Geleceğe Işık Tutan Emanetler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Geleceğe Işık Tutan Emanetler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Nisan 2016 Cuma

'Kaplumbağa Terbiyecisi' / Osman Hamdi Bey

İstanbul Pera Müzesi'nde, Oryantalist Resim Koleksiyonu içinde yer alan 'Kaplumbağa Terbiyecisi' Osman Hamdi Bey'in en tanınmış eseridir. 

Ne zaman ki Taksim'e yolum düşse, mutlaka sanatsal bir etkinlikle karşılaşır, ya da kaçırmak istemeyeceğim bir sergide bulurum kendimi.. Bazı müzeler var ki, değerli koleksiyonlara sahiptir ve neredeyse o özel koleksiyonları ile anılır olurlar. Pera Müzesi' de, bunlardan biridir.

Tepebaşı'ndaki tarihi Bristol Oteli'nin cephesi tamamen korunarak, yandaki bina ile birleştirilmesi sonucu ortaya çıkmış olan bu müzedeki eserler kadar, yapının kendisi de mimari açıdan oldukça dikkat çekicidir.

Suna ve İnan Kıraç Vakfı tarafından hizmete açılan müzenin, en gözde eserlerinden biri de, hiç şüphesiz 2004 yılında 5 trilyon TL'ye alıcı bularak 'dünya piyasalarının en yüksek fiyatlı Türk sanat eseri' unvanını kazanan 'Kaplumbağa Terbiyecisi' dir. Aynı zamanda arkeolog olan ressam Osman Hamdi Bey'in 1906 yılına tarihlenen yağlı boya tablosu bugün hâlâ yapıldığı dönemdeki güzelliğini sergilemeye devam ediyor. 

Osman Hamdi Bey'in yapmış olduğu bu resim tek kelime ile muhteşem. Her sanatçı gibi, Osman Hamdi Bey'de bu eserini yorumlarken yaşadığı çevreden etkilenmiş.  Öyle ki, Osman Hamdi Bey resmin yapılışından 37 yıl önce Bağdat’tayken babasına yazdığı bir mektupta bu konuya açıklık getirmiş. 

Tour de Monde dergisinin eline geçen sayısını zevkle okuduğunu belirterek teşekkür eder. Derginin ilgili sayısında ise, Aimé Humbert adındaki İsviçreli diplomatın Japonya’da gördüklerini anlattığı bir makalesi de yer almaktadır. Bu makalede genellikle Koreli olduğu belirtilen kaplumbağa terbiyecilerinden söz edilmektedir. Terbiyecilerin küçük bir davulla çaldıkları ritim eşliğinde kaplumbağalara sıra halinde yürümeyi, alçak bir masanın üstünde üst üste dizilmeyi öğrettiklerini anlatan metne bu etkinliği betimleyen bir gravür de eşlik eder. Söz konusu makale ve gravürün Osman Hamdi Bey’e eseri için bir ilk fikir, esin verdiği düşünülebilir.

2 Nisan 2016 Cumartesi

Ağlayan Kadınlar Lahdi


Kadınlar; hangi çağda olursa olsun, bir türlü değişmeyen yazgılarıyla, sürekli gözyaşı döken ve genellikle ağlayan, hep kadınlar!. İstanbul Arkeoloji Müzesi'nin birbirinden değerli tarihi eserleri içinde 'Ağlayan Kadınlar Lahdi' en dikkat çekici antik çağ eserlerinden biridir. Kadın figürleri, tek tek incelediğimizde yüzlerindeki derin keder ve hüzün öylesine  belirgin bir şekilde taşa yontulmuştur ki! her biri, gerçek kadar canlı durur adeta.

24 Mart 2016 Perşembe

Aspendos Antik Tiyatrosundan İzler ve Yansımalar


Her yıl binlerce yerli ve yabancı turist Aspendos'u gezer de, ‘izler ve yansımalar’ ekibi gezmez mi hiç!. Biz de gittik, tam da şu zamanlarda, bahar aylarına ‘merhaba’ dediğimiz günlerde!. ama ve lâkin ‘tıpkı dün gibi geçiveren’, bir başka zaman diliminde Aspendos hep yazılmayı bekleyen bir posttu.  Bildiğim, normal koşullarda, tarihi mekânlar ancak karşılaşabileceği vandal bir tahribat ve çağdışı restorasyonların dışında normalde pek bir değişime uğramayacağı idi. Öyle ki, bu yüzyıllık mimari harikası yapılar, öylesine ustalıkla inşa edilmişlerdi ki, onlara -kötü niyetli- insan eli uzanmadığı taktirde, doğaya ve zamana direnebilme gücüne sahiptiler.

16 Şubat 2016 Salı

Kazasker Mustafa İzzet Efendi Levhaları

Dünyanın en özel ve en büyük metropollerinden biridir İstanbul. Ve İstanbul'un kalbi Sultanahmet'te, geleceğe ışık tutan en önemli eserlerin başında ise Ayasofya Müzesi gelir.  
Ayasofya Müzesine girdiğinizde 1700 yıllık geçmişi ile inançların ve iktidarların arenası haline gelen bu büyük yapının göz kamaştırıcı zenginliği ve olağanüstü mimarisi ile usta sanatçıların eserleri karşısında hayretler içinde kalırız. Bir yanda Bizans'ın, diğer yanda Osmanlılar'ın izleri vardır. Ne büyük bir yarış ve ne büyük bir sahipleniş.  

15 Ekim 2015 Perşembe

Dünya Tarihindeki İlk Barış Metni: KADEŞ ANTLAŞMASI


Ortadoğu coğrafyası ve kültürlerin harman olduğu, medeniyetlerin beşiği olan Anadolu toprakları,  dünyanın kaderini değiştiren savaşlar ve anlaşmalarla stratejik bir öneme sahiptir.

Anadolu Yarımadası'nın bu gün için bilinen en eski adı Hattuşaş Ülkesi idi ve bu topraklar 1500 yıl boyunca Hatti Ülkesi olarak bilindi. Bu ad o kadar yerleşmişti ki Anadolu'yu istila eden Hititler bile yeni yurtlarından söz ederken Hatti Ülkesi deyimini kullanmışlardır. Türkçede ise önceleri Eti sözcüğü kullanıldı, şimdi ise Hitit deyimi yerleşmiştir.