Burdur, Isparta, Denizli, Afyonkarahisar ve Konya il sınırlarına yayılan ve birbirine yakın çok sayıda gölün yer aldığı 'Göller Yöresi' gezimizin destinasyonlarını, kaldığım yerden anlatmaya devam ediyorum.
Tekrar bir hatırlatma olarak, 'Göller Yöresi' gezimizin;
1. Günü: Sanatın, Aşkın ve İmparatorların Şehri' Sagalassos'u
2. Günü: Gün yüzüne çıkmayı bekleyen uçurumun kıyısındaki antik kent: Kremna' yı
3. Günü: Burdur ve çevresini (Tarihi Burdur sokakları, Burdur Doğa Tarihi Müzesi, Burdur Arkeoloji Müzesi ve İnsuyu Mağarası) gezmiştik.
Ve şimdi yeniden 'Göller Yöresi' gezimize geri dönüyor;
4. Günü rotamızı bu defa Salda Gölü'ne çeviriyoruz.
Göller Yöresi gezimizi, bir yıl önce tam da bu zamanlar gerçekleştirdik. Genellikle yaz sonunda gerçekleştirdiğimiz geziler tam ben'lik olur. Yaza yavaşça veda ederken, havalar ne çok sıcak, ne de çok soğuktur. Gökyüzündeki o devamlı bir şenlik hali ise öylesine fotojeniktir ki! Kâh parçalı bulutlu, kâh esintili, güneşinse göz kırpar gibi bulutların arasından aniden çıkıverişi, güller açtırır yüzümde. "Bu manzara ne güzel tuvalime yansır!" der dururum. Bazen de şiir gibidir doğanın bize sundukları...