18 Ağustos 2015 Salı

Muhteşem Koylarıyla Kapıdağ Yarımadası (2. Bölüm)


Kapıdağ Yarımadasını ilk turumuzda Erdek yönünden keşfe çıkıp bütün kıyı köylerini dolaşmış; Ocaklar, Narlı, İlhanlar, Doğanlar, Turanlar ve Ormanlı Köyü'ne kadar gitmiştik.  Doğa harikası güzergâhta dantel gibi kıyılar, el değmemiş koylar ve muhteşem falezlerin arasında yol alırken, bir yanımızda billur gibi masmavi bir deniz diğer yanımızda yemyeşil bir bitki örtüsü içinde hayranlık uyandıran dağların arasında ve bakir kalabilen bir doğanın içinde olmanın huzurunu yaşamıştık. Sanki doğa her çeşit rengi ve oluşumu bu yarımadada toplamış gibiydi. ‘Kapıdağ Yarımadası, Marmara’nın göbeğinde  kendini gizlemiş ve bakir kalabilmiş nadide bir köşemizdir’ dersek abartmış olmayız.

Kapıdağ Yarımadası sadece doğa harikası değil, aynı zamanda tarih açısından da oldukça zengin. Ancak, metropollere onca yakınlığına rağmen yine de kendisini gizlemiş, hem doğası hem de tarihi önemi çok fazla öne çıkarılmamış. Bu yüzden yarımadanın kimi gizlerini ve zenginliklerini keşfetmek biraz da sizin isteminize ve çevre koşullarını (bakir ve engebeli toprak yolları vs.) göze almanıza kalıyor. Bunu da belirtmek isterim.

Önce Erdek ve Bandırma körfezinin arasında kalan ve geniş bir bölgeye yayılmış olan Kyzikos Antik Kenti’ni göreceğiz. Kapıdağ Yarımadası’nın güney kesiminde Düzler mevkiinde bulunan ve bir zamanların görkemli yerleşim yeri günümüzde insan ve doğa tahribatına uğramış. Bu yüzden antik kent oldukça geniş bir alana yayılmış olduğu halde görkemli yapılarının ve uygarlık birikimlerinin bugün sadece izlerini görebilirsiniz.. çoğu yaban ellere uçmuş!.. ve toprağın derinliğinde gün yüzüne çıkarılmayı bekliyor. Tarihi bilgi için bkz
Kyzikos Amfitiyatrosu

Kyzikos antik kenti nerededir? derseniz… 

Antik Kent Kyzikos Bandırma'dan Erdek'e gelirken Düzler Mahallesinde bulunuyor. Tabelayı gözden kaçırmamak için aracınızla yavaş bir seyir halinde olmanızı öneririm. Düzler Mahallesinin sağ tarafındaki zeytin bahçelerinin olduğu geniş sit alanında Kyzikos antik kenti ve Hadrianus tapınagı  kalıntılarını görebilirsiniz.

buradan çıkarılan tarihi eserlerin bazıları sergilenmektedir.

Kyzikos Antik Kenti kalıntıları
Kyzikos, Kapıdağ eteklerinde Bandırma- Erdek karayolunun geçtiği yerde kurulmuştur. Erdek’e 9 km uzaklıkta antik kent Kyzikos çok geniş bir alana yayılmış yerleşiminin hemen tamamı halen yer altında , gün ışığına çıkarılmayı beklemektedir. Yer üstünde kalabilen az sayıda yapıları mevcuttur. Aşağı yapıcı yolundan gidildiğinde , Demirkapı mevkiinde bazı şehir surları görülür. Bu kalıntılar, Erdek Körfezine kadar uzanır.  (Arkeoloji Dünyası bkz.)
Kyzikos Antik kenti anfitiyatro kalıntıları
Kapıdağ Yarımadasının önemli tarihi mirasları şöyle sıralanabilir; Palata Çeşmesi , Çifte Oluk, Apostol, Muhla Kalesi, Kirazlı Manastırı (Panagia Theotokos Faneromeni Manastırı ), Muhteşem Hadrianus tapınağının kalıntıları, Amfiteatr  ve  Kyzikos Tiyatrosu.

Kirazlı Manastırı
Kirazlı Manastırı (Panagia Theotokos Faneromeni Manastırı)

Kapıdağ Yarımadası arkeolojik açıdan ve aynı zamanda doğa harikası dereleri tepeleri ile de keşif meraklılarını bekler… dağ yolları bozuk olsa da, kimi yerde aracınızı bırakıp, bakir yeşillikler arasında yürüyerek ulaşacağınız Kirazlı 'Manastır' deresi ve Kirazlı Manastırı tarihi ve doğal güzellikleri iç-içe yaşatacaktır size.    
(Bandırma-Erdek yolu üzerindeki Düzler’den, Yukarı Yapıcı köyüne doğru saparak Kirazlı Manasıtırı’na ulaşabilirsiniz. ) Tabelalar yolunuzu bulmanızda size kolaylık sağlayacaktır. (Detaylı bilgi burada)  Kirazlı Manastırı'na nasıl gidebilirsiniz bkz. 
Veeee Kyzikos Antik kentini de gördükten sonra, artık Kapıdağ Yarımadasını kıyıdan keşfe hazırız. Turumuz başlıyor.
Çınarlarıyla meşhur Tatlısu Köyü

Tatlısu köyü Kapıdağ'ın eski köylerinden biri olup, Kapıdağ Yarımadasının Doğu kısmındaki sahillerinin turizm bakımından da en gelişmiş ve en hareketli olanıdır. Kapıdağ Yarımadası bölgesinde bulunan Tatlısu Köyü, Antik Kyzikos'un hemen yanındadır;  ‘Arganot Gemicilerinin altın postun peşinde oldukları zamanlarda,  belki de kumsalında ateş yakmış olabilecekleri kadar eski bir coğrafyanın eşi benzeri olmayan yerleşim yerlerinden biridir.’

Tarihi zamanlar boyunca ilk yerleşimcileri; Kyzikosluların,  Ermenilerin, Rumların, Osmanlıların ve biz Türklerin misafir olup yurt edindiği bu bölgenin şimdi ‘yerli turistleri’ olarak izlerini süreceğiz. Yaşamış olduğumuz bu topraklar farklı kültürlerin harman olduğu ve kardeşliğimizi de sağlamlaştıran zengin bir geçmişin sahibidir.

Tatlısu Köyü menderek...

Köy, adını meydanında ve birkaç noktasında bulunmakta olan Kapıdağ içlerinden gelen serin ve taze kaynak suyundan almış.  Köyün bugünkü yerleşim bölgesi anlatılanlara ve bölgede bulunan kaynaklara göre 1720 senelerinde Orta Ermenistan'dan ikamet eden 60 kişilik bir grup tarafından bugün bulunduğu bölge üzerinde kurulmuş.

O dönemde tüm Kapıdağ Yarımadası Rumların ikamet ettiği köylerden oluşurken sadece Hamamlı ve Tatlısu Türk köyü olarak kurulmuş. 1922 senesinde yapılan Trakya'daki Türkler ile Turkiye'deki Rumların yer değiştirmesini öngören anlaşma gereğince bugün orda bulunan halkı göçmen olarak buraya yerleşmiş. Bu sebeple köyün adı eski yaşlılar arasında geçtiğimiz senelere kadar 'Ermeni Köyü' olarak da anılmış. Köyde o günlerden bu güne kadar kalan eski yapılar maalesef yıkılmış ve yok olmaya yüz tutmuş.
Tatlısu
Köyün coğrafi yapısı yarımadanın doğu tarafının en güzel kumsal, koy, plaj ve doğal yapısını içerisinde barındırması ve ulaşım yerlerine yakın olması nedeniyle her vakit tatil için ilgi çekici ve cazip olmuş. Köy sınırları içinde sadece 1 otel ve 2 küçük motel bulunuyor.

Tatlısu, birbirini takip eden küçük ve şirin koylardan oluşan bir sahil görüntüsüne sahip.

Bu koylar Aşağıyapıcı Köyü’nden başlayarak sırası ile;  Değirmenburun, Beşevler mevkii,  daha sonra da köyün kendi koyunu Tatlısu'yu geçtikten sonra Büyük Bakraç, Küçük Bakraç, Kırtay Motel, Liman Kampı mevkii olarak isimlendirilmiş. Bu koyları da geçtikten sonra köy sınırlarından çıkıp ileride bulunan Dalyan’a gidebilirsiniz. Dalyan ise bölgede popüler bir konumda.

Dalyan
Dalyan Kapıdağ Yarımadasının doğusunda bulunan yerleşim merkezleri içindedir. Tatlısu'dan sonra turizm olanakları açısından en gelişmiş ve gelişmekte olan bir koydur. Dalyan* ismini burada bulunan Dalyan ağlarından almış. Dalyan sizin için sesiz sakin bir şekilde güneşin ve yazın tadını çıkaracağınız kesinlikle iyi bir alternatif olacaktır.

Tanaşa
Dalyan'a komşu olan Tanaşa mevkii de denize girmek için uygun bir sahildir. Tanaşa' da her hangi bir turistlik tesis ve konaklama merkezi bulunmuyor. Ancak Dalyan özellikle salaş ve dingin bir tatil düşünenler için ‘günübirlik’ vakit geçireceğiniz güzel bir ortamı size yaşatacaktır.  Dalyan'da çınar ağaçlarının gölgesinde serinleyip, piknik yapabilir, kurbağaların vırak-lamaları eşliğinde çoksesli bir koronun ahengini yaşarken,  dilerseniz olta ile balık avlayarak hoşça vakit de geçirebilirsiniz. Stres atmak ve dinlenmek için Tanaşa size, değişik bir aktivite seçeneği olacaktır. Elbette denize girmek için de ideal bir ortamdır.

Ballıpınar Köyü

Ballıpınar Köyü halk arasında 'Kocaburgaz' olarak isimlendiriliyor ve Kapıdağ Yarımadası'nın Marmara'ya bakan yüzünde yer alıyor.  Ballıpınar doğası ve coğrafi konumu ile yeşille mavinin buluştuğu harika bir köy. Kocaburgaz Köyünün eski adı ise 'LANGADA' olarak anılmakta. Kapıdağ Yarımadası kültürel çeşitlilik açısından son derece renkli. Adanın doğu kıyılarını çevreleyen Ballıpınar ve Kestanelik köylerinde Pomaklar yaşıyor.  Ballıpınar Köyü de Kapıdağ Yarımdasındaki diğer köyler gibi kırmızı soğanı ile meşhur. Ballıpınar doğasıyla Kapıdağ Yarımadasının görülmeye değer yerlerinden biri. Özellikle köye gelirken geçeceğiniz yollar sizleri büyülemek için yeterli olacaktır. Ballıpınar köyünde bir çok güzel fotoğraf kareleri yakalayabilirsiniz. Kapıdağ Yarımadası üzerinde görmenizi kesinlikle tavsiye edeceğimiz köylerden biridir.

Kestanelik de doğal güzellikleri açısından Kapıdağ’ın diğer köylerinden farklı değil. Bu köylerde turistik konaklama imkânı bulunmamakla birlikte doğal güzellikler açısından görülmeğe değer.

Kapıdağ yemyeşil ormanları ve yamaçlarındaki makileriyle oksijen deposudur.

Kapıdağ Yarımadasını hem Erdek Körfezi üzerinden, Erdek başta olmak üzere sırası ile; Ocaklar Köyü, Narlı, İlhanlar, Turhanlı, Doğanlar ve Ormanlı’yı, ikinci turumuzda da önce Antik Kent Kyzikos yerleşim alanını ve ardından Bandırma körfezi üzerinden; Aşağıyapıcı Köyü, Tatlısu, Dalyan ve Tanaşa, Karşıyaka, Çakıl, Kestanelik, Çayağazı, Ballıpınar Köyü’nü gezerek turumuzu tamamladık.

Doğası, tarihi, kültürel zenginliği ve coğrafi konumu ile Kapıdağ Yarımadası dünyanın nadir iç denizlerinden biri olan Marmara Denizi’ nin incisidir . Bu doğa parçasının sahip olduğu değerleri bilmek kadar, korumak ve onu aynı şekilde gelecek nesillere aktarmak da hepimizin görevi olmalıdır. Yoksa, ülkemizin dört bir yanında olduğu gibi, bu değerli toprak parçasını da metrapollere yakınlığı ve çoğrafi konumu ile sanayi kuruluşlarının yeni gözdesi haline getirmek olmamalıdır. Bu tanıtımları yaparken amacımız bu değerlerin farkına varabilmek ve onlara gereken önemin verilmesini sağlamaktır. Ve, bilmem söylememize gerek var mıdır! elbette doğamızı temiz tutmak esastır..

Gezip gördüklerimizi anlatmaya sayfalar yetmez..
bizim penceremizden tadımlık da olsa aktardıklarımız bunlar...

Artık keşif sırası siz de!. Keşfedin ve doğanıza siz de sahip çıkın!..

Esin Bozdemir

3 yorum:

  1. hey gidi hey..
    ne desem bilemedim, kitlendim kaldım
    eline yüreğine sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. @safransarı
      yorumuna ne cevap vereyim?
      ben de bilemedim!kitlendim kaldım;)
      senin de elin-yüreğin
      var olsun :)

      Sil
  2. Gerçekten güzel olmuş emeğinize sağlık Kapıdağ Yarımadası ile daha fazla resim için http://www.kapidag.com/resimler/ adresine bakabilirsiniz

    YanıtlaSil

Related Posts with Thumbnails