraz Batı Karadeniz ve yine Doğu Ekspresi ile gerçekleştirdiğimiz gezilerimizi -tamamı olmasa da- sizlerle paylaşmıştık.  Ama Anadolu’muz bir derya.. bizim de elbette söyleyecek sözümüz bitmedi daha. 
Şimdi sırada Dünya Mirası bir kent var. Kuruluşu MÖ 6000 yıllarına dayanan yani Neolitik dönem olarak da adlandırılan Cilalı Taş devri’ne doğru çokkk eski zamanlara uzanacağız.. Ve.. uygarlıkların, kültürlerin, dillerin ve dinlerin buluştuğu yerlere ayak basacağız!..