İstanbul'un Müzeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İstanbul'un Müzeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Nisan 2026 Cumartesi

Türkiye'nin ilk müzesi: İstanbul Arkeoloji Müzesi

 


Üzerinde yaşadığımız bu kadim topraklar; Hititler'den Lidyalılar'a, Frigyalılar'dan, Urartular'a, Romalılar ve Bizanslılar'dan Osmanlılar'a gelinceye kadar birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Bu uygarlıklardan günümüze ulaşanlar, aynı zamanda insanoğlunun hangi süreçlerden geçtiğini de bizlere anlatır. ‘Kültür’ dediğimiz şey, binlerce yılın birikimiyle oluşur. Katman katman toprağın altından çıkan hazine değerindeki o eserler, bize geçmişten bir haber verir!.

Anadolu’muzu coğrafi özellikleri yanında, onu çok özel kılan da işte bu köklü kültürel zenginliğidir. Her taşın altı, hazine değerinde asırlık izlerle doludur. İstanbul Arkeoloji Müzeleri ise kültür hayatımızın temel taşlarından biridir ve bizim en kapsamlı tarihi belleğimizi oluşturur.

26 Ağustos 2015 Çarşamba

Türkiye İş Bankası Cumhuriyetin ilk ulusal bankası ve çocukluğumun ilk kumbarası!..

İş Bankası Müzesi, Eminönü, İstanbul

Tarihte bugün; 26 Ağustos 1924'te Mustafa Kemal Atatürk'ün yönergeleriyle kurulan Türkiye İş Bankası, Cumhuriyet döneminin ilk ulusal bankası olur. 

Mustafa Kemal Atatürk; "Vatanı kurtaracak ve yükseltecek tedbirlerin başında olarak halkın doğrudan itibar ve itimadından doğup meydana gelen tam manasıyla modern ve milli bir banka kurulması…" düşüncesindedir. Ulu Önder Atatürk bu düşüncesini hayata geçirmekte gecikmez. 

İş Bankası, Atatürk'ün direktifleriyle İzmir Birinci İktisat Kongresi'nde alınan;
“büyük sermayeli milli bir tedavül bankası teşkil edilerek sermayesinin yalnız ahali tarafından temini kabil olmadığı takdirde bir kısmının hükümet tarafından hisse senedi satın alınmak suretiyle temini ve mütebaki sermayenin münhasıran Türklere aidiyeti” karar doğrultusunda... Celal Bayar'ın liderliğinde Ankara’da 10 personel ile hizmete başlar. 1924 yılının sonlarında İstanbul Şubesi, 1925 yılında ise İzmir ve Bursa Şubeleri açılır.

14 Aralık 2014 Pazar

Tarihin ibadet ve iktidar arenası: AYASOFYA

Ülkemizin ve dünyanın göz bebeği İstanbul’un en önemli kültürel mirasıdır AYASOFYA.  Dünya mimarlık tarihinin günümüze kadar ayakta kalmış özel anıtları arasında yer alan Ayasofya; mimarisi, ihtişamı, büyüklüğü ve işlevselliği yönünden sanat dünyası açısından da ayrıca oldukça önemli bir müzedir. 
Geçmişi doğru okumak, bu günü iyi analiz etmek ve geleceğimize sahip çıkmak adına önemli bir anahtardır aynı zamanda Ayasofya!. Bu yüzden geleceğe ışık tutan emanetler içinde ‘AYASOFYA MÜZESİ’ ni ayrı bir yere koymak gerekir.

25 Ekim 2014 Cumartesi

Sevginin ve sabrın ahşaptaki yansıması Kündekâri


Türk İslam Sanatının en önemli dallarından biri şüphesiz ahşap işçiliğidir. Maden, taş, ağaç gibi maddelerin yüzeylerini özel araç ve gereçlerle oyarak veya delerek önceden tasarlanan motif ve cisimleri işleme sanatı olan "oymacılık", geleneksel Türk El sanatlarında önemli bir yer tutar. Ahşabın sabırla işlendiği tekniklerinden biri olan 'kündekâri' ise 'ahşap oymacılık' sanatıdır. Anadolu’da Selçuklu devrinde gelişmiş olan kündekâri'nin kendine özgü bir şekli ve uygulaması vardır. 

Kündekâri
sanatı ile ortaya konmuş olan ürünler, usta sanatçıların 'kündekâr'ların elinde şaheserlere dönüşmüştür adeta. 
Daha çok cami kapıları, minber, vaaz kürsüsü, dolap kapakları, pencere kapakları, sanduka gibi öğelerde geniş uygulama alanı bulmuştur.

4 Şubat 2013 Pazartesi

Çin'in Ölümsüz Ordusu Terracotta Askerleri'ni Topkapı Sarayı'nda Gördüm!


Dünyanın 8. Harikası Yeraltı Ordusu’ndan örnekler ve ünlü Çin hazineleri Topkapı Sarayı’nda!. İki kadim medeniyet İstanbul’da buluşur da beni rüzgarlar savurmaz mı hiç Topkapı Sarayı’na!.

2012 – 2013 Türkiye’de ve Çin’de iki ülke arasında Kültür Yılı ilan edildi. Bu yüzden yıl içinde Çin Kültürü’ne yönelik pek çok etkinliğe ülkemiz ev sahipliği yapacak.  Uzun zamandır kültür sanat haberlerinde sıklıkla yer alan  “Çin Hazineleri”  sergisi duyuruları fazlası ile ilgimi çekiyordu.
Hele ki “Çin Hazineleri” sergisinde kıymetli eserlerin yanında bir de, UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirasları listesine alınan Çin’in ölümsüz ordusu Terracotta Askerleri’nin de yer aldığı 101 adet paha biçilmez eserin bu sergide oluşu!.. Ve mekan olarak serginin Topkapı Sarayı’nda gerçekleşmesi, bu sergiyi gidip görmem için yeterli bir nedendi benim için!.

Sergi, 21 Kasım 2012 – 20 Şubat 2013 tarihleri arasında ziyarete açık nasılsa!..yani geç kalmış değiliz!..  
Yine ben, eski İstanbul’un eskimeyen semti Sultanahmet’in taşlı sokaklarında, camilerin, çeşmelerin, tılsımlı sütunların arasından geçip, cariyelerin, sultanların arasında kaybolacaktım!..Bazen Enderun Avlusun’nda, bazen Has Bahçe’de şadırvanın karşısında,  güller, laleler arasında... bazen de Sofa-i Hümayun’da oturup boğazın serin sularında derunlara dalarak!.. ‘bu garip gönlü keyfe davet etmek için!’.. kendimden geçmek de var!..'Eyyy gönlümün Sultanı!.. Caanım efendim!.. Hünkârımm!!
ne senden geçerim ne de senin eserinden!” demem o ki!

‘ne kendimden vaz geçerim, ne de senden sevdiceğimJ)’ tek sen bilirsin! alan da sen! veren de sen değil misin!. Bu yüzden her şeyi, yine de sen bilirsin!.. “ sefana da cefana da eyvallah! ” derdi sufi’m!.. ben de diyorum ki; ‘Eyvallah Şahım! Eyvallah!’  Hak Le ile he illallah!’ J, .) burada daha fazla konuyu dağıtıp savrulmamak lazım evet evet!.. :)
(...) böyle haller içinde etrafı seyran eylemek de var!.

‘Hava nasıl olursa olsun! kendi havamızın bozulmasına izin vermeyeceğiz!’ dedik!..  ve böyle güzel düşüncelerle yola çıktık...  

23 Haziran 2012 Cumartesi

“The Great Masters” Sergisi’nde Rönesans’ın dehaları ile buluştum!


Bu yıl Tophane-i Amire’nin sadık ziyaretçisiyim!  Birbiri ardına ilham veren sergileri gezerken ben; Geçmişten bugüne ve geleceğe köprüler kuruyorum düşlerimde…
16. yüzyıl İtalya’sının en ünlü üç ustası Michelangelo, Leonardo ve Raphael ile Tophane-i Amire’de ‘Büyük Ustalar Sergisi’’nde buluştum… Bu sergi alışılmışın dışında! yani sergiye gelmeden önce -bu üç ressamın eserlerinin (tablolarının) orijinalleri olmasa da, olabildiğince çok kopyaları ile karşılaşacağımı- zannediyordum, yanılmışım!
Çünkü bu sergi “The Great Masters”, Türkiye’nin ilk interaktif sergisi oluyormuş! Ve ben on bir farklı bölümden meydana gelen ‘The Great Masters’ sergisinde Rönesans dönemine ait sanatçıların gözünden unutulmaz bir yolculuğa çıktım..
Rönesans, insanlığın zaferinin dönemidir.
Serginin girişinde -Cellut'u sapanla gözüne taş attıktan sonra alt eden Davut'un- Michelangelo tarafından yapılan tasviri ve her açıdan görebileceğimiz Davut Heykeli, tüm ihtişamıyla bizleri selamlıyor.
“Âvâzeni bu âleme "Dâvûd" gibi sal
Bakî kalan bu "kubbe'de" hoş bir sadâ imiş.”
 
böylesine hoş bir karşılaşmayla
- Davud Heykeliyle-  gözgöze gelip içeriye giriyoruz
J

4 Mart 2010 Perşembe

Türkiye’nin İlk Panoramik Müzesi


Panorama  1453  Tarih Müzesi

İstanbul’un fethe açılan kapısı…

Medyada adından sıkça söz edilen Panorama 1453 Tarih Müzesini, çok kısa bir süre önce gezebilme fırsatı bulduk. Burası bir zamanlar Topkapı' daki Trakya Otogarı' nın olduğu, bugün ise “Topkapı Kültür Parkı”nın bulunduğu yer. Kuşatmanın geçtiği Topkapı-Edirnekapı surlarının karşısında bulunmasıyla da İstanbul’un tarihe açılan kapısı olan fetih müzesi bir an zaman tüneline doğru sürüklüyor ziyaretçileri…