27 Ocak 2017 Cuma

Trabzon'un İncileri Uzun Göl ve Sümela Manastırı’ndan Yansımalar

Yüzyıllar boyunca üzerinde yaşayan medeniyetlerin şehre bıraktığı kültürel miras ile Trabzon başlı başına bir açık hava müzesi görünümü içinde, renkli kültürümüze ve sanat tarihine dair ne varsa en cömert hali ile karşılıyor bizi. Bu yüzden adım attığımız her yerde tarih boyunca gelişmiş uygarlıkların izlerini görüyoruz.   
Doğu Karadeniz Gezimizin son durağı Trabzon’da ilk gün programımızı şehir içine ayırmış, önce Atatürk Köşkü Müzesini, ardından Ayasofya Müze ve Camii’ni gezmiş ve günü Boztepe’de harika Trabzon Panoraması eşliğinde kapatmıştık.

19 Ocak 2017 Perşembe

Eski İstanbul'da Bir Tuhaf Meslek


Bugün ‘Dalkavuk’ denildiğinde hemen pek çoğumuzun aklına *sözlükteki karşılığı olarak da, kendisine çıkar ve yarar sağlayacak olanlara karşı samimiyetten yoksun bir saygı ve abartılı bir hayranlık gösteren kişiler gelir değil mi!. Bu tip insanlar oldukça yağcı ve yalakadırlar. Böyle davranışlarının altında da mutlaka bir hesap kitap vardır. Ancak bu tür şahsiyetten yoksun insanların varlığı diğer insanlar tarafından fark edildikleri anda bu kişiye karşı ne güven kalır, ne de itibar. Velhasıl dalkavukları kimse sevmez. Ama karşı tarafın şişen egosunu daha da kabarttığı için muhatap olan kişi halinden memnundur. Yani karşılıklı bir alış-veriş hali söz konusudur. Bu bir ruh ve kişilik (tıynet) meselesidir, bozuk bir karakterdir.

Peki bu davranış biçiminin bir zamanlar, meslek olarak  yapıldığını biliyor muydunuz!. Yani tescilli olarak  ‘Dalkavukluk’ un bir meslek olduğunu.

Bir zamanlar, zengin konaklarında ev halkıyla misafirlerini eğlendiren onlara hoşça vakit geçirmelerini sağlayan ve bu işi kendine meslek edinmiş olan dalkavuklar varmış.  Bu kişiler isimlerini başlarına giydikleri “sarıksız kavuk” anlamına gelen “dal kavuk”tan alırlarmış. Öyle ki esnaf topluluğu olarak da bilinen Dalkavukların da diğer tüm esnaf locaları gibi lonca örgütleri, kâhyaları, nizamnameleri olup gittikleri her yerde yapacakları şakalar ve ücretleri dalkavukluk narhıyla belirlenirmiş. (Minyatür, Metin And)

12 Ocak 2017 Perşembe

Trabzon - Atatürk Köşkü ve Ayasofya Müzesi'nden İzler ve Yansımalar

Ve… Giresun’dan sonra Doğu Karadeniz’in en önemli illerinden biri olan ve tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan Trabzon’a geliyor sıra. Karadeniz’in eşsiz güzelliğini, yeşil ve mavinin muhteşem ahengini doyasıya yaşadığımız ve hiç bitmesin istediğimiz Doğu Karadeniz gezimizin son durağı Trabzon oluyor. Ardından Gümüşhane üzerinden rotamızı Doğu Anadolu’ya çevireceğiz ve Erzincan’da birkaç gün konakladıktan sonra istikametimiz yeniden İstanbul olacaktır. 
Giresun’dan hareketle Trabzon’a giderken yolumuzun üzerinde olan Akçaabat’ta kısa bir mola veriyoruz. Yol boyunca, reklam tabelalarında gözümüze takılan Akçaabat Köftesinin tadına bakmadan transit geçmek olmaz tabi ki. Önce ilçe içinde aracımızla şöyle küçük bir tur atıyoruz ve ardından sahil şeridi üzerindeki restoranlara bir göz gezdirelim demeye kalmadan, bir anda kendimizi denize karşı harika konumlanmış bir restoranın içinde buluveriyoruz. Sanki birileri önceden haber vermiş de çok özel protokolmüş gibi hissediveriyoruz kendimizi J)))

4 Ocak 2017 Çarşamba

John Berger'den 'Görme Biçimleri' üzerine...


Güzel Sanatlara ilgi duyan ve resim yapmayı seven bir insan olarak, kişisel gelişimimde ve sanat hayatımda, bugüne kadar bana destek olacak pek çok kaynak kitabı arşivimde bulundurmaya gayret ettim. Ne zaman aklıma bir şey takılsa kütüphanemin başına geçer, dakikalarca kitapların arasında, aslında koskoca büyülü bir dünyanın içine dalar ve burada geçirdiğim zamanları kendime hep bir kazanç olarak görürüm. Okuduğum her kitabı blogumda paylaşmıyorum ancak inanıyorum ki o kitaplar; felsefeden, tarihe, politikadan, sanata, sosyolojiden psikolojiye, dinler tarihinden, mitolojiye... ve hayata dair merak edebileceğim pek çok şeyi bana sunarken benim de; hayallerimi, düşüncelerimi, tarih bilincimi, hayata bakışımı, dil kullanma becerilerimi geliştire-bilmemi ve saymakla bitmeyecek pek çok artıyı bana sağladığını ve aynı zamanda bütün bunların yaşamımı zenginleştirdiğini düşünürüm. İşte bu yüzden bugün size kısa bir süre önce hayata veda eden ve benim ilgi ile okuduğum John Berger’in bir kitabını tanıtmak ve bu vesileyle kendisini sonsuz yolculuğunda saygıyla anmak istedim.