Cennet ve Cehennem Mağaralarını
gezdikten sonra, derinlik rekortmeni kıran ürkütücü obrukları, susuz
coğrafyaya tam bir karşıtlık oluşturan şelaleleri, bakir ve kıraç arazide yaşam
mücadelesi veren köyleri ve rüzgârın biçimlendirdiği ‘antik kentleri’ ile
Taşeli Platosu’nun (Mersin – Silifke arası) bir kaya denizini andıran karstik görüntüsü pek çok gezginci gibi bizi de oldukça şaşırtıyor. Gördüğümüz bu jeolojik doku aklımıza; bir zamanlar burayı büyük bir depremin yerle bir ettiği eski bir uygarlığın kalıntıları olabileceği düşüncesini getiriyor.
Mitolojiye konu olan Ejderhaların hapsedildiği; Cennet ve Cehennem Mağaraları’nda, antik çağların izini sürdükten sonra, şimdi bir başka ilginç doğa harikası içinde zamanda yolculuğa çıkacağız yine. Yeni rotamız, Astım Mağarası diğer bir adı ile ‘Dilek Mağarası’.

