Asklepion etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Asklepion etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Eylül 2024 Pazar

Antik Çağın Şifa Merkezi: Asklepion / Bergama

Bergama çağlar ötesinden sesleniyor bize!  

Kültür ve sanat bende, ilim ve irfan bende, şifa bende, ben hayatım!’ diyor.   

Bu davetkâr çağrıya kulak veriyoruz biz de! Ve, antik çağın en önemli üç sağlık merkezinden biri olan Asklepion’a gitmek üzere bu defa rotamızı Kuzey Ege’ye; İzmir’in Bergama ilçesine çeviriyoruz.   

Antik çağın ve Anadolu’nun en önemli sağlık merkezlerinden olan Bergama’daki Asklepion aynı zamanda dönemin ünlü hekimlerinin yetiştiği bir tıp okulu ve dünyanın ilk psikiyatri hastanesi olarak da tarihe geçmiş. Radyoaktif özellikleri günümüzde keşfedilmiş şifalı suları, yüzyıllardır insanlar tarafından sağlık amaçlı kullanılmış.

7 Eylül 2016 Çarşamba

Bayramda Ege Bölgesi ve Alternatif Gezi Destinasyonları

“En yüce gök kubbenin altında ve dünyanın en güzel iklimi içinde kurulan İzmir ve çevresinin önemi, bütün dünyanın ilgisini çekmektedir.”
Yüzyıllar öncesinden bizlere böyle sesleniyor Heredot. Hiç yabana atılabilir mi bu sözler. Öyle ki, gündüzleri dalgalarla güneşin, geceleri yakamozla denizin buluştuğu, muhteşem Ege’nin kucağında, dört mevsim rüzgârlarla okşanan kıyılar tıpkı şiir gibi! 
İnsan böylesi bir manzaraya baktıkça şair de olur, ressam da!. Eski çağlardan bu yana, nice kültürleri harmanlayan, üzerinde Tanrıların ayak izi bulunan topraklar…en çok turist ağırlayan bölgemiz içindedir Ege kıyıları. Bayram'da nereye gitsek acaba? dediğinizde, Ege kıyılarında da seçeneğiniz bir hayli fazla. Doğa ve kültür turizmi iç-içe oldukça renkli ve keyifli bir tatil geçirebilirsiniz Ege'de. Sizler için kendi gezilerimizden derlediğim tatil seçenekleri;  

9 Ocak 2014 Perşembe

Antik Çağın Şifa Merkezi Asklepion


Kuzey Ege Gezimizin Bergama durağında şimdi sırada antik çağın en önemli üç sağlık merkezinden biri olan Asklepion var. Bergama’ya girdiğinizde kahverengi tabelalar sizi önce Asklepion’ a oradan Akropol’ e yönlendirecektir. Siz bu sıralamaya uyabilir ya da bizim gibi önce Akropol’ den de gezinize başlayabilirsiniz.
Antik çağın ve Anadolu’nun en önemli sağlık merkezlerinden olan Bergama’daki Asklepion aynı zamanda dönemin ünlü hekimlerinin yetiştiği bir tıp okulu ve dünyanın ilk psikiyatri hastanesi olarak da tarihe geçmiş. Radyoaktif özellikleri günümüzde keşfedilmiş şifalı suları, yüzyıllardır insanlar tarafından sağlık amaçlı kullanılmış. Asklepion asırlar önce bünyesindeki seçkin hekimler ve müzik, çamur banyoları, su ve spa terapileri, meditasyon, telkin, doğal bitkisel karışımlar, masaj, aromaterapi, özel diyetler gibi günümüzde tekrar popülarite kazanan yöntemlerle hastalara şifa dağıtan bir sağlık merkezi olmuş.

10 Mart 2011 Perşembe

21. yy.ın Şifahanesi Blog Dünyası!


Blog Dünyası ve Psikoterapi ‘nin Merkezi Asklepion

Ruh sağlığı ve psikoterapi kavramları MS 2. yy.’a uzanan bir geçmişe sahip olup, bu kavramların ev sahipliğini ise öncü bir merkez olan Bergama (Asklepion) yapmakta imiş! Ve bundan yüzlerce, yüzlerce yıl öncesinde Asklepion’da kullanılan yöntemlerin başında ise telkin yani, (Aelius, Aristides, Hieroi Logoi), müzik ve psikoterapi olduğu bilinmekte imiş.(*)

Anadolu’da öncülük eden ikinci bir odak noktası ise 13. yy.’da Gevher Nesibe adına açılan şifahane ve psikiyatride müzikle tedavi kavramlarında yer alan yaklaşımı olmuş.

Bakar mısınız medeniyetlerin beşiği Anadolumuz’a! nelerin ilki değil ki!

İşte bu yüzden; Uluslararası Grup Psikoterapi Kongreleri Bergama’da yapılmakta ve yurtdışından bu alanın önemli isimleri bu kongreye katılmaktadır. Yüzyıllar sonrasında bile önemini korumaya devam eden Asklepion’a yurtdışından ilgi yoğunken, hala geçerliliğini koruyan ruhsal tedavi yöntemleri (başta psikoterapi) ile binlerce insanın iyileştiği net bir şekilde biliniyor ve bu yöntemleri sorgulamaya gerek duyulmuyorken psikoterapide ülkemizde tartışma konusu olmaya devam ediyor.” imiş…

Peki psikoterapi nedir? diye düşünecek olursak…

En genel anlamıyla ruhsal sorunların veya davranış bozukluklarının yok edilmesi veya azaltılması amacıyla kullanılan her türlü yönteme psikoterapi denilmektedir. Günümüzde dünyada birbirine benzeyebilen veya birbirine taban tabana zıt prensipleri benimsemiş yüzlerce psikoterapi türü bulunmakta olup uygulayıcının kişisel eğilimlerine, yetiştiği ekole ve benimsediği yaklaşıma göre psikoterapi de farklı tanımlar ve farklı içerikler kazanmaktadır.

Duygusal çatışmaları çözümleyen, bu çatışmalardan doğan kaygı ve gerginlikleri, çökkünlükleri azaltan, ruhsal uyum düzeyini artıran, kişilerarası ilişkileri daha olgunlaştıran tüm teknik ve yöntemlere psikoterapi diyebiliriz." *Prof. Dr. Cengiz Güleç

Konunun uzmanı Psikoterapi’nin tanımını böyle yapmış.

Bir de bakalım Psikoterapi Ne Değildir!’e
Şimdi birazda ne olmadığı üzerinden psikoterapinin ne olduğunu anlamaya çalışalım.

1. Psikoterapi terapistinizin sizi eleştirmesi ya da taşlaması değildir. Psikoterapistler sadece yanlışlarınızı göstermezler. Psikoterapistler sizi yargılamazlar.

2. Psikoterapi bir eğitim seansı değildir. Bir diyalogtur!

3. Psikoterapi bir nasihat veya öğüt değildir. Güzin abla ile hiç bir ilişkimiz yoktur :)) Psikoterapistler sizden daha akıllı değildir.

Psikoterapistler sizin adınıza kararlar vermezler. Yapacağınız evliliğin geleceği hakkında tahminde bulunamazlar. Çünkü sizin için en iyi olanı yine ancak siz bilebilirsiniz. Psikoterapistler bir insan adına karar vermektense bir insana nasıl doğru karar verileceğini öğretmeyi tercih ederler. Psikoterapi zaman zaman küçük tavsiyeler içermesine rağmen genellikle psikoterapistler tavsiye vermekten kaçınırlar. Psikoterapistler kendinize verebileceğiniz tavsiyelere destek olarak kendi kararlarınızı alabilmenizi sağlamaya çalışırlar.

4. Psikoterapi sadece çocukluğunuzu anlatmanız değildir.

5. Psikoterapi sadece geçmişteki travmalarınızı anlatmanız değildir.

6. Psikoterapi sadece olumsuz alışkanlıklarınızı anlatmanız değildir.

7. Psikoterapi ne düşündüğünüz değil nasıl düşündüğünüzdür.

8. Psikoterapist sizi değiştirmez. Değişmek için sahip olduğunuz içinizdeki güçleri gösterir.

9. Psikoterapistler motivatör olarak çalışmazlar. "Hadi koçum sen yaparsın." gibi ifadeler kullanmazlar.

10. Psikoterapistler sadece iyi dinleyen insanlar değildirler.

11. Psikoterapilere zayıf insanların gittiği inancı son derece yanlıştır.


O halde psikoterapi topyekun bir ifade ile psikoterapistimizle yaptığımız diyaloglar ise demek oluyor ki; Bloglarda adeta bizim için, ruh ve akıl sağlığımızı korumamıza yarayan en önemli iletişim platformlarıdır. Farkında olmadan blog yazarı psikoterapiste destek olacak bir misyona sahip gibidir! Bir de üstelik bu platformları; Müzikle, resimle, şiirle, yazıyla… yani sanatın vazgeçilmez araçları ile de süslüyorsa(k)!.. huzur buluyor, ruhumuz dinleniyor, ufkumuz açılıyor, düşüncelerimiz aydınlanıyorsa…

Birbirimizden aldığımız bu küçük küçük birikimlerle saksılarımızdaki topraklarımız yeşeriyor ve bin bir renkte çiçek açıyorsa… Ve her bir çiçeği paylaştıkça daha da çoğalıyor ve büyüyorsak…

Sizlere soruyorum Bloglar’ dan daha güzel terapi araçları olabilir mi bizler için!..

Blogları kapatarak, insanı susturmaya çalışmak, özgürlükleri tamamen kısıtlamak olur!..
Adil olmayan bir yaşam ve adil olmayan bir düzende, sosyal ve ekonomik yoksunluklar ve yokluklar, ahlaki değerleri de birer birer çökeltirken!.. Asıl sorunun gerçek kaynağı üzerinde düşünmek gerek!.. Bir çuval pirincin içinde taşta çıkabilir! ama biz içinde az da olsa taş var! diyerek o pirinç çuvalının tamamını atabilir miyiz!

İnsan bir robot mudur! bir tuşa basınca konuşan bir tuşa basınca susan! düşünmeyen, düşünmeye muktedir olmayan, hisleri olmayan, duyularını kaybetmiş! içi boşaltılmış, bomboş varlık haline gelen… sürekli susturulan bir varlık tıpkı bir robot gibi! ruhsuz bir hiç olur! Yani bu insanı yok saymak olur!..

Düşünen ve üreten beyin, düşündükçe, ürettikçe gelişir… ve dolan beyin içindekileri başka bir yere taşımak ister, onu boşaltmazsa taşar! bir yerde mutlaka taşar… onu durduramazsınız! bu insanın doğasına aykırıdır…

Peki istenilen nedir!

Herkes susacak ve tek tip model mi olacak! Tek model !
Oysa yaşam çok seslilik ile şekillenir! çok seslilik çok renkliliktir!..

Ve hayat, öncelikle kafalarımızdaki engelleri ortadan kaldırararak! hurafelerden, önyargılardan uzak, dil, din, ırk, mezhep ve cinsiyet ayırımı yapmaksızın; bu çok sesli ve çok renkli dünyaları tanıdıkça… birbirimize olan saygı ve sevginin çoğaldığı bir dünyada birlik ve barış içinde özgürce yaşayarak güzeldir.

Şifahanelerden kesintisiz şifa bulmamız dileklerimle :) 





Öneri: “Ege bölgesine yaptığım kısa gezi beni üstünde yaşadığımız topraklara bir kere daha hayran bıraktı. Asklepion’u gezerken farklı uygarlıkların mirasının ne muhteşem bir zenginlik olduğunu, aynı zamanda da ne büyük bir sorumluluk yüklediğini düşündüm." diyen Prof. Dr. E. Murat Tuzcu’nun
Ölümün giremediği hastane: Asklepion yazısını okumanızı öneririm.

Kaynak: Bilim ve Ütopya Dergisi Doç. Dr. Adile Öniz - Prof. Dr. Murat Özgören "Psikolojinin Yeri" Sf.37-38-39)