Bu yıl Temmuz ayı ve devamı olan Ağustos ayında, hiç alışık olmadığımız
kavurucu sıcakları yaşıyoruz. Azıcık bir
esintide ve yağmur yağdığında ardından artsa da nem yine de yüreğimize
su serpiliyor!. Hele ki rüzgâr birazcık kendini göstermesin, nasıl da diriliyoruz.
Güneş kadar, yağmura da, rüzgâra da ihtiyacı var toprağın ve üzerinde yaşayan tüm
canlıların. Ama ne fazlası ne de azı, her şey kararında olursa. Oysa doğanın
dengesi her geçen gün daha da bozuluyor. Bu bozuluşa sebep ise yine ‘insanoğlu’.
Bir yandan dünyamız hızla sona doğru yelken açıyor, diğer yandan uzayda yeni
arayışlar devam ediyor. Bilim adamları da boş durmuyor. Yüzde yüz olmasa da
onların bilimsel çalışmaları ile olası doğa olayları artık çok önceden tespit
edilebiliyor. Meteoroloji de bunlardan biri.