Doğu Akdeniz Gezisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doğu Akdeniz Gezisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Aralık 2015 Çarşamba

Elaiussa Sebaste Antik Kentinden izler ve yansımalar

Doğu Akdeniz’e yaptığımız antik kentler gezi programımızda; sırasıyla Adamkayalar, Kanlıdivane / Antik Olba, Cennet ve Cehennem MağaralarıNarlıkuyu Dilek Mağarası ve Kızkalesi / Korykos Antik Kenti’ni  gidip görmüş, kimi bakir ve zorlu doğa parkurlarında, doğru düzgün yolu izi olmayan obrukların içine girerek, heyecanlı keşiflerde bulunmuştuk...
Özellikle Adamkayalar kabartmalarının olduğu Taşeli bölgesine inişimiz bir hayli çetin olmuştu ;) 
Herhangi bir tura bağlı olmaksızın kendi programımızı kendimiz hayata geçirdiğimiz için, öncesinde hummalı araştırmalar yapsak da, yine de bazen, nelerle karşılaşacağımız belli olmuyor,  bu da macera dolu gezilerimizin bize birer sürprizi oluyor.  
Doğu Akdeniz'de Mersin ve Silifke arasında gerçekleştirdiğimiz gezimizin en son güzergâhında ise, Mersin – Silifke karayolu üzerinde yer alan ve ören yerinin içinden geçen Elaiussa - Sebaste Antik Kenti oluyor.

31 Temmuz 2015 Cuma

'Cennet'e giden yolda yürüdüm!


Anadolu'muz, köklü tarihi ve kültürüyle her keşif yaptığımız durakta, bizi kendisine hayran bırakmaya devam ediyor. Alanya – Anamur – Silifke üçgeni arasında kalan ve muhteşem Torosları da içine alan Doğu Akdeniz Gezimizde anımsarsanız; Antalya’nın Aksu Çayı ile İçel’in Limonlu Çayı arasında (sekiz bin yıl önceden bu yana) kutsal izler taşıyan pek çok kanyonun yer aldığı Taşeli Bölgesinde, kabartmalarıyla ünlü Adamkayalar ve bir çöküntünün etrafına kurulu olan antik kent Kanlıdivane,  Kızkalesi ve  Korykos’a kadar uzanmış ve gidip gördüğümüz bu yerleri sizlerle paylaşmıştık. Ama anlatacaklarımız henüz bitmedi daha :)

5 Aralık 2014 Cuma

Narlıkuyu'da zamanın damlaları 'Dilek Mağarası'

Cennet ve Cehennem Mağaralarını gezdikten sonra, derinlik rekortmeni kıran ürkütücü obrukları, susuz coğrafyaya tam bir karşıtlık oluşturan şelaleleri, bakir ve kıraç arazide yaşam mücadelesi veren köyleri ve rüzgârın biçimlendirdiği ‘antik kentleri’ ile Taşeli Platosu’nun (Mersin – Silifke arası) bir kaya denizini andıran  karstik görüntüsü pek çok gezginci gibi bizi de oldukça şaşırtıyor. Gördüğümüz bu jeolojik doku aklımıza; bir zamanlar burayı büyük bir depremin yerle bir ettiği eski bir uygarlığın kalıntıları olabileceği düşüncesini getiriyor.

Mitolojiye konu olan Ejderhaların hapsedildiği; Cennet ve Cehennem Mağaraları’nda, antik çağların izini sürdükten sonra, şimdi bir başka ilginç doğa harikası içinde zamanda yolculuğa çıkacağız yine. Yeni rotamız,  Astım Mağarası diğer bir adı ile ‘Dilek Mağarası’.

2 Aralık 2014 Salı

Ejderhalar diyarında Cenneti de gördüm Cehennemi de !


Anadolu'muz, köklü tarihi ve kültürüyle her keşif yaptığımız durakta, bizi kendisine hayran bırakmaya devam ediyor. Alanya – Anamur – Silifke üçgeni arasında kalan ve muhteşem Torosları da içine alan Doğu Akdeniz Gezimizde anımsarsanız; Antalya’nın Aksu Çayı ile İçel’in Limonlu Çayı arasında (sekiz bin yıl önceden bu yana) kutsal izler taşıyan pek çok kanyonun yer aldığı Taşeli Bölgesinde, kabartmalarıyla ünlü Adamkayalar ve bir çöküntünün etrafına kurulu olan antik kent Kanlıdivane,  Kızkalesi ve  Korykos’a kadar uzanmış ve gidip gördüğümüz bu yerleri sizlerle paylaşmıştık. Ama anlatacaklarımız henüz bitmedi daha :)

25 Haziran 2013 Salı

Antik Olba - Kanlıdivane ve Prenses Aba'nın Öyküsü


Doğu Akdeniz gezimizi, neredeyse bir ay gibi bir zaman diliminden sonra tekrar kaldığımız yerden anlatmaya devam ediyorum.. Malum ülkemizin gündemi hepimizi çok yakından ilgilendiriyor. Bu yüzden bir süreliğine rafa kaldırdığım gezi notlarıma kaldığım yerden devam etmek istiyorum. Çünkü tarihin izlerini taşıyan arkeolojik eserlerin, antik kentlerin, bulguların bugünü doğru okuyabilmemiz için oldukça önemli olduğunu düşünüyorum. Her şeyi yakıp yıkmak, çiğneyip geçerek sadece bugünü yaşatmak, yada ben yaptım oldu-bitti diyerek kendinden önce yaşanılmış hayatlara saygı duymamak ne kadar esef verici ve ne kadar insanlık dışı bir davranış.. Ve biz tüm bunları yaşayarak görmekteyiz ne yazık ki. ‘Katil’ adam öldürene mi denir sadece!.. Yakıp yıkanlar!! O halde senin yaptıklarını da bir gün senden sonra gelecek olanlar yok sayıp yıkacaklardır!. Bu algının değişmesi için kendinden önce, kendinden başka yaşanmış olan hayatlara, kültürlere, inançlara karşı saygı duymalı, empati kurmalı, anlamaya çalışmalı...

29 Mayıs 2013 Çarşamba

Kutsal vadiler diyarında Adamkayalardan selam getirdim size!

“Seyyah olup, şu alemi gezerim”
İçim başka alemde, dışım başka... memleketin hali ise bambaşka!.. bugün biraz perdeyi aralayıp nefes alma hakkını tanıyarak kendime, güneşin girmesine izin verdim içeriye! yemyeşil ormanlarımızda, dağlarımız, ovalarımız, sarp kayalıklar arasında ve vadilerde dolaşıp tertemiz havayı içime çekip… yine yeniden düş yolculuklarına kaldığımız yerden devam ederek, yüreğimi ferahlatmak istedim. Yoksa bu karaltılar içinde yürümemizi istedikleri yollar yol değil artık!.. Oysa, öylesine güçlü ve parıldayan bir ışıktır ki kapıları çalan, kimi gözlerdeki perdeler kapansa da er geç, aydınlık karanlığı yaracaktır!. Çünkü;    güneş ufuktan doğmaktadır şimdi! 
Ve insan, kendi ışığını yine kendi uzanıp yakıyor!..bugün düşlerden gerçeğe ve içimde yaşadığım andan tekrar yakın geçmişe uzanıp, Doğu Akdeniz sahillerine doğru yelken açtım.. Yaşamak sadece bir tek o anla sınırlı değil ki!. Gezmenin, görmenin, seyahat etmenin bir başka hoşluğu da;  gezginci ruhun, tavan arasına hapsettiği o unutulmaz anları, istediği an yeniden çıkarıp tekrar tekrar yaşayabilme özgürlüğüdür!.. öyle değil mi. Eski defterler, eski albümler, günlükler ve hafızalardaki nice kayıtlar hep bunun içindir!..