Göller Yöresi gezimizin 5. gününde rotamız Kibyra. Antik kente gelmeden önce Burdur Arkeoloji Müzesi'ni gezmiş ve Kibyra'dan çıkarılan eserleri görmüştük. Özellikle Kibyra'da gladyatörlerin aslanlarla kapışmasını betimleyen 'Gladyatör Frizleri' oldukça dikkatimizi çekmişti. Ve daha pek çok eser... Bu yüzden gezi planımıza bu kenti de dahil etmiş ' Kibyra'yı da mutlaka görmeliyiz' demiştik.
Ve, artık harekete geçme zamanıdır. Sabah erkenden kalkıyor, Gölhisar'a doğru yola koyuluyoruz.
Methini hep duyduğumuz Gölhisar, Burdur'un en güzel ilçelerinden biri. Dalaman Çayı'nın yukarı çığırında bulunan Gölhisar geçmişte de doğasıyla ünlü Likya'nın yamacına kurulmuş. Temiz havası, yerleşmeye ve yaşamaya uygun iklimi ve konumuyla yöre, ilkçağlardan bu yana büyük uygarlıkların yaşadığı, çevresinde büyük kentlerin toplandığı bir merkez konumunda olmuş. Antik kent tabi sadece konumuyla değil, tarih boyunca bu bölgenin önemli bir kültür ve sanat kenti misyonunu da üstlenmiş.
Kibyra, 'Gladyatörler Kenti' olarak da ünlenmiş. Antik coğrafya yazarı Strabon'a göre, Büyük İskender dönemindeki bir Anadolu kenti olan Kibyra'da 30 bini aşkın bir ordu ve 2 binin üzerinde bir atlı birliği vardır. Bu inanılmaz bir sayıdır! Askeri gücünün bu denli yüksek olması nedeniyle Kibyra çevresindeki diğer antik kentlerin güvenliğinden de sorumlu olmuş.