Dünya durmaksızın dönüyor. Günler, aylar, yıllar birbiri ardına göz açıp kapayıncaya kadar gelip geçiyor. Mevsimler ise kendi rutin döngüsünü hiç aksatmadan sürdürüyor. Dünyanın bir yüzü geceyi yaşarken, bir yüzü, günü aydınlık geçiriyor. Sımsıcak güneş içimizi ısıtırken, bir tarafta güneşe hasret canlılar tir tir titriyor.
Biz ise bulunduğumuz coğrafyada artık yaz geldi diyebiliriz. Özellikle son bir haftadır havalar oldukça sıcak geçiyor, belli ki bu yaz yakıcı güneşler bizimle olacak. Ama olsun, 'sıcaktan zarar gelmez' der ya hep büyüklerimiz, hepsinin yeri ayrı öyle değil mi! Ben, bahar mevsimini bir başka sevsem de, yine de yazın da, kışın da kendine has güzellikleri var.
Güneş, aydınlığın, sıcaklığın birer simgesi. Bu yüzden, ışığın bol olduğu mekanları, gözlerinin içi gülen, yüreği aydınlık insanları, Kuzey ülkeleri yerine, sıcak 'Akdeniz' ülkelerini ve insanlarını daha çok severim.