Sonbahar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sonbahar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ekim 2018 Çarşamba

Bu nasıl içimi acıtan bir sonbahar!


Birer birer dökülüyor yapraklar...

Bugünlerde boğazım düğüm düğüm! hıçkırıklarımın hepsi içimde !.
Öyle yoğun ve tarifi mümkün olmayan duygular yaşıyorum ki!. 

Uzun zamandır hiçbir şey yazamıyorum!.
Bir hiç'lik, bir boşluk içinde, öylece kala-kaldım!.

// Sessizliğimi ve suskunluğumu merak eden sevgili dostlarım! 
Biliyorsunuz uzun zamandır buralarda yoktum. 
Yaklaşık 2 aydır babamın sağlık sorunlarıyla endişe dolu günler geçirmekteydim. 
Ancak ne yazık ki onca çabamız, 
hastane hastane koşuşturmacalarımız bir fayda etmedi! //

Ve ölümün soğuk yüzü, canımın içine kadar uzandı! 
Ölüm, sevdiğim biricik babamı, en sonunda bizden aldı! 

"Bir 10 sene daha" der dururdu yaşını soranlara!. Yaşam coşkusunu hep korurdu.
 Musiki sevgisini dilinden hiç düşürmezdi. İnsan sevgisi, merhameti, iyimserliği ve 
gönül zenginliği ile dokunduğu hayatları hep şen kıldı. 
Onun coşkulu ve hayata pozitif bakan enerji dolu yüreği 
bizi de hep umutlandırırdı!. 
Bu yüzden hastalık sürecinin başında, bizler de umudumuzu hep koruduk. 
Ancak sonrasında, her şey öylesine hızla geriye doğru gitmeye başladı ki!
Ve babam kuş gibi elimizden kayıp gitti!. 
Üzgünüm çok!. 

"Bana eksiklerimi sorma hayat BABAM derim tamamlayamazsın!
 Hüznümü acımı dindiremezsin!"

Biricik babacığım seni çokkk ama çokk özleyeceğim...
Kabrin Nur, Mekânın cennet olsun...
30 Eylül 2018


Esin Bozdemir

26 Eylül 2017 Salı

Hoş Geldin Sonbahar


Geldi yine bir sonbahar, sessiz sedasız. "Ne çabuk geçti yaz? ne çabuk geçti kış?" derken... yazlar, kışlar ardı ardına diziliyor, ömürler geçiyor hiç anlamadan. Bir koşuşturmaca, bir curcunadır akıp gidiyor zaman.

"Yaz mı? kış mı? yoksa ilk, ya da sonbahar mı?" derseniz, ben her iki bahar mevsimini, diğer mevsimlere göre daha çok severim. 'İlkbahar' bir tazelik, bir uyanış hali iken, 'sonbahar'da sanki görmüş geçirmişliğin, vakur bir edası var gibi gelir bana. Bu dinginlik ve olgunluk mevsimi beni bir başka etkiler ve aynı zamanda hüzünlendirir de!. Oysa hayatın içinde sevinçler kadar hüzünler de var. Hepsini yaşıyor insan. Ve sanki bu mevsimler; mevsimsel geçişler, bize hayatın gerçeklerini bir kez daha anımsatıyor.

4 Eylül 2013 Çarşamba

'Her şeyi süpürebilirsin; Sonbaharı süpüremezsin.'

görsel: burdan
Müjdelemek istercesine ansızın çıkıp, ‘ben geldim aç kapıyı’ dedi sonbahar... dışarıda nasıl da yağıyor yağmur, sicim gibi. Tek tük aralarda kaybolmuş müstakil evlerin saçaklarından damlıyor, pıtır pıtır... Sisler arasında sanki kaybolmuş bir şehir var ve havada boz bulanık bir toprak kokusu! nasıl yani mi diyorsunuz.. Yeni yaşam mahallimizin hemen yakınına, geleceğin finans merkezi kurulmak üzere dizayn edilmekte.. bu yüzden her yer şantiye alanı. Vaktinde kırsal iken, ağaçlarıyla, çalısı, çırpısı, gece kondusu, deresiyle yeşillik bir alanmış buralar belli.. şimdi yerine yüksek yüksek gökdelenler dikilecek, bu yüzden ağaçlar kesilmiş, oyuk oyuk çukurlar açılmış vaziyette.. haliyle yağmur yağdıkça,  dokusu bozulmuş da olsa açık pencerelerden içeri, rüzgârın savurarak getirdiği, toprağın kokusunu duyabiliyorum.. Keşke yeşil alan bıraksalardı da.. nefes alacak ve doğayı içimizde hissedecek ferahlığı yaşayabilseydik!.. Ama ağaçları söküp atsan da, yaşayan yeşillikleri ruhsuz beton yığınlarına çevirip griye boyasan da..ne güneşe, ne aya, ne rüzgâra dokunamazsın!